# Ahzâb Sûresi, 69. Âyet (33:69)

> يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ ءَاذَوْا۟ مُوسَىٰ فَبَرَّأَهُ ٱللَّهُ مِمَّا قَالُوا۟ ۚ وَكَانَ عِندَ ٱللَّهِ وَجِيهًا

*Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû lâ tekûnû kelleżîne âżev mûsâ feberraehu(A)llâhu mimmâ kâlû(c) vekâne ‘inda(A)llâhi vecîhâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Ey iman edenler! Siz Musa'ya eziyet eden kimseler gibi olmayın. Nihayet Allah onu onların dediklerinden temize çıkarmıştı. Musa, Allah katında itibarlı bir kimse idi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/33/69

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, müminleri Hz. Musa'ya yapılan eziyetlerden ders çıkarmaya ve Allah katında değerli olmaya teşvik etmektedir. Anahtar kavramlar, iman, eziyet, beraat ve vecih olma durumlarını dilbilimsel ve semantik açıdan derinlemesine incelemektedir.","keyConcepts":[{"word":"ءَامَنُوا۟","root":"ء م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"İnananlar, iman edenler anlamına gelir ve Allah'a, peygamberlerine ve indirdiklerine gönülden bağlı olanları ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İman (أمن), kalbin tasdiki ve dilin ikrarı ile birlikte emniyet ve güven duygusuyla ilişkilidir. Ayetteki 'ءَامَنُوا۟' ifadesi, Allah'a ve O'nun peygamberlerine güvenip tasdik eden, bu güvenle hareket eden kimseleri belirtir. (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân, s. 89)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İman, Kur'an'da sadece bir inanç beyanı değil, aynı zamanda Allah'a tam bir teslimiyet ve güveni ifade eden aktif bir tutumdur. 'ءَامَنُوا۟' kelimesi, bu teslimiyet ve güveni gösteren, dolayısıyla Allah'ın emirlerine uyması beklenen topluluğu işaret eder."}]},{"word":"ءَاذَوْا۟","root":"أ ذ ى","rootLatin":"e-z-y","meaning":"İncittiler, eziyet ettiler, zarar verdiler anlamına gelir ve Hz. Musa'ya yönelik sözlü veya fiili rahatsızlıkları ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ezâ (أذى), bir kişiye hoşlanmadığı bir şeyin ulaşmasıdır, ister sözle ister fiille olsun. Ayetteki 'ءَاذَوْا۟' ifadesi, Hz. Musa'ya karşı söylenen iftiralar ve yapılan rahatsız edici davranışlar gibi, ona zarar veren her türlü eylemi kapsar. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 336)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ezâ, bir kişiye dokunan ve ona sıkıntı veren her şeydir. Burada 'ءَاذَوْا۟' ile kastedilen, Hz. Musa'ya karşı yapılan dedikodular ve onun şahsiyetine yönelik saldırılardır ki bunlar ona büyük bir eziyet vermiştir."}]},{"word":"فَبَرَّأَهُ","root":"ب ر أ","rootLatin":"b-r-e","meaning":"Allah onu temize çıkardı, suçsuzluğunu ortaya koydu anlamına gelir ve Hz. Musa'ya atılan iftiralardan Allah tarafından arındırılmasını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Beraet (برأ), bir şeyden uzaklaşmak, ondan arınmak ve kurtulmaktır. 'فَبَرَّأَهُ اللَّهُ' ifadesi, Allah'ın Hz. Musa'yı kendisine isnat edilen kusurlardan ve iftiralardan tamamen uzaklaştırdığını, onun masumiyetini ortaya koyduğunu gösterir. (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân, s. 120)"},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Beraet, bir şeyden ayrılmak ve ondan temizlenmektir. Ayetteki 'فَبَرَّأَهُ' kelimesi, Allah'ın Hz. Musa'yı, ona isnat edilen bedensel kusurlar veya diğer iftiralardan arındırarak, onun şerefini ve peygamberlik makamını koruduğunu vurgular. (Basâiru Zevi't-Temyîz, c. 1, s. 248)"}]},{"word":"وَجِيهًا","root":"و ج ه","rootLatin":"v-c-h","meaning":"Değerli, itibarlı, saygın anlamına gelir ve Hz. Musa'nın Allah katındaki yüksek mertebesini ve itibarını ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Vecîh (وجيه), yüzü olan, yani itibarı ve şerefi olan kişidir. 'وَكَانَ عِندَ اللَّهِ وَجِيهًا' ifadesi, Hz. Musa'nın Allah katında büyük bir mevkiye, saygınlığa ve itibara sahip olduğunu, dualarının kabul edildiğini ve Allah'ın özel lütfuna mazhar olduğunu belirtir. (Nüzhetü'l-Kulûb, s. 500)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Vecîh, insanlar arasında veya Allah katında makbul ve muteber olan kişidir. Ayetteki 'وَجِيهًا' kelimesi, Hz. Musa'nın Allah nezdinde yüksek bir konuma sahip olduğunu, O'nun tarafından sevilen ve kendisine değer verilen bir kul olduğunu ifade eder. (el-Külliyyât, s. 950)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Vecîh kelimesi, Kur'an'da genellikle Allah katındaki özel konumu ve ayrıcalığı ifade eder. Hz. Musa'nın 'vecîh' olması, onun Allah ile doğrudan konuşma (kelîmullah) ayrıcalığına sahip olması gibi, diğer peygamberlerden farklı bir mertebeye sahip olduğunu gösterir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *33/69*
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *33/69*
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *33/69*
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *33/69*
