# Ahzâb Sûresi, 20. Âyet (33:20)

> يَحْسَبُونَ ٱلْأَحْزَابَ لَمْ يَذْهَبُوا۟ ۖ وَإِن يَأْتِ ٱلْأَحْزَابُ يَوَدُّوا۟ لَوْ أَنَّهُم بَادُونَ فِى ٱلْأَعْرَابِ يَسْـَٔلُونَ عَنْ أَنۢبَآئِكُمْ ۖ وَلَوْ كَانُوا۟ فِيكُم مَّا قَـٰتَلُوٓا۟ إِلَّا قَلِيلًا

*Yahsebûne-l-ahzâbe lem yeżhebû(s) ve-in ye/ti-l-ahzâbu yeveddû lev ennehum bâdûne fî-l-a'râbi yes-elûne ‘an enbâ-ikum(s) velev kânû fîkum mâkâtelû illâ kalîlâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlar. Düşman birlikleri (bir daha) gelecek olsa, isterler ki, (çölde) bedevilerin arasında bulunsunlar da size dair haberleri (gidip gelenlerden) sorsunlar. İçinizde bulunsalardı da pek az savaşırlardı.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/33/20

---

## Tefsir

{"topics":["munafiklar","cihad","kibir-hased"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَحْسَبُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-س-ب","rootLatin":"h-s-b","lemma":"حَسَبَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"sanıyorlar"},{"position":2,"surface":"ٱلْأَحْزَابَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ز-ب","rootLatin":"h-z-b","lemma":"حِزْب","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"birlikleri"},{"position":3,"surface":"لَمْ","pos":"harf","posDetail":"Cezm Edatı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":4,"surface":"يَذْهَبُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ذ-ه-ب","rootLatin":"z-h-b","lemma":"ذَهَبَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Cezm edatı (لَمْ) ile meczûm","gloss":"gitmediler"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Şart Edatı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"eğer"},{"position":6,"surface":"يَأْتِ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"أ-ت-ي","rootLatin":"a-t-y","lemma":"أَتَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Şart edatı (إِنْ) ile meczûm","gloss":"gelirse"},{"position":7,"surface":"ٱلْأَحْزَابُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ز-ب","rootLatin":"h-z-b","lemma":"حِزْب","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"birlikler"},{"position":8,"surface":"يَوَدُّوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-د-د","rootLatin":"w-d-d","lemma":"وَدَّ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Şartın cevabı olduğu için meczûm","gloss":"isterlerdi"},{"position":9,"surface":"لَوْ","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَوْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"eğer"},{"position":10,"surface":"أَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Nasb Edatı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ki"},{"position":10,"surface":"هُم","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"أَنَّ'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"onlar"},{"position":11,"surface":"بَادُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ب-د-و","rootLatin":"b-d-w","lemma":"بَادٍ","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"أَنَّ'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"çöllerde olanlar"},{"position":12,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"içinde"},{"position":13,"surface":"ٱلْأَعْرَابِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ر-ب","rootLatin":"'-r-b","lemma":"أَعْرَاب","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bedeviler"},{"position":14,"surface":"يَسْـَٔلُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"س-ء-ل","rootLatin":"s-'-l","lemma":"سَأَلَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"soruyorlar"},{"position":15,"surface":"عَنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"hakkında"},{"position":16,"surface":"أَنۢبَآئِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ب-أ","rootLatin":"n-b-'","lemma":"نَبَأ","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"haberleri"},{"position":16,"surface":"كُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":17,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":17,"surface":"لَوْ","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَوْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"eğer"},{"position":18,"surface":"كَانُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"olsalardı"},{"position":19,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"içinde"},{"position":19,"surface":"كُم","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":20,"surface":"مَّا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":21,"surface":"قَـٰتَلُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-ت-ل","rootLatin":"q-t-l","lemma":"قَاتَلَ","form":"Mufâ'ale","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"savaşmadılar"},{"position":22,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"İstisna Edatı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ancak"},{"position":23,"surface":"قَلِيلًۭا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat","root":"ق-ل-ل","rootLatin":"q-l-l","lemma":"قَلِيل","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûl-i mutlak veya hâl olduğu için mansûb","gloss":"az"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Ahzâb Suresi 20. ayet, Hendek Savaşı sırasında münafıkların psikolojisini ve korkaklıklarını tasvir etmektedir. Ayet, onların düşman birliklerinin gitmediği yönündeki yanlış algılarını, düşman tekrar geldiğinde duydukları kaçma arzusunu ve savaşmaktan ne kadar uzak olduklarını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"يَحْسَبُونَ","root":"ح س ب","rootLatin":"h-s-b","meaning":"Sanmak, zannetmek, bir şeyi öyle olduğunu düşünmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hasibe' fiilinin genellikle bir şeyin gerçekte olduğundan farklı bir şekilde algılanması, zannedilmesi anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'yahsebûne' ifadesi, münafıkların düşman birliklerinin gitmediği yönündeki yanlış ve korkuya dayalı algılarını yansıtır; bu, gerçek bir bilgiye değil, vehme dayanır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'hasibe' fiilinin Kur'an'da 'zanne' anlamında kullanıldığını ifade eder. Burada münafıkların, düşman birliklerinin hâlâ orada olduğuna dair yanlış bir zanna kapıldıklarını, bu zannın onların korkularını pekiştirdiğini belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'zann' kavramının genellikle kesin bilgiye dayanmayan, şüphe ve tahmin içeren bir düşünce biçimini ifade ettiğini belirtir. 'Yahsebûne' fiili de münafıkların durumunu, kesin bilgiye değil, korkularına dayalı bir tahmine göre hareket ettiklerini gösterir."}]},{"word":"ٱلْأَحْزَابَ","root":"ح ز ب","rootLatin":"h-z-b","meaning":"Çeşitli gruplardan oluşan düşman birlikleri, müttefikler.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ahzâb' kelimesinin 'hizb' kelimesinin çoğulu olduğunu ve farklı kabilelerden, gruplardan bir araya gelmiş toplulukları ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, Hendek Savaşı'nda Müslümanlara karşı birleşen Kureyş, Gatafan ve Yahudi kabileleri gibi düşman müttefiklerini kasteder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hizb' kelimesinin bir iş üzerinde birleşen, aynı görüşü paylaşan topluluk anlamına geldiğini açıklar. 'Ahzâb' ise bu türden birçok grubun bir araya gelmesiyle oluşan büyük birliği ifade eder. Ayette, Müslümanlara karşı birleşen düşman koalisyonunu vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ahzâb'ın, farklı kabile ve toplulukların bir araya gelerek bir amaç uğruna ittifak kurması durumunu ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, Medine'ye saldıran ve münafıklarda korku uyandıran düşman koalisyonunu işaret eder."}]},{"word":"يَوَدُّوا۟","root":"و د د","rootLatin":"v-d-d","meaning":"İstemek, dilemek, arzu etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'vedd' kelimesinin bir şeyi sevmek ve onu elde etmeyi istemek anlamına geldiğini belirtir. 'Yeveddû' fiili, münafıkların düşman birlikleri tekrar geldiğinde duydukları şiddetli kaçma arzusunu, yani çöllerde bedevilerin yanında olmayı canı gönülden istediklerini ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'vedd'in kalpten gelen bir sevgi ve arzu olduğunu açıklar. Ayetteki 'yeveddû' ifadesi, münafıkların savaş alanından uzaklaşma ve tehlikeden kaçma yönündeki derin isteklerini, hatta bunu bir kurtuluş olarak görmelerini yansıtır."}]},{"word":"بَادُونَ","root":"ب د و","rootLatin":"b-d-v","meaning":"Çölde, kırsalda yaşayan, bedevi olmak.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'bâdûn' kelimesinin 'bâdiye'de, yani çölde yaşayanlar anlamına geldiğini belirtir. Ayette, münafıkların savaş korkusuyla Medine'den uzaklaşıp, çöllerde bedevilerle birlikte yaşamayı arzu ettiklerini ifade eder; bu, şehir hayatının ve savaşın getirdiği sorumluluklardan kaçış arzusudur."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'bâdûn'un 'sahra ehli' yani çöl halkı olduğunu açıklar. Münafıkların bu arzusu, tehlikeden uzak, gözlerden ırak bir yerde olmayı, savaşın getirdiği zorluklardan kaçınmayı istediklerini gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'bedâ' fiilinin 'açığa çıkmak, görünmek' anlamının yanı sıra, 'çölde yaşamak' anlamını da taşıdığını belirtir. 'Bâdûn' ise çölde yaşayan, yerleşik olmayan kişileri ifade eder. Ayetteki bağlamda, münafıkların savaşın zorluklarından kaçarak, çölün ıssızlığına sığınma arzusunu vurgular."}]},{"word":"أَنۢبَآئِكُمْ","root":"ن ب أ","rootLatin":"n-b-ʾ","meaning":"Haberler, önemli bilgiler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'nebe'' kelimesinin sıradan bir haberden ziyade, önemli, büyük ve faydalı bir haberi ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'enbâiküm' ifadesi, münafıkların çöllerde bedevilerle birlikteyken bile, Medine'deki savaşın gidişatına dair önemli haberleri merak ettiklerini, ancak bu merakın savaşa katılma cesaretinden yoksun olduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'nebe''nin 'haber' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle önemli ve ciddi haberler için kullanıldığını belirtir. Münafıkların 'enbâiküm'ü sorması, onların savaşa katılmaktan kaçınırken bile, savaşın sonuçları hakkında bilgi edinme arzusunu, yani kendi güvenliklerini düşündüklerini ortaya koyar."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'nebe'' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'önemli, ciddi ve doğruluğu kesin olan haber' anlamında kullanıldığını vurgular. Münafıkların bu haberleri sorması, onların pasif bir gözlemci konumunda kalma ve kendi çıkarları doğrultusunda bilgi toplama eğilimlerini gösterir."}]},{"word":"قَلِيلًا","root":"ق ل ل","rootLatin":"k-l-l","meaning":"Az, çok az.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kall' kelimesinin 'az olmak, eksik olmak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'illâ kalîlen' ifadesi, münafıkların savaşta çok az bir katkı sağlayacaklarını, hatta neredeyse hiç savaşmayacaklarını vurgular; bu, onların cesaretsizliklerini ve savaşa isteksizliklerini açıkça ortaya koyar."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'kalîl'in 'çok olmayan, az miktarda olan' anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki kullanımı, münafıkların savaşa katılmaları durumunda dahi, bunun sembolik ve etkisiz bir katılım olacağını, gerçek bir mücadele vermeyeceklerini belirtir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ahzâb Sûresi** · *33/20*
- **Ahzâb Sûresi** · *33/20*
- **Ahzâb Sûresi** · *33/20*
- **Ahzâb Sûresi** · *33/20*
