# Sebe' Sûresi, 29. Âyet (34:29)

> وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَـٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ

*Veyekûlûne metâ hâżâ-lva'du in kuntum sâdikîn(e)*

**Meal (Diyanet):** "Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek" diyorlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/34/29

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, inkarcıların kıyamet veya azap vaadi hakkındaki alaycı ve meydan okuyucu sorularını dile getirmektedir. Temel olarak 'vaad'in ne zaman gerçekleşeceğine dair bir sorgulama ve 'doğruluk' iddiasına bir meydan okuma içermektedir.","keyConcepts":[{"word":"يَقُولُونَ","root":"ق و ل","rootLatin":"k-v-l","meaning":"İnkarcıların alaycı ve meydan okuyucu bir şekilde söz söylemeleri, ifade etmeleri.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول), bir şeyin dille ifade edilmesidir. Bu ayetteki 'yakûlûne' (يقولون) ifadesi, sadece bir söz söylemekten öte, inkarcıların alaycı bir tavırla, inanmadıkları bir vaadin gerçekleşme zamanını sorgulama eylemini vurgular. Bu, onların iman eksikliğini ve meydan okuyuşlarını gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول) kelimesi Kur'an'da bazen mecazi anlamlar da taşır. Burada 'yakûlûne' (يقولون), sadece bir söz söylemek değil, aynı zamanda bir iddiada bulunmak veya bir şeyi talep etmek anlamında kullanılmıştır. İnkarcılar, vaadin gerçekleşme zamanını sorarak, aslında o vaadin gerçekliğini sorgulamakta ve müminlere meydan okumaktadırlar."}]},{"word":"الْوَعْدُ","root":"و ع د","rootLatin":"v-'-d","meaning":"Allah'ın kıyamet, azap veya mükafat gibi gelecekte gerçekleşeceğini bildirdiği kesin hüküm ve söz.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Va'd (وعد), hayır veya şer ile ilgili bir haberin verilmesidir. Bu ayetteki 'el-va'd' (الوعد), inkarcıların alaycı bir şekilde sordukları, Allah'ın kıyamet veya azapla ilgili kesinleşmiş ve gerçekleşeceği bildirilen sözüdür. Onlar bu vaadin gerçekleşeceğine inanmadıkları için zamanını sorgulamaktadırlar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'va'd' (وعد) kavramı, genellikle Allah'ın insanlara yönelik kesin ve değişmez taahhütlerini ifade eder. Bu, hem müminlere cennet gibi mükafat vaadini hem de inkarcılara azap vaadini kapsar. Sebe' 29'daki 'el-va'd', inkarcıların alaycı bir dille sorguladığı, kendilerine yönelik azap veya kıyamet vaadidir ve bu, onların iman etmeyişlerinin bir göstergesidir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Va'd (وعد), bir şeyin gelecekte olacağına dair kesin bir haberdir. Ayette geçen 'el-va'd' (الوعد), Allah'ın inkarcılara yönelik azap veya kıyamet gününün geleceğine dair bildirdiği kesin sözdür. İnkarcılar, bu vaadin gerçekleşeceğine inanmadıkları için, müminlerin doğruluğunu sınamak amacıyla 'ne zaman?' diye sormaktadırlar."}]},{"word":"صَادِقِينَ","root":"ص د ق","rootLatin":"s-d-k","meaning":"Sözlerinde ve iddialarında doğru ve dürüst olanlar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sıdk (صدق), sözün veya inancın gerçeğe uygun olmasıdır. 'Sâdikîn' (صادقين) ifadesi, sözlerinde doğru olanları ifade eder. Ayetteki 'in kuntum sâdikîn' (إن كنتم صادقين) ifadesi, inkarcıların müminlere yönelik alaycı bir meydan okumasıdır; sanki müminlerin vaadin gerçekleşeceğine dair sözlerinin doğruluğunu sorgulamaktadırlar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'sıdk' (صدق) kavramı, sadece sözün doğru olmasını değil, aynı zamanda kişinin içsel inancının ve eylemlerinin de sözüyle uyumlu olmasını ifade eder. Sebe' 29'daki 'sâdikîn', inkarcıların müminlerin Allah'ın vaadi hakkındaki iddialarının samimiyetini ve doğruluğunu sorguladıkları bir bağlamda kullanılmıştır. Bu, onların müminlerin inancına karşı bir şüphe ve meydan okuma ifadesidir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Sıdk (صدق) kelimesi, bir haberin veya bilginin gerçekle örtüşmesi durumunu ifade eder. 'Sâdikîn' (صادقين) ise bu niteliğe sahip olanlardır. Ayetteki kullanım, inkarcıların, müminlerin kıyamet veya azap vaadi hakkındaki sözlerinin gerçekliğini ve doğruluğunu sorguladıklarını, bu sözlerin sadece bir iddia olup olmadığını sınadıklarını gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","musrikler","hesap-mizan"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"يَقُولُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatlarından etkilenmediği için merfû","gloss":"derler"},{"position":2,"surface":"مَتَىٰ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَتَىٰ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İstifham ismi olduğu için mebnî","gloss":"ne zaman"},{"position":3,"surface":"هَـٰذَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَـٰذَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İşaret ismi olduğu için mebnî","gloss":"bu"},{"position":4,"surface":"ٱلْوَعْدُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"و-ع-د","rootLatin":"w-'-d","lemma":"وَعْد","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"İsm-i işaretten sonra gelen ve ona bedel olan marife isim olduğu için merfû","gloss":"vaad"},{"position":5,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"eğer"},{"position":6,"surface":"كُنْتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"iseniz"},{"position":7,"surface":"صَـٰدِقِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ص-د-ق","rootLatin":"s-d-q","lemma":"صَادِق","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"كَانَ fiilinin haberi olduğu için mansûb","gloss":"doğru sözlüler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sebe' Sûresi** · *34/29*
- **Sebe' Sûresi** · *34/29*
- **Sebe' Sûresi** · *34/29*
- **Sebe' Sûresi** · *34/29*
- **Sebe' Sûresi** · *34/29*
- **Sebe' Sûresi** · *34/29*
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Baba 19-53*
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Baba 19-53*
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Baba 19-53*
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Baba 19-53*
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Baba 19-53*
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Baba 19-53*
