# Ahzâb Sûresi, 39. Âyet (33:39)

> ٱلَّذِينَ يُبَلِّغُونَ رِسَـٰلَـٰتِ ٱللَّهِ وَيَخْشَوْنَهُۥ وَلَا يَخْشَوْنَ أَحَدًا إِلَّا ٱللَّهَ ۗ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ حَسِيبًا

*Elleżîne yubelliġûne risâlâti(A)llâhi veyaḣşevnehu velâ yaḣşevne ehaden illa(A)llâh(e)(k) vekefâ bi(A)llâhi hasîbâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Daha önce gelip geçen o peygamberler, Allah'ın vahiylerini tebliğ eden, Allah'tan korkan, başka hiç kimseden korkmayan kimselerdir. Allah, hesap görücü olarak yeter.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/33/39

---

## Tefsir

{"topics":["tebligh","takva","tevhid","peygamberlik"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"الذي","rootLatin":"allaḏī","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnî","gloss":"o kimseler ki"},{"position":2,"surface":"يُبَلِّغُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"بلغ","rootLatin":"b-l-ġ","lemma":"بَلَّغَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"tebliğ ederler"},{"position":3,"surface":"رِسَـٰلَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"رسل","rootLatin":"r-s-l","lemma":"رِسَالَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"risaletleri, mesajları"},{"position":4,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"أله","rootLatin":"ʾ-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Allah'ın"},{"position":5,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"و","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"يَخْشَوْنَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"خشي","rootLatin":"ḫ-š-y","lemma":"خَشِيَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"korkarlar"},{"position":5,"surface":"هُۥ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"O'ndan"},{"position":6,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"و","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":7,"surface":"يَخْشَوْنَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"خشي","rootLatin":"ḫ-š-y","lemma":"خَشِيَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"korkmazlar"},{"position":8,"surface":"أَحَدًا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أحد","rootLatin":"ʾ-ḥ-d","lemma":"أَحَد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"hiç kimse"},{"position":9,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"İstisna Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ancak"},{"position":10,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"أله","rootLatin":"ʾ-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Müstesna olduğu için mansûb","gloss":"Allah'tan"},{"position":11,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"و","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":11,"surface":"كَفَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"كفي","rootLatin":"k-f-y","lemma":"كَفَى","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yeter"},{"position":12,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":12,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"أله","rootLatin":"ʾ-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah"},{"position":13,"surface":"حَسِيبًۭا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"حسب","rootLatin":"ḥ-s-b","lemma":"حَسِيب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Temyiz olduğu için mansûb","gloss":"hesap görücü olarak"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, peygamberlerin temel vasıflarını, yani Allah'ın mesajlarını tebliğ etme, yalnızca O'ndan korkma ve O'nun hesap görücü olarak yeterliliğini vurgulamaktadır. Anahtar kavramlar, tebliğ, haşyet ve hesap görme fiilleri etrafında şekillenmektedir.","keyConcepts":[{"word":"يُبَلِّغُونَ","root":"ب ل غ","rootLatin":"b-l-ğ","meaning":"Allah'ın mesajlarını insanlara ulaştırmak, tebliğ etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'belâğ' kelimesinin bir şeye ulaşmak ve onu nihai hedefine vardırmak anlamına geldiğini belirtir. Bu ayetteki 'yubelliğûne' fiili, peygamberlerin Allah'tan aldıkları risaletleri eksiksiz ve olduğu gibi insanlara ulaştırma görevini ifade eder. Bu, sadece aktarmak değil, aynı zamanda mesajın muhatabına ulaşmasını sağlamaktır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'belâğ' kelimesini 'ulaştırmak' ve 'bildirmek' anlamında kullanır. Ayetteki 'yubelliğûne' fiili, peygamberlerin Allah'ın emir ve yasaklarını, vaat ve tehditlerini insanlara açıkça duyurma, yani tebliğ etme görevini mecazi olarak değil, doğrudan bir eylem olarak açıklar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'belâğ' kavramının Kur'an'da peygamberlerin temel misyonlarından biri olan 'mesajı iletme' anlamını taşıdığını vurgular. Bu ayetteki kullanımı, peygamberlerin ilahi iradeyi insanlara aracısız ve tam olarak aktarma sorumluluğunu gösterir; bu, sadece bir bilgi aktarımı değil, aynı zamanda bir çağrıdır."}]},{"word":"رِسَـٰلَـٰتِ","root":"ر س ل","rootLatin":"r-s-l","meaning":"Allah tarafından gönderilen ilahi mesajlar, vahiyler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'risâle' kelimesinin 'gönderilen şey' anlamına geldiğini ve genellikle bir elçi aracılığıyla gönderilen mesajlar için kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'risâlât' kelimesi, Allah'ın peygamberleri aracılığıyla insanlara gönderdiği vahiylerin, emirlerin ve yasakların bütününü ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'risâle'nin 'gönderilen söz' veya 'gönderilen şey' olduğunu ve 'resul'ün de bu mesajı taşıyan kişi olduğunu açıklar. Ayetteki 'risâlât' kelimesi, peygamberlerin tebliğ etmekle yükümlü oldukları, Allah'tan gelen ilahi öğretilerin ve kanunların çoğul halini belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'risâle'nin Kur'an'da 'ilahi vahiy' ve 'peygamberlik görevi' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'risâlât' kelimesi, peygamberlerin sadece bir mesajı değil, Allah'ın tüm ilahi öğretilerini ve hükümlerini kapsayan geniş bir tebliğ görevini üstlendiğini vurgular."}]},{"word":"يَخْشَوْنَهُۥ","root":"خ ش ي","rootLatin":"h-ş-y","meaning":"Allah'tan korkmak, O'nun azametine ve kudretine duyulan saygıdan kaynaklanan bir çekinme hali.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'haşyet'in 'korku' anlamına geldiğini, ancak genellikle bilginin eşlik ettiği bir korku olduğunu belirtir. Bu ayetteki 'yahşevnehu' fiili, peygamberlerin Allah'ın azametini ve kudretini bilmelerinden kaynaklanan, O'na karşı derin bir saygı ve çekinme hissi taşıdıklarını ifade eder. Bu, sıradan bir korku değil, ilahi otoriteye duyulan hürmettir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'haşyet'in 'korku' olduğunu, ancak 'havf'tan farklı olarak, korkulan şeyin büyüklüğünü ve azametini bilmekten kaynaklandığını açıklar. Ayetteki 'yahşevnehu' ifadesi, peygamberlerin Allah'ın yüceliğini idrak etmeleri sebebiyle O'ndan korktuklarını, bu korkunun bir bilgi ve marifet ürünü olduğunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'haşyet'in Kur'an'da genellikle Allah'a karşı duyulan, O'nun gücünü ve adaletini bilmekten kaynaklanan derin bir saygı ve huşu ile karışık korku olduğunu belirtir. Bu ayetteki kullanım, peygamberlerin Allah'tan başka kimseden korkmamalarının temelinde, O'na duydukları bu özel 'haşyet'in yattığını vurgular."}]},{"word":"حَسِيبًا","root":"ح س ب","rootLatin":"h-s-b","meaning":"Hesap gören, yeterli olan, karşılık veren.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'hasîb' kelimesinin 'kâfî' (yeterli) ve 'muhâsib' (hesap gören) anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'kefâ billâhi hasîbâ' ifadesi, Allah'ın kullarının amellerini eksiksiz bir şekilde hesap edip karşılığını verecek güçte olduğunu ve bu konuda kimseye ihtiyaç duymadığını vurgular. O, hem yeterlidir hem de adil bir şekilde hesap görendir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'hasîb' kelimesinin hem 'yeterli olan' hem de 'hesap soran' anlamlarını taşıdığını açıklar. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın peygamberlerin tebliğ görevini yerine getirmeleri ve yalnızca O'ndan korkmaları karşısında, onların amellerini en iyi şekilde değerlendirip karşılığını verecek yegane merci olduğunu ifade eder. O, her şeyi bilen ve her şeyin hesabını tutandır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'hasîb' isminin Kur'an'da 'hesap görücü', 'karşılık veren' ve 'yeterli olan' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'hasîbâ' kelimesi, Allah'ın peygamberlerin ve tüm insanların amellerini en ince ayrıntısına kadar bildiğini, onları adaletle yargılayacağını ve bu konuda mutlak bir yeterliliğe sahip olduğunu vurgular. Bu, aynı zamanda müminler için bir güvence, inkarcılar için ise bir uyarıdır."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ahzâb Sûresi** · *33/39*
- **Ahzâb Sûresi** · *33/39*
- **Ahzâb Sûresi** · *33/39*
