# Ahzâb Sûresi, 34. Âyet (33:34)

> وَٱذْكُرْنَ مَا يُتْلَىٰ فِى بُيُوتِكُنَّ مِنْ ءَايَـٰتِ ٱللَّهِ وَٱلْحِكْمَةِ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ لَطِيفًا خَبِيرًا

*Veżkurne mâ yutlâ fî buyûtikunne min âyâti(A)llâhi velhikme(ti)(c) inna(A)llâhe kâne latîfen ḣabîrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Siz evlerinizde okunan Allah'ın ayetlerini ve hikmeti hatırlayın. Şüphesiz Allah en gizli şeyi bilendir, hakkıyla haberdardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/33/34

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Peygamber eşlerine hitaben, evlerinde okunan ilahi kelamın ve hikmetin önemini vurgulamaktadır. Anahtar kavramlar, zikir, tilavet, ayetler ve hikmet üzerinden Allah'ın lütufkarlığı ve her şeyden haberdar oluşuyla ilişkilendirilmektedir.","keyConcepts":[{"word":"وَٱذْكُرْنَ","root":"ذ ك ر","rootLatin":"z-k-r","meaning":"Peygamber eşlerine hitaben, Allah'ın ayetlerini ve hikmetini akılda tutmaları, anmaları ve hatırlamaları emredilmektedir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Zikr (ذِكْر), bir şeyi kalpte veya dilde hazır bulundurmaktır. Ayetteki 'uzkurne' (اذْكُرْنَ) emri, sadece anmak değil, aynı zamanda idrak etmek, üzerinde düşünmek ve gereğini yapmak anlamını taşır. Bu bağlamda, evlerinde okunan ayetlerin sadece işitilmesi değil, aynı zamanda anlamlarının kavranması ve yaşanması gerektiğine işaret eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Zikr (ذِكْر), bazen 'hıfz' (ezberleme, koruma) anlamında kullanılır. Ayetteki 'uzkurne' ifadesi, evlerinde okunan ayetleri ve hikmeti zihinlerinde canlı tutmaları, unutmamaları ve başkalarına aktarabilmeleri için ezberlemeleri ve korumaları gerektiğini ima eder."}]},{"word":"يُتْلَىٰ","root":"ت ل و","rootLatin":"t-l-v","meaning":"Evlerde okunan, tilavet edilen ilahi kelamın ve hikmetin eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Tilavet (تلاوة), bir şeyi takip etmek, ardı sıra okumak demektir. Kur'an bağlamında ise, harfleri ve kelimeleri doğru bir şekilde telaffuz ederek okumayı ifade eder. Ayetteki 'yutlâ' (يُتْلَىٰ) ifadesi, Kur'an ayetlerinin ve hikmetin düzenli ve sürekli bir şekilde okunup tekrar edildiğini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Tilavet (تلاوة) kavramı, sadece okumak değil, aynı zamanda okunan metnin anlamını düşünmek ve onunla amel etmek anlamını da içerir. Kur'an'ın tilaveti, müminler için bir ibadet ve rehberlik kaynağıdır. Bu ayette, Peygamber eşlerinin evlerinde okunan ayetlerin sadece lafzen değil, manen de takip edilmesi gerektiği vurgulanır."}]},{"word":"ءَايَـٰتِ","root":"ء ي ي","rootLatin":"'-y-y","meaning":"Allah'ın varlığını, birliğini ve kudretini gösteren deliller, mucizeler ve Kur'an ayetleridir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Âyet (آية), açık bir işaret, alamet veya delil demektir. Kur'an'da ise hem Allah'ın kainattaki yaratma delillerini hem de Kur'an'ın her bir cümlesini ifade eder. Bu ayetteki 'âyâtillâh' (آيَاتِ اللَّهِ), özellikle Kur'an'ın vahyedilmiş metinlerini ve onların taşıdığı ilahi mesajları kasteder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Âyet (آية), bir şeyin varlığına veya doğruluğuna delalet eden açık bir alamettir. Kur'an ayetleri, Allah'ın kelamının mucizevi niteliğini ve insanlara doğru yolu gösteren rehberliğini temsil eder. Peygamber eşlerinin evlerinde okunan bu ayetler, onların hem dini bilgilerini artırmalarına hem de başkalarına örnek olmalarına vesile olmuştur."}]},{"word":"وَٱلْحِكْمَةِ","root":"ح ك م","rootLatin":"h-k-m","meaning":"Doğruyu yanlıştan ayırt etme yeteneği, isabetli karar verme, ilahi bilgi ve Peygamber'in sünnetidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hikmet (حِكْمَة), bir şeyi en doğru ve sağlam şekilde bilmek ve yapmak demektir. Kur'an'da genellikle 'kitap' (Kur'an) ile birlikte zikredilir ve Peygamber'in sünnetini, ilahi hükümleri ve doğru anlayışı ifade eder. Ayetteki 'el-hikmeh' (الْحِكْمَةِ), Kur'an'ın pratik uygulaması olan Peygamber'in sözlerini, fiillerini ve onaylarını kapsar."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Hikmet (حِكْمَة), eşyanın hakikatini bilmek ve bu bilgiye göre amel etmektir. Aynı zamanda, Peygamber'e verilen özel bir anlayış ve doğru hüküm verme yeteneğidir. Bu ayette, evlerde okunan hikmet, sadece Kur'an'ın teorik bilgisi değil, aynı zamanda Peygamber'in yaşam tarzı ve öğretileri aracılığıyla ortaya konan pratik bilgeliktir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Hikmet (حِكْمَة), Kur'an'da genellikle 'kitap' ile birlikte anılır ve Kur'an'ın içerdiği derin anlamları, hükümleri ve pratik uygulamaları ifade eder. Peygamber eşlerinin evlerinde okunan hikmet, onların hem dini yaşantılarını düzenleyen hem de başkalarına örnek teşkil eden ilahi rehberliğin bir parçasıdır."}]},{"word":"لَطِيفًا","root":"ل ط ف","rootLatin":"l-t-f","meaning":"Allah'ın kullarına karşı nazik, merhametli, ince lütuflar sahibi ve en ince detayları bilen olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Latîf (لَطِيف), hem 'lütuf sahibi' yani kullarına karşı nazik ve merhametli olan, hem de 'en ince detayları bilen' anlamlarına gelir. Allah'ın Latîf ismi, O'nun kullarına en uygun ve en hayırlı olanı en ince yollarla ulaştırmasını ve her şeyin gizli yönlerini bilmesini ifade eder. Ayetteki bağlamda, Allah'ın Peygamber eşlerine bu ilahi bilgiyi ve hikmeti lütfetmesi, O'nun Latîf isminin bir tecellisidir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Latîf (لَطِيف), 'lütuf ve ihsan sahibi' demektir. Aynı zamanda, 'gözlerin idrak edemeyeceği kadar ince ve gizli olan' anlamını da taşır. Allah'ın Latîf olması, O'nun kullarına karşı olan şefkatini ve onların ihtiyaçlarını en ince ayrıntısına kadar bilip karşılamasını gösterir. Bu ayette, Allah'ın Peygamber eşlerine evlerinde okunan ayetler ve hikmet aracılığıyla gösterdiği lütuf ve ihsanına işaret edilir."}]},{"word":"خَبِيرًا","root":"خ ب ر","rootLatin":"h-b-r","meaning":"Allah'ın her şeyden haberdar, her şeyin iç yüzünü ve gizli yönlerini bilen olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Habîr (خَبِير), 'her şeyden haberdar olan, her şeyin iç yüzünü bilen' demektir. Bu isim, Allah'ın ilminin kuşatıcılığını ve hiçbir şeyin O'ndan gizli kalmadığını vurgular. Ayetteki 'Habîr' ismi, Peygamber eşlerinin evlerinde okunan ayetlerin ve hikmetin sadece lafzen değil, manen de ne kadar önemli olduğunu ve Allah'ın onların bu konudaki çabalarını bildiğini ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Habîr (خَبِير), 'her şeyin iç yüzünü ve gizli yönlerini bilen' anlamına gelir. Allah'ın Habîr olması, O'nun geçmiş, şimdi ve gelecek hakkında tam bilgiye sahip olduğunu gösterir. Bu ayette, Allah'ın Peygamber eşlerinin evlerindeki tilavetlerini, zikirlerini ve hikmetle olan ilişkilerini en ince ayrıntısına kadar bildiği ve buna göre karşılık vereceği mesajı verilir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *33/34*
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *33/34*
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *33/34*
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *33/34*
