# Sebe' Sûresi, 17. Âyet (34:17)

> ذَٰلِكَ جَزَيْنَـٰهُم بِمَا كَفَرُوا۟ ۖ وَهَلْ نُجَـٰزِىٓ إِلَّا ٱلْكَفُورَ

*Żâlike cezeynâhum bimâ keferû(s) vehel nucâzî illâ-lkefûr(a)*

**Meal (Diyanet):** Nimetlere karşı nankörlük etmeleri sebebiyle onları işte böyle cezalandırdık. Biz (bu şekilde) ancak nankörleri cezalandırırız.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/34/17

---

## Tefsir

{"topics":["kufur-sirk","ahiret-mukafat","imtihan-bela"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnî; mübteda konumunda","gloss":"işte böylece"},{"position":2,"surface":"جَزَيْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ز-ي","rootLatin":"j-z-y","lemma":"جَزَى","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"cezalandırdık"},{"position":2,"surface":"هُم","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahalde mebnî","gloss":"onları"},{"position":3,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"yüzünden"},{"position":3,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Masdariyye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ki"},{"position":4,"surface":"كَفَرُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَفَرَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî; 'mâ' masdariyye ile masdar te'vilinde mecrûr","gloss":"inkar ettiler"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"هَلْ","pos":"harf","posDetail":"İstifham Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَلْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"mı"},{"position":6,"surface":"نُجَازِي","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ج-ز-ي","rootLatin":"j-z-y","lemma":"جَازَى","form":"Mufâ'ale","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"ceza veririz"},{"position":7,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"Hasr Edatı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ancak"},{"position":8,"surface":"ٱلْكَفُورَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil (Mübalağa)","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَفُور","form":"Fa'ûl","features":{"state":"Marife","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"nankör"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Sebe' halkının nankörlükleri (küfür) sebebiyle cezalandırılmasını konu edinir. Ayet, ilahi adaletin bir tecellisi olarak, inkarcıların ve nankörlerin akıbetini vurgulamaktadır. Temel kavramlar, ceza ve nankörlük ekseninde şekillenmektedir.","keyConcepts":[{"word":"جَزَيْنَـٰهُم","root":"ج ز ي","rootLatin":"c-z-y","meaning":"Onları cezalandırdık, karşılığını verdik anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cezâ kelimesi, bir fiilin karşılığı olarak verilen şeyi ifade eder; bu karşılık bazen hayır, bazen şer olabilir. Ayetteki 'cezeynâhum' ifadesi, Sebe' halkının küfürleri sebebiyle kendilerine verilen kötü karşılığı, yani cezayı belirtir. (el-Müfredât, s. 195)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Cezâ, bir şeyin karşılığıdır. Burada 'cezeynâhum' onların işledikleri küfrün karşılığı olarak kendilerine verilen musibetleri ve azabı ifade eder. Bu, mecazi olarak bir fiilin sonucunu belirtir. (Mecâzü'l-Kur'ân, I, 280)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Cezâ kavramı Kur'an'da genellikle ilahi adaletle ilişkilendirilir. Bir eylemin doğal veya ilahi sonucu olarak ortaya çıkan karşılığı ifade eder. Bu ayette, Sebe' halkının nankörlüklerinin (küfür) kaçınılmaz bir sonucu olarak ilahi cezayı temsil eder. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 205)"}]},{"word":"كَفَرُوا۟","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"İnkâr ettiler, nankörlük ettiler anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Küfür, örtmek ve gizlemek anlamına gelir. Burada 'keferû' Allah'ın nimetlerini örtmek, yani nankörlük etmek ve O'nun varlığını inkâr etmek anlamında kullanılmıştır. Sebe' halkının Allah'ın kendilerine verdiği nimetlere karşı nankörlüklerini ifade eder. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 360)"},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Küfür, bir şeyi örtmek demektir. Şeriat dilinde ise Allah'ın birliğini, peygamberlerini veya ahiret gününü inkâr etmek veya nimetlere nankörlük etmek anlamında kullanılır. Ayetteki 'keferû' ifadesi, Sebe' halkının Allah'ın kendilerine bahşettiği nimetlere karşı nankörlüklerini ve O'nun ayetlerini inkâr etmelerini vurgular. (el-Müfredât, s. 703)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Küfür, Kur'an'da sadece inançsızlık değil, aynı zamanda Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük ve şükürsüzlük anlamını da taşır. Sebe' Suresi'ndeki bu kullanım, Allah'ın lütuflarına karşı gösterilen nankörlüğün bir sonucu olarak ilahi cezayı meşrulaştırır. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 125)"}]},{"word":"نُجَـٰزِىٓ","root":"ج ز ي","rootLatin":"c-z-y","meaning":"Karşılığını veririz, ceza veririz anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Cezâ, bir fiilin karşılığıdır. 'Nücâzî' fiili, Allah'ın kullarının amellerine karşılık vermesini ifade eder. Bu ayette, Allah'ın nankörlere ceza vermesi, yani onların küfürlerinin karşılığını ödetmesi anlamında kullanılmıştır. (Nüzhetü'l-Kulûb, s. 105)"},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Cezâ, bir fiilin sonucudur. 'Nücâzî' fiili, Allah'ın adaletinin bir tecellisi olarak, nankörlerin hak ettikleri karşılığı alacaklarını belirtir. Bu, ilahi bir kanun olarak sunulur. (Basâiru Zevi't-Temyîz, II, 280)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Cezâ kelimesi, Kur'an'da hem olumlu hem de olumsuz karşılıklar için kullanılır. Ancak 'nücâzî illâ' kalıbıyla geldiğinde, genellikle olumsuz bir karşılığı, yani cezayı ifade eder. Bu ayette, Allah'ın sadece nankörlere ceza vereceği vurgulanarak, ilahi adaletin kesinliği belirtilir. (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi, s. 150)"}]},{"word":"ٱلْكَفُورَ","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"Çok nankör, inkarcı anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kefûr, mübalağa sigası olup, çok nankör veya çok inkarcı demektir. Nimetleri sürekli örten, şükretmeyen kişiyi ifade eder. Ayetteki 'el-kefûr' ifadesi, Sebe' halkının nankörlüklerinin derecesini ve sürekliliğini vurgular. (el-Müfredât, s. 703)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefûr, küfürde aşırı giden, nimetleri inkâr eden ve şükürden uzak duran kişidir. Bu ayette, Allah'ın sadece bu tür aşırı nankörlere ceza vereceği belirtilerek, ilahi adaletin hedefi netleştirilir. (el-Külliyyât, s. 785)"},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Kefûr, 'fâ'ûl' vezninde mübalağa ismidir ve küfrü çok olan, yani nimetleri sürekli inkâr eden ve şükürden kaçınan kişiyi ifade eder. Ayetteki 'el-kefûr' kelimesi, Sebe' halkının nankörlüklerinin sıradan bir durum olmadığını, aksine köklü ve sürekli bir karakter özelliği olduğunu gösterir. (Umdetü'l-Huffâz, III, 125)"}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sebe' Sûresi** · *34/17*
- **Sebe' Sûresi** · *34/17*
- **Sebe' Sûresi** · *34/17*
- **Sebe' Sûresi** · *34/17*
- **Sebe' Sûresi** · *34/17*
- **Sebe' Sûresi** · *34/17*
