# Ahzâb Sûresi, 73. Âyet (33:73)

> لِّيُعَذِّبَ ٱللَّهُ ٱلْمُنَـٰفِقِينَ وَٱلْمُنَـٰفِقَـٰتِ وَٱلْمُشْرِكِينَ وَٱلْمُشْرِكَـٰتِ وَيَتُوبَ ٱللَّهُ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ ۗ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًۢا

*Liyu'ażżiba(A)llâhu-lmunâfikîne velmunâfikâti velmuşrikîne velmuşrikâti veyetûba(A)llâhu ‘alâ-lmu/minîne velmu/minât(i)(k) vekâna(A)llâhu ġafûran rahîmâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Allah, münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah'a ortak koşan erkeklere ve Allah'a ortak koşan kadınlara azap etmek; mü'min erkeklerin ve mü'min kadınların da tövbelerini kabul etmek için insana emaneti yüklemiştir. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/33/73

---

## Tefsir

{"topics":["munafiklar","musrikler","tovbe","ahiret-mukafat","cehennem"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لِّيُعَذِّبَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"ʿ-dh-b","lemma":"عَذَّبَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Gizli 'en' ile mansûb olan 'li' harfi ile geldiği için mansûb","gloss":"azap etsin diye"},{"position":2,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fiilin fâili olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":3,"surface":"ٱلْمُنَـٰفِقِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ن-ف-ق","rootLatin":"n-f-q","lemma":"مُنَافِق","form":"Mufâ'ale","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"münafık erkekleri"},{"position":4,"surface":"وَٱلْمُنَـٰفِقَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ن-ف-ق","rootLatin":"n-f-q","lemma":"مُنَافِقَة","form":"Mufâ'ale","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Önceki kelimeye atfedildiği için mansûb (kesra ile)","gloss":"ve münafık kadınları"},{"position":5,"surface":"وَٱلْمُشْرِكِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ش-ر-ك","rootLatin":"sh-r-k","lemma":"مُشْرِك","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Önceki kelimeye atfedildiği için mansûb","gloss":"ve müşrik erkekleri"},{"position":6,"surface":"وَٱلْمُشْرِكَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ش-ر-ك","rootLatin":"sh-r-k","lemma":"مُشْرِكَة","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Önceki kelimeye atfedildiği için mansûb (kesra ile)","gloss":"ve müşrik kadınları"},{"position":7,"surface":"وَيَتُوبَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ت-و-ب","rootLatin":"t-w-b","lemma":"تَابَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Önceki fiile atfedildiği için mansûb","gloss":"ve tevbesini kabul etsin"},{"position":8,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fiilin fâili olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":9,"surface":"عَلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine, hakkında"},{"position":10,"surface":"ٱلْمُؤْمِنِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ا-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"مُؤْمِن","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"mümin erkeklerin"},{"position":11,"surface":"وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ا-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"مُؤْمِنَة","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Önceki kelimeye atfedildiği için mecrûr","gloss":"ve mümin kadınların"},{"position":12,"surface":"وَكَانَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ve oldu"},{"position":13,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Kâne'nin ismi olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":14,"surface":"غَفُورًا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"غ-ف-ر","rootLatin":"gh-f-r","lemma":"غَفُور","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"çok bağışlayıcı"},{"position":15,"surface":"رَّحِيمًۢا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ر-ح-م","rootLatin":"r-h-m","lemma":"رَحِيم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Önceki kelimenin sıfatı olduğu için mansûb","gloss":"çok merhametli"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Ahzâb Suresi 73. ayet, Allah'ın münafıklara ve müşriklere azap etmesini, müminlerin tövbelerini kabul etmesini ve O'nun bağışlayıcı ve merhametli olduğunu vurgular. Ayet, inanç ve ahlak kategorilerini belirginleştirerek ilahi adaleti ve rahmeti dilbilimsel bir derinlikle sunar.","keyConcepts":[{"word":"لِّيُعَذِّبَ","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"a-z-b","meaning":"Allah'ın, münafık ve müşriklere uygulayacağı cezayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Azap (عذاب), bir şeyi engellemek ve alıkoymak anlamına gelen 'azb' kökünden gelir. Kur'an'da ise genellikle can yakıcı, elem verici ceza anlamında kullanılır. Bu ayetteki 'liyuazzibe' fiili, Allah'ın münafık ve müşrikleri, işledikleri amelleri sebebiyle cezalandırmasını ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Azap (عذاب), Arap dilinde 'şiddetli ceza' demektir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın münafık ve müşriklerin inkâr ve ikiyüzlülükleri karşısında uygulayacağı ilahi karşılığı mecazi olarak değil, doğrudan bir ceza olarak belirtir."}]},{"word":"ٱلْمُنَـٰفِقِينَ","root":"ن-ف-ق","rootLatin":"n-f-q","meaning":"İçten inanmadığı halde dıştan inançlı görünen erkekleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nifak (نفاق), 'nafak' (tünel) kelimesinden türemiştir ve bir yerden girip başka bir yerden çıkmak anlamına gelir. Münafık ise, İslam'a bir kapıdan girip başka bir kapıdan çıkan, yani dıştan Müslüman görünüp içten inkâr eden kişidir. Ayetteki 'el-münâfikîn' kelimesi, bu ikiyüzlü erkekleri tanımlar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu'ya göre nifak, Kur'an'ın ortaya koyduğu temel ahlaki ve dini kavramlardan biridir. Münafık, dışsal olarak İslam toplumuna ait görünse de, içsel olarak bu topluluğun değerlerine ve inancına karşıdır. Bu ayetteki 'el-münâfikîn', bu içsel çelişkiyi yaşayan erkekleri ifade eder ve onların akıbetini belirtir."}]},{"word":"ٱلْمُشْرِكِينَ","root":"ش-ر-ك","rootLatin":"ş-r-k","meaning":"Allah'a ortak koşan erkekleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şirk (شرك), bir şeyi başkasıyla ortak kılmak, birine ortak koşmak demektir. Kur'an'da ise Allah'a ortak koşmak, O'nun birliğini inkâr etmek anlamında kullanılır. 'el-Müşrikîn' kelimesi, Allah'ın uluhiyetine başkalarını ortak koşan erkekleri ifade eder ve bu ayetteki bağlamda onların azaba uğrayacaklarını belirtir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Şirk, Allah'ın zatında, sıfatlarında veya fiillerinde O'na ortak koşmaktır. 'el-Müşrikîn' ise bu fiili işleyenlerdir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın birliğine inanmayan ve O'na ortak koşan erkeklerin ilahi cezaya çarptırılacağını açıkça ortaya koyar."}]},{"word":"وَيَتُوبَ","root":"ت-و-ب","rootLatin":"t-w-b","meaning":"Allah'ın, inananların günahlarını bağışlayarak tövbelerini kabul etmesini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Tevbe (توبة), dönmek anlamına gelir. Kulun Allah'a dönmesi, günahından pişman olup vazgeçmesidir. Allah'ın kuluna tövbe etmesi ise, kulun tövbesini kabul etmesi ve ona rahmetle yönelmesidir. Bu ayetteki 'yetûbe', Allah'ın mümin erkek ve kadınların tövbelerini kabul edip onlara bağışlayıcılıkla muamele edeceğini belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, tövbeyi Kur'an'daki merkezi kavramlardan biri olarak ele alır. Tövbe, sadece günahı bırakmak değil, aynı zamanda Allah'a yönelmek ve O'nun merhametine sığınmaktır. Ayetteki 'yetûbe', Allah'ın müminlerin bu yönelişini kabul ederek onlara affediciliğini göstereceğini vurgular."}]},{"word":"غَفُورًا","root":"غ-ف-ر","rootLatin":"ğ-f-r","meaning":"Allah'ın günahları çokça bağışlayan olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ğafûr (غفور), 'ğafere' (örtmek, bağışlamak) fiilinden türemiş mübalağalı ism-i faildir ve 'çok bağışlayıcı' anlamına gelir. Allah'ın 'Ğafûr' olması, kullarının günahlarını örten, onları cezalandırmaktan vazgeçen ve affeden olduğunu gösterir. Ayetteki 'Ğafûrâ' kelimesi, Allah'ın müminlerin tövbelerini kabul etmesindeki bu geniş bağışlayıcılığını vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Ğafûr, Allah'ın sıfatlarından olup, kullarının günahlarını affetmede ve örtmede sonsuz kudrete sahip olduğunu ifade eder. Bu ayette 'Ğafûrâ' olarak gelmesi, Allah'ın tövbe eden müminlere karşı olan affediciliğinin sürekliliğini ve genişliğini pekiştirir."}]},{"word":"رَّحِيمًۢا","root":"ر-ح-م","rootLatin":"r-h-m","meaning":"Allah'ın kullarına karşı çok merhametli olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Rahîm (رحيم), 'rahmet' (merhamet) kökünden türemiş mübalağalı ism-i faildir ve 'çok merhamet eden' anlamına gelir. Allah'ın 'Rahîm' olması, kullarına karşı şefkatli, lütufkâr ve merhametli olduğunu gösterir. Ayetteki 'Rahîmâ' kelimesi, Allah'ın müminlerin tövbelerini kabul etmesindeki bu engin merhametini ve onlara olan lütfunu belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Rahîm, Allah'ın kullarına olan özel merhametini ifade eder; bu merhamet, özellikle müminlere yönelik olup, onlara dünyada ve ahirette iyilik ve nimetler bahşetmesini içerir. Ayette 'Rahîmâ' olarak gelmesi, Allah'ın müminlere karşı olan bu özel ve sürekli merhametini vurgular, onların tövbelerini kabul etmesinin bu merhametin bir tezahürü olduğunu gösterir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ahzâb Sûresi** · *33/73*
- **Ahzâb Sûresi** · *33/73*
- **Ahzâb Sûresi** · *33/73*
- **Ahzâb Sûresi** · *33/73*
- **Ahzâb Sûresi** · *73. ÂYETLER*
