# Ahzâb Sûresi, 2. Âyet (33:2)

> وَٱتَّبِعْ مَا يُوحَىٰٓ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًا

*Vettebi' mâ yûhâ ileyke min rabbik(e)(c) inna(A)llâhe kâne bimâ ta'melûne ḣabîrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Rabbinden sana vahyolunana uy. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/33/2

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, peygambere vahyedilen ilahi mesaja uymayı emretmekte ve Allah'ın kullarının tüm amellerinden haberdar olduğunu vurgulamaktadır. Temel kavramlar, ilahi yönlendirme, itaat ve Allah'ın her şeyi kuşatan bilgisi etrafında şekillenmektedir.","keyConcepts":[{"word":"وَٱتَّبِعْ","root":"ت ب ع","rootLatin":"t-b-a","meaning":"Bir şeyi takip etmek, peşinden gitmek, ona uymak ve gereğini yerine getirmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'tebea' kelimesini bir şeyin izini takip etmek, peşinden gitmek olarak açıklar. Ayetteki 've'ttebi'' emri, vahyolunana tam bir teslimiyetle uymayı, onun hükümlerini ve prensiplerini hayatına tatbik etmeyi ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ittibâ''yı bir şeyin ardına düşmek, onu örnek almak ve onun yolundan gitmek olarak tanımlar. Ayetteki bağlamda bu, Allah'tan gelen vahyin rehberliğini kabul edip ona göre hareket etme yükümlülüğünü belirtir."}]},{"word":"يُوحَىٰٓ","root":"و ح ي","rootLatin":"v-h-y","meaning":"Gizli ve hızlı bir şekilde bildirmek, ilham etmek, Allah'ın peygamberlerine gönderdiği ilahi mesaj anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'vahy' kelimesini Allah'ın peygamberlerine gizlice ve süratle bildirdiği sözler olarak açıklar. Ayetteki 'yûhâ' fiili, Allah'ın Hz. Muhammed'e (s.a.v.) Cebrail aracılığıyla indirdiği Kur'an ve sünneti ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, vahyi 'işaret' ve 'gizli bildirim' olarak yorumlar. Ayetteki 'mâ yûhâ' ifadesi, peygambere gelen ilahi talimatların kaynağının Allah olduğunu ve bu talimatların gizli bir yolla iletildiğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'vahy' kavramının Kur'an'daki merkeziyetini ve Allah'ın insanla iletişim kurma biçimini temsil ettiğini belirtir. Ayetteki 'yûhâ', peygamberin ilahi iradenin tebliğcisi olduğunu ve ona uymanın Allah'a itaat anlamına geldiğini gösterir."}]},{"word":"رَّبِّكَ","root":"ر ب ب","rootLatin":"r-b-b","meaning":"Terbiye eden, yetiştiren, sahip olan, idare eden ve nimet veren yüce yaratıcı anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'Rab' kelimesini 'terbiye eden, ıslah eden, sahip olan' olarak tanımlar. Ayetteki 'Rabbike' ifadesi, vahyin kaynağının, peygamberi ve tüm varlığı terbiye eden, yöneten ve ona nimet veren Allah olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'Rab' isminin Allah'a mahsus olduğunu ve O'nun yaratma, rızık verme ve yönetme sıfatlarını içerdiğini belirtir. Ayetteki 'Rabbike', vahyin mutlak otorite sahibi ve her şeyi kuşatan bir güçten geldiğini ifade eder."}]},{"word":"تَعْمَلُونَ","root":"ع م ل","rootLatin":"a-m-l","meaning":"Bir işi yapmak, fiilde bulunmak, eylemde bulunmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'amel' kelimesini 'yapılan iş, fiil' olarak açıklar. Ayetteki 'ta'melûne' fiili, insanların iradeleriyle gerçekleştirdikleri her türlü eylemi, sözü ve niyeti kapsar ve Allah'ın bu eylemlerden haberdar olduğunu belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'amel'in Kur'an'da genellikle bilinçli ve iradeli eylemleri ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'bima ta'melûne', Allah'ın kullarının sadece dışa vuran fiillerini değil, niyetlerini ve iç dünyalarını da bildiğini ima eder."}]},{"word":"خَبِيرًا","root":"خ ب ر","rootLatin":"h-b-r","meaning":"Her şeyden haberdar olan, her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilen, gizli ve açık hiçbir şeyin kendisine gizli kalmadığı anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'habîr' kelimesini 'bir şeyin iç yüzünü, gizli yönlerini bilen' olarak açıklar. Ayetteki 'Habîrâ' ismi, Allah'ın kullarının tüm amellerini, niyetlerini ve sonuçlarını tam olarak bildiğini, hiçbir şeyin O'ndan gizli kalmadığını vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'Habîr' isminin Allah'ın ilim sıfatının bir tecellisi olduğunu ve O'nun her şeyin iç yüzüne vakıf olduğunu belirtir. Ayetteki 'Habîrâ', Allah'ın yaptıklarımızdan haberdar olmasının, O'nun mutlak ve kuşatıcı ilmini gösterdiğini ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'Habîr' isminin Kur'an'da Allah'ın her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan yönünü vurguladığını belirtir. Ayetteki bu kullanım, müminlere Allah'ın sürekli gözetimi altında olduklarını hatırlatarak sorumluluk bilinci aşılar."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *33/2*
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *33/2*
