# Sebe' Sûresi, 11. Âyet (34:11)

> أَنِ ٱعْمَلْ سَـٰبِغَـٰتٍ وَقَدِّرْ فِى ٱلسَّرْدِ ۖ وَٱعْمَلُوا۟ صَـٰلِحًا ۖ إِنِّى بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

*Eni-'mel sâbiġâtin vekaddir fî-sserd(i)(s) va'melû sâlihâ(an)(s) innî bimâ ta'melûne basîr(un)*

**Meal (Diyanet):** (10-11) Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir lütuf verdik. "Ey dağlar! Kuşların eşliğinde onunla birlikte tespih edin" dedik ve "(Bütün vücudu örtecek) zırhlar yap, işçilikte de ölçüyü tuttur diye demiri ona yumuşattık. "Salih amel işleyin. Çünkü ben sizin yaptıklarınızı görürüm" diye vahyettik.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/34/11

---

## Tefsir

{"topics":["kissa-suleyman-davud","rizik","ihlas","sukur"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَنِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tefsîr","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ki"},{"position":2,"surface":"ٱعْمَلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ع-م-ل","rootLatin":"ʿ-m-l","lemma":"عَمِلَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî, sükûn üzere mebnî","gloss":"yap"},{"position":3,"surface":"سَـٰبِغَـٰتٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"س-ب-غ","rootLatin":"s-b-g","lemma":"سَابِغَة","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"geniş zırhlar"},{"position":4,"surface":"وَقَدِّرْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ق-د-ر","rootLatin":"q-d-r","lemma":"قَدَّرَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî, sükûn üzere mebnî","gloss":"ve sağlam tut"},{"position":5,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":6,"surface":"ٱلسَّرْدِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-ر-د","rootLatin":"s-r-d","lemma":"سَرْد","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"dokuma"},{"position":7,"surface":"وَٱعْمَلُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ع-م-ل","rootLatin":"ʿ-m-l","lemma":"عَمِلَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî, nunun düşmesi üzere mebnî","gloss":"ve işleyin"},{"position":8,"surface":"صَـٰلِحًا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ص-ل-ح","rootLatin":"ṣ-l-ḥ","lemma":"صَالِح","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"yararlı iş"},{"position":9,"surface":"إِنِّى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"doğrusu ben"},{"position":9,"surface":"ى","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"ben"},{"position":10,"surface":"بِمَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":10,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"şey"},{"position":11,"surface":"تَعْمَلُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-م-ل","rootLatin":"ʿ-m-l","lemma":"عَمِلَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"yapıyorsunuz"},{"position":12,"surface":"بَصِيرٌ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ب-ص-ر","rootLatin":"b-ṣ-r","lemma":"بَصِير","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"görenim"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Hz. Davud'a verilen özel lütufları ve ona emredilen işleri dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır. Özellikle 'sâbiğât' ve 'serd' kelimeleri, zırh yapımındaki ustalığı ve sağlamlığı vurgularken, 'amel' kelimesi hem maddi hem de manevi eylemlerin önemini ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"ٱعْمَلْ","root":"ع م ل","rootLatin":"a-m-l","meaning":"Yap, iş yap, eylemde bulun anlamındadır ve Hz. Davud'a zırh yapma emrini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'amel' kelimesini, irade ve kasıtla yapılan her türlü iş olarak tanımlar. Ayetteki 'i'mel' emri, Hz. Davud'a demiri işleyerek zırh yapma eylemini, yani belirli bir beceri ve çaba gerektiren bir faaliyeti emretmektedir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'amel'i, fiilin özel bir türü olarak ele alır ve genellikle faydalı ve kasıtlı eylemler için kullanıldığını belirtir. Ayetteki kullanımı, Hz. Davud'un demiri işleyerek zırh yapma eyleminin hem faydalı hem de Allah'ın emriyle kasıtlı bir eylem olduğunu gösterir."}]},{"word":"سَـٰبِغَـٰتٍ","root":"س ب غ","rootLatin":"s-b-ğ","meaning":"Geniş, uzun ve bol zırhlar anlamına gelir; zırhın koruyuculuğunu ve tamlığını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'sâbiğât' kelimesini 'tam ve geniş zırhlar' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, Hz. Davud'a düşman saldırılarından tam koruma sağlayacak, vücudu tamamen örten zırhlar yapması emredilmektedir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'sâbiğât'ı 'uzun ve yere kadar uzanan zırhlar' olarak yorumlar. Bu, zırhın sadece bir kısmı değil, tüm bedeni kaplayacak şekilde geniş ve koruyucu olmasının önemini vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sebğ' kökünü 'bir şeyin bol ve tam olması' olarak açıklar. 'Sâbiğât' kelimesi de bu kökten türeyerek, Hz. Davud'un yaptığı zırhların sadece var olmakla kalmayıp, aynı zamanda işlevini tam olarak yerine getirecek şekilde geniş ve yeterli olmasını ifade eder."}]},{"word":"وَقَدِّرْ","root":"ق د ر","rootLatin":"k-d-r","meaning":"Ölçülü yap, uygun bir şekilde ayarla, takdir et anlamındadır; zırhın dokumasında hassasiyeti ve ustalığı ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'kaddir' fiilini 'ölçülü ve uygun bir şekilde yap' olarak açıklar. Ayetteki 'serd' ile birlikte kullanıldığında, zırhın halkalarını birbirine geçirirken ne çok sıkı ne de çok gevşek, tam kararında bir ölçüyle yapılması gerektiğini belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kadr' kökünü 'bir şeyin miktarını, ölçüsünü ve durumunu bilmek' olarak tanımlar. 'Kaddir' emri, Hz. Davud'a zırhın dokumasında gerekli olan hassasiyeti, dengeyi ve ustalığı göstermesini, yani her bir halkayı doğru bir ölçüyle yerleştirmesini emreder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'kaddir' fiilinin 'bir şeyi uygun bir ölçüye göre yapmak' anlamına geldiğini belirtir. Bu bağlamda, zırhın halkalarının birbirine geçirilmesinde, ne çok dar ne de çok geniş bırakılmayarak, tam isabetli bir ölçüyle yapılması gerektiğini vurgular."}]},{"word":"ٱلسَّرْدِ","root":"س ر د","rootLatin":"s-r-d","meaning":"Zırhın dokuması, halkalarının birbirine geçirilmesi anlamına gelir; zırh yapımındaki işçiliği ve sağlamlığı ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'serd' kelimesini 'zırhın halkalarını birbirine geçirme' olarak açıklar. Ayetteki 'kaddir fi's-serd' ifadesi, bu dokuma işleminin sağlam ve ustaca yapılması gerektiğini vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'serd'i 'zırhın halkalarının birbirine bağlanması' olarak yorumlar. Bu, zırhın dayanıklılığını ve işlevselliğini sağlayan temel işçiliği ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'serd' kökünü 'bir şeyi düzenli bir şekilde birbirine eklemek, dizmek' olarak açıklar. Ayetteki 'serd' kelimesi, zırhın halkalarının birbiri ardına, düzenli ve sağlam bir şekilde örülerek bir bütün oluşturmasını ifade eder."}]},{"word":"صَـٰلِحًا","root":"ص ل ح","rootLatin":"s-l-h","meaning":"İyi, doğru, yararlı işler anlamına gelir; hem maddi hem de manevi açıdan faydalı eylemleri kapsar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'salâh' kelimesini 'fesadın zıttı' olarak tanımlar ve bir şeyin doğru, iyi ve faydalı olması anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'i'melû sâlihan' emri, Hz. Davud ve ümmetine, sadece zırh yapmak gibi maddi işlerde değil, aynı zamanda genel olarak Allah'ın rızasına uygun, topluma faydalı ve ahlaki açıdan doğru işler yapmalarını emreder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'salih amel' kavramının Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu ve hem Allah'a karşı görevleri hem de insanlara karşı sorumlulukları kapsadığını belirtir. Ayetteki 'sâlihan' kelimesi, zırh yapımındaki ustalık gibi dünyevi faydaların yanı sıra, Allah'a kulluk ve toplumsal adalet gibi manevi faydaları da içeren her türlü hayırlı eylemi ifade eder."}]},{"word":"بَصِيرٌ","root":"ب ص ر","rootLatin":"b-s-r","meaning":"Görendir, her şeyi hakkıyla bilendir anlamındadır; Allah'ın kullarının tüm eylemlerinden haberdar olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'basar' kökünü 'görme duyusu' ve mecazi olarak 'idrak etme, bilme' olarak açıklar. 'Basîr' kelimesi ise Allah için kullanıldığında, O'nun her şeyi en ince ayrıntısına kadar gördüğünü, bildiğini ve hiçbir şeyin O'ndan gizli kalmadığını ifade eder. Ayetteki 'innî bimâ ta'melûne basîr' ifadesi, Allah'ın kullarının tüm amellerini, niyetlerini ve sonuçlarını eksiksiz bir şekilde bildiğini vurgulayarak bir uyarı ve teşvik niteliği taşır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'basîr' isminin Allah için kullanıldığında, O'nun her şeyi kuşatan ilmini ve görme sıfatını ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, Allah'ın Hz. Davud'un zırh yapımındaki ustalığını ve genel olarak tüm salih amellerini tam olarak gördüğü ve karşılığını vereceği mesajı verilmektedir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sebe' Sûresi** · *34/11*
- **Sebe' Sûresi** · *34/11*
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *SABAH 23/11*
- **Sohbet Arası Sohbetler CD 16** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *SABAH 23/11*
- **Sebe' Sûresi** · *34/11*
- **Sebe' Sûresi** · *34/11*
- **Sebe' Sûresi** · *34/11*
- **Sebe' Sûresi** · *34/11*
