# Ahzâb Sûresi, 47. Âyet (33:47)

> وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ بِأَنَّ لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ فَضْلًا كَبِيرًا

*Vebeşşiri-lmu/minîne bi-enne lehum mina(A)llâhi fadlen kebîrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Mü'minlere kendileri için Allah'tan büyük bir lütuf olduğunu müjdele.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/33/47

---

## Tefsir

{"topics":["iman","ahiret-mukafat","cennet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"بَشِّرِ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ب-ش-ر","rootLatin":"b-sh-r","lemma":"بَشَّرَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"müjdele"},{"position":2,"surface":"ٱلْمُؤْمِنِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ء-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"مُؤْمِن","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"müminleri"},{"position":3,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-e, -a"},{"position":3,"surface":"أَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i Tevkîd ve Nasb olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz ki"},{"position":4,"surface":"لَهُم","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":4,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":5,"surface":"مِّنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":6,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah"},{"position":7,"surface":"فَضْلًۭا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ف-ض-ل","rootLatin":"f-d-l","lemma":"فَضْل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"أَنَّ'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"lütuf"},{"position":8,"surface":"كَبِيرًۭا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ك-ب-ر","rootLatin":"k-b-r","lemma":"كَبِير","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mansûb","gloss":"büyük"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Ahzâb Suresi'nin 47. ayeti, müminlere Allah'tan gelecek büyük bir lütfu müjdelemektedir. Ayet, 'müjdeleme', 'müminler' ve 'lütuf' gibi temel kavramlar üzerinden ilahi ihsanın büyüklüğünü vurgular.","keyConcepts":[{"word":"وَبَشِّرِ","root":"ب ش ر","rootLatin":"b-ş-r","meaning":"Müjdele, sevindirici bir haber ver.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Beşâret (بشارة), bir haberin deride (بشرة) meydana getirdiği sevinç veya üzüntü izidir. Ancak Kur'an'da genellikle sevinç veren haberler için kullanılır. Bu ayetteki 'beşşir' emri, müminlere Allah'tan gelecek büyük lütfu bildirerek onları sevindirme anlamındadır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Beşşir (بشّر) fiili, birine iyi bir haber vermek, onu sevindirmek demektir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın müminlere vaat ettiği büyük lütfu onlara duyurarak kalplerini ferahlatma amacını taşır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Beşâret kavramı, Kur'an'da genellikle ilahi bir vaadin veya müjdenin tebliği için kullanılır. Bu ayette, müminlere Allah'ın kendilerine bahşedeceği 'büyük lütuf' ile ilgili olumlu bir haberin iletilmesi söz konusudur, bu da onların imanlarını pekiştirir ve umutlarını artırır."}]},{"word":"ٱلْمُؤْمِنِينَ","root":"ء م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"İman edenler, Allah'a ve elçisine güvenip tasdik edenler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İman (إيمان), kalbin tasdiki ve güven duymasıdır. Mümin (مؤمن) ise, Allah'a ve O'nun bildirdiklerine kalben inanıp tasdik eden kişidir. Bu ayetteki 'el-mü'minîn' ifadesi, Allah'ın vaat ettiği lütfa layık görülen, iman sahibi kimseleri işaret eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"İman, lügatte tasdik ve emniyet vermek anlamına gelir. Şer'î anlamda ise, Allah'tan gelen her şeyi kalben tasdik edip dil ile ikrar etmektir. Ayetteki 'müminler', bu vasıfları taşıyan ve dolayısıyla Allah'ın lütfuna mazhar olacak kimselerdir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"İman, Kur'an'da sadece bir inanç beyanı değil, aynı zamanda bir güven ve teslimiyet halidir. Müminler, Allah'a tam bir güvenle teslim olan ve O'nun vaatlerine inanan kişilerdir. Bu ayetteki müjde, onların bu imanlarının bir karşılığı olarak sunulur."}]},{"word":"فَضْلًا","root":"ف ض ل","rootLatin":"f-d-l","meaning":"Lütuf, ihsan, fazlalık, iyilik.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Fazl (فضل), bir şeyin diğerinden fazla olmasıdır. Allah'ın fazlı ise, O'nun kullarına karşılıksız olarak bahşettiği ihsan ve lütuftur. Bu ayetteki 'fazlen kebîrâ' (büyük bir lütuf), Allah'ın müminlere vereceği sonsuz nimetleri ve ikramları ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fazl, bir şeyin haddinden fazla olması veya bir başkasına yapılan iyilik ve ihsan demektir. Allah'ın fazlı, O'nun cömertliği ve keremiyle kullarına verdiği nimetlerdir. Ayetteki 'büyük lütuf', müminlere ahirette verilecek olan cennet ve rızayı kapsayan geniş bir anlam taşır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Fazl, bir şeyin aslından veya benzerinden daha üstün olmasıdır. Allah'ın fazlı, O'nun kullarına hak etmedikleri halde bahşettiği nimetler ve ihsanlardır. Bu ayetteki 'büyük lütuf', müminlere verilecek olan manevi ve maddi tüm güzellikleri ifade eder."}]},{"word":"كَبِيرًا","root":"ك ب ر","rootLatin":"k-b-r","meaning":"Büyük, yüce, çok fazla.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kebîr (كبير), hem nicelik hem de nitelik bakımından büyüklüğü ifade eder. 'Fazlen kebîrâ' (büyük bir lütuf) ifadesi, Allah'ın müminlere vereceği lütfun sadece miktar olarak değil, aynı zamanda değer ve önem açısından da çok yüce olduğunu vurgular."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Kebîr, azamet ve yücelik ifade eder. Ayetteki 'kebîrâ' kelimesi, Allah'ın müminlere olan lütfunun sınırsızlığını, büyüklüğünü ve değerini pekiştirmektedir. Bu lütuf, dünya nimetlerinden çok daha üstün ve kalıcıdır."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ahzâb Sûresi** · *33/47*
- **Ahzâb Sûresi** · *33/47*
- **Ahzâb Sûresi** · *33/47*
- **Ahzâb Sûresi** · *33/47*
