# Ahzâb Sûresi, 41. Âyet (33:41)

> يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ ذِكْرًا كَثِيرًا

*Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû-żkurû(A)llâhe żikran keśîrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/33/41

---

## Tefsir

{"topics":["zikir","iman"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَـٰٓأَيُّهَا","pos":"harf","posDetail":"Nidâ Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"يَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nidâ harfi olduğu için mebnî","gloss":"Ey"},{"position":1,"surface":"أَيُّهَا","pos":"isim","posDetail":"Nidâ Edatı","root":"ا-ي-ي","rootLatin":"a-y-y","lemma":"أَيّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nidâ harfinden sonra geldiği için merfû","gloss":"ey"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnî","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"ءَامَنُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ا-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"iman ettiler"},{"position":4,"surface":"ٱذْكُرُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Emir Fiil","root":"ذ-ك-ر","rootLatin":"dh-k-r","lemma":"ذَكَرَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"anın"},{"position":5,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"Allah'ı"},{"position":6,"surface":"ذِكْرًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ذ-ك-ر","rootLatin":"dh-k-r","lemma":"ذِكْر","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûl-i mutlak olduğu için mansûb","gloss":"anışla"},{"position":7,"surface":"كَثِيرًا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat","root":"ك-ث-ر","rootLatin":"k-th-r","lemma":"كَثِير","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mansûb","gloss":"çok"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, müminlere Allah'ı çokça anmalarını emretmektedir. Anahtar kavramlar, imanın ve zikrin derinliğini, bu eylemin nicelik ve nitelik açısından önemini vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"ءَامَنُوا۟","root":"أ م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"İnanmak, güvenmek, tasdik etmek anlamlarına gelir ve burada Allah'a iman edenleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'emn' kökünü kalbin sükûnet bulması, korkunun zıddı olarak açıklar. 'İman' ise, bir şeyi tasdik etmekle birlikte, kalbin o şeye güven duyması ve itimat etmesidir. Ayetteki 'âmenû' ifadesi, Allah'ın varlığına, birliğine ve peygamberlerine kalben tasdik edip güvenen kişileri işaret eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, imanı 'tasdîku'l-kalb' (kalbin tasdiki) olarak tanımlar ve bunun sadece dil ile ikrar etmekten öte, kalbin tam bir teslimiyet ve güvenle kabul etmesi olduğunu belirtir. Ayetteki 'Ey inananlar' hitabı, bu kalbî tasdiki gerçekleştiren muhataplara yöneliktir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'iman' kavramının Kur'an'da sadece bir inanç beyanı olmadığını, aynı zamanda bir güven ve teslimiyet eylemi olduğunu vurgular. Allah'a iman etmek, O'nun vaatlerine güvenmek ve O'nun emirlerine uymak anlamına gelir. Ayetteki 'âmenû', bu güven ve teslimiyetin bir sonucu olarak Allah'ı zikretmeye çağrılan topluluğu ifade eder."}]},{"word":"ٱذْكُرُوا۟","root":"ذ ك ر","rootLatin":"z-k-r","meaning":"Anmak, hatırlamak, zikretmek, dile getirmek anlamlarına gelir ve burada Allah'ı dille ve kalple anmayı ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'zikr' kelimesinin hem dille anma hem de kalple hatırlama manalarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'üzkürû' emri, Allah'ı hem sözlü olarak tesbih, tahmid gibi ifadelerle anmayı hem de O'nun azametini, kudretini ve nimetlerini kalben tefekkür etmeyi kapsar."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zikr'i unutkanlığın zıddı olarak tanımlar ve iki kısma ayırır: kalple zikir ve dille zikir. Kalple zikir, bir şeyi zihinde tutmak ve hatırlamak; dille zikir ise onu ifade etmektir. Ayetteki emir, her iki zikir türünü de kapsayarak Allah'ın sürekli hatırda tutulmasını ve anılmasını teşvik eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'zikr'in Kur'an'daki geniş anlam yelpazesine dikkat çeker. Sadece dil ile tekrarlanan sözler değil, aynı zamanda Allah'ın ayetlerini düşünmek, O'nun emirlerine uymak ve O'nu unutmamak da zikirdir. Ayetteki 'üzkürû', müminlerden Allah'ı hayatlarının her anında hatırlamalarını ve O'nunla bağlarını canlı tutmalarını istemektedir."}]},{"word":"ٱللَّهَ","root":"أ ل ه","rootLatin":"e-l-h","meaning":"İbadet edilen, tapınılan, tek ilah olan Yüce Yaratıcı'nın özel ismidir.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'Allah' isminin, 'el-İlah' kelimesinden türediğini ve tüm ilahlık vasıflarını kendinde toplayan, ibadete layık tek varlık olduğunu belirtir. Ayetteki 'Allah' lafzı, müminlerin zikredeceği, tüm kemal sıfatlara sahip olan Yüce Zat'ı ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'Allah' isminin, tüm isim ve sıfatları kuşatan, zatî bir isim olduğunu ve O'ndan başkasına verilemeyeceğini vurgular. Ayetteki 'Allah' kelimesi, zikrin yöneltileceği, eşi ve benzeri olmayan, mutlak güç ve kudret sahibi olan varlığı açıkça belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'Allah' isminin, 'el-Ma'bûd' (ibadet edilen) ve 'el-Me'lûh' (tapınılan) anlamlarını taşıdığını ifade eder. Bu isim, O'nun ulûhiyetini ve ibadete müstahak tek varlık olduğunu gösterir. Ayetteki 'Allah' kelimesi, zikrin sadece O'na has kılınması gerektiğini vurgular."}]},{"word":"ذِكْرًا","root":"ذ ك ر","rootLatin":"z-k-r","meaning":"Anma, hatırlama eyleminin kendisi; mastar olarak zikrin niceliğini ve niteliğini ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'zikr' kelimesinin mastar olarak kullanıldığında, eylemin kendisini ve onun yoğunluğunu ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'zikran', Allah'ı anma eyleminin bizzat kendisini ve bu eylemin bir fiil olarak gerçekleştirilmesini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'zikran' kelimesinin burada 'mef'ûl-i mutlak' olarak geldiğini ve fiili pekiştirdiğini ifade eder. Bu kullanım, zikrin sadece yapılması değil, aynı zamanda belirli bir nitelik ve nicelikle yapılması gerektiğini gösterir. Ayetteki 'zikran', 'zikretmek' eyleminin kendisini ve onun önemini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'zikr'in mastar formunun, eylemin sürekliliğini ve yoğunluğunu ifade etmede güçlü bir araç olduğunu belirtir. 'Zikran kesîran' ifadesiyle birlikte kullanıldığında, bu mastar, Allah'ı anma eyleminin sadece bir kez değil, sürekli ve çokça yapılması gerektiğini pekiştirir."}]},{"word":"كَثِيرًا","root":"ك ث ر","rootLatin":"k-s-r","meaning":"Çok, bol, fazla anlamlarına gelir ve burada zikrin niceliğinin fazla olmasını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'kesîr' kelimesinin, bir şeyin miktarının çokluğunu ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'kesîran', Allah'ı anma eyleminin sadece yapılması değil, aynı zamanda çok sayıda ve sıkça tekrarlanması gerektiğini vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kesret'in, bir şeyin miktarının veya sayısının fazlalığı anlamına geldiğini açıklar. 'Zikran kesîran' ifadesi, müminlerden Allah'ı anma eylemini sadece ara sıra değil, hayatlarının önemli bir parçası haline getirerek sürekli ve bolca yapmalarını talep eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'kesîr' kelimesinin, bir şeyin niceliksel olarak fazla olduğunu gösterdiğini belirtir. Ayetteki 'kesîran', zikrin sadece kalben ve dille yapılması değil, aynı zamanda bu eylemin sıklık ve yoğunluk açısından da yüksek bir seviyede olması gerektiğini ifade eder."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tuhfetu'l-Uşşâkî** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Ahzab 33/41*
- **Tuhfetu'l-Uşşâkî** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Ahzab 33/41*
- **Ahzâb Sûresi** · *33/41*
- **DVT-C001 (Ses Kaydı)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *33/41-42*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk · *33/41*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmed Avni Konuk · *33/41*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmed Avni Konuk · *33/41*
- **Ahzâb Sûresi** · *33/41*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk · *33/41*
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *33/41*
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *33/41*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmed Avni Konuk · *33/41*
