# Sebe' Sûresi, 30. Âyet (34:30)

> قُل لَّكُم مِّيعَادُ يَوْمٍ لَّا تَسْتَـْٔخِرُونَ عَنْهُ سَاعَةً وَلَا تَسْتَقْدِمُونَ

*Kul lekum mî'âdu yevmin lâ teste/ḣirûne ‘anhu sâ'aten velâ testakdimûn(e)*

**Meal (Diyanet):** De ki: "Sizin için belirlenen bir gün vardır ki, ondan ne bir saat geri kalabilirsiniz, ne de ileri geçebilirsiniz."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/34/30

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Sebe' Suresi'nin 30. ayeti, kıyamet gününün veya belirlenmiş bir vadenin kesinliğini ve değişmezliğini vurgulamaktadır. Ayet, bu vadenin zamanının ne ertelenebileceğini ne de öne alınabileceğini ifade ederek, ilahi takdirin mutlakiyetini dilbilimsel olarak ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"مِّيعَادُ","root":"و ع د","rootLatin":"v-a-d","meaning":"Belirlenmiş zaman, randevu, vaat edilen gün veya buluşma yeri.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'mî'âd' kelimesini 'va'd' kökünden türemiş bir isim olarak açıklar ve hem zaman hem de mekan anlamı taşıyabileceğini belirtir. Ayetteki bağlamda, 'mî'âd' kıyamet gününün veya azabın belirlenmiş, kesin ve kaçınılmaz zamanını ifade eder (el-Müfredât, s. 863)."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'mî'âd' kelimesini 'vaat edilen zaman' olarak yorumlar. Ayetteki kullanımıyla, Allah tarafından belirlenmiş ve kesinlikle gerçekleşecek olan bir günün vadesini mecazi olarak ifade ettiğini belirtir (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 177)."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'va'd' kökünün Kur'an'daki kullanımını incelerken, 'mî'âd'ın genellikle ilahi bir sözün veya hükmün gerçekleşeceği kesin zamanı ifade ettiğini belirtir. Bu ayette 'mî'âd', Allah'ın belirlediği ve asla şaşmayacak olan kıyamet veya hesap gününün vadesini vurgular."}]},{"word":"تَسْتَـْٔخِرُونَ","root":"أ خ ر","rootLatin":"e-h-r","meaning":"Geri kalmak, gecikmek, ertelemek.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'iste'hara' fiilinin 'geri kalmak, gecikmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'lâ testa'hirûne', belirlenen vadeden bir an bile geri kalınamayacağını, yani ertelenemeyeceğini kesin bir dille ifade eder (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 367)."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'te'ehhur' ve 'iste'har' kelimelerinin 'bir şeyin vaktinden sonra gelmesi' anlamını taşıdığını açıklar. Ayetteki olumsuz kullanımıyla, kıyamet gününün vaktinin asla geciktirilemeyeceği, ertelenemeyeceği vurgulanır (Basâiru Zevi't-Temyîz, c. 1, s. 102)."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'e-h-r' kökünün Kur'an'daki kullanımlarını analiz ederken, 'iste'hara' fiilinin 'bir şeyi sonraya bırakmak, ertelemek' anlamını taşıdığını belirtir. Bu ayette, ilahi takdirin mutlaklığı çerçevesinde, belirlenen vadenin ertelenmesinin imkansızlığına işaret eder."}]},{"word":"سَاعَةً","root":"س و ع","rootLatin":"s-v-'-","meaning":"Çok kısa bir zaman dilimi, an, saat.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sâ'a' kelimesini 'bir zamanın cüz'ü, az bir zaman' olarak tanımlar. Ayetteki 'sâ'aten' ifadesi, belirlenen vadeden en ufak bir zaman dilimi kadar bile sapma olmayacağını, yani vadenin mutlak kesinliğini pekiştirir (el-Müfredât, s. 421)."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'sâ'a' kelimesinin 'bir an, bir göz açıp kapama süresi' gibi çok kısa bir zaman dilimini ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, belirlenen vadenin hassasiyetini ve değişmezliğini vurgular (Nüzhetü'l-Kulûb, s. 288)."}]},{"word":"تَسْتَقْدِمُونَ","root":"ق د م","rootLatin":"k-d-m","meaning":"Öne geçmek, ilerlemek, erkene almak.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'istikdâm' fiilinin 'bir şeyi öne almak, vaktinden önce yapmak' anlamında kullanıldığını açıklar. Ayetteki 'lâ testakdimûne', belirlenen vadenin bir an bile öne alınamayacağını, yani vaktinden önce gerçekleşmesinin mümkün olmadığını ifade eder (Umdetü'l-Huffâz, c. 3, s. 200)."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'takaddüm' ve 'istikdâm' kelimelerinin 'bir şeyin vaktinden önce meydana gelmesi' anlamını taşıdığını belirtir. Ayetteki olumsuz kullanımıyla, kıyamet gününün veya belirlenen vadenin asla öne alınamayacağı, vaktinden önce gelmeyeceği vurgulanır (el-Külliyyât, s. 734)."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'k-d-m' kökünün Kur'an'daki kullanımlarını incelerken, 'istikdâm'ın ilahi takdirin mutlaklığı bağlamında, belirlenen zamanın değiştirilemezliğini ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, kıyamet gününün vadesinin ne ertelenebileceği ne de öne alınabileceği vurgulanır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","olum","kader"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قُلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"De ki"},{"position":2,"surface":"لَّكُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":2,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":3,"surface":"مِّيعَادُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"و-ع-د","rootLatin":"w-'-d","lemma":"مِيعَاد","form":"Mif'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"randevu, belirlenmiş zaman"},{"position":4,"surface":"يَوْمٍ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"bir gün"},{"position":5,"surface":"لَّا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":6,"surface":"تَسْتَـْٔخِرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"أ-خ-ر","rootLatin":"a-kh-r","lemma":"اِسْتَأْخَرَ","form":"İstif'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici bir edat bulunmadığı için merfû","gloss":"geri kalırsınız"},{"position":7,"surface":"عَنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":7,"surface":"هُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ondan"},{"position":8,"surface":"سَاعَةً","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-و-ع","rootLatin":"s-w-'-","lemma":"سَاعَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün fîh (zaman zarfı) olduğu için mansûb","gloss":"bir saat"},{"position":9,"surface":"وَلَا","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":9,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":10,"surface":"تَسْتَقْدِمُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-د-م","rootLatin":"q-d-m","lemma":"اِسْتَقْدَمَ","form":"İstif'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici bir edat bulunmadığı için merfû","gloss":"öne geçersiniz"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sebe' Sûresi** · *34/30*
- **Sebe' Sûresi** · *34/30*
- **Sebe' Sûresi** · *34/30*
- **Sebe' Sûresi** · *34/30*
- **Sebe' Sûresi** · *34/30*
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Baba 19-53*
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Baba 19-53*
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Baba 19-53*
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Baba 19-53*
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Baba 19-53*
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Baba 19-53*
- **Terzi Baba (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Sabah 6:30*
