# Sebe' Sûresi, 4. Âyet (34:4)

> لِّيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ ۚ أُو۟لَـٰٓئِكَ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ

*Liyecziye-lleżîne âmenû ve'amilû-ssâlihât(i)(c) ulâ-ike lehum maġfiratun verizkun kerîm(un)*

**Meal (Diyanet):** Allah'ın, iman edip salih amel işleyenleri mükafatlandırması için (her şey o kitapta tespit edilmiştir.) İşte onlar için bir bağışlanma ve bereketli bir rızık vardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/34/4

---

## Tefsir

{"topics":["ahiret-mukafat","iman","dirilis","cennet","cehennem"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın iman eden ve salih amel işleyenleri ödüllendireceğini, inkâr edenleri ise cezalandıracağını vurgulayarak, kıyamet gününde amellerin karşılığının verileceğini dilbilimsel bir kesinlikle ifade etmektedir. Özellikle 'iman', 'amel-i salih', 'mağfiret' ve 'rızık kerîm' kavramları, ayetin temel mesajını oluşturan anahtar unsurlardır.","keyConcepts":[{"word":"ءَامَنُوا۟","root":"أ م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"Allah'a ve O'nun gönderdiklerine kalben tasdik edip güvenmek ve bu güveni davranışlara yansıtmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İman, kalpte tasdik ve dil ile ikrarın birleşimidir. Ayetteki 'âmenû' ifadesi, sadece sözlü bir beyanı değil, aynı zamanda kalbin mutmain olmasını ve bu mutmainliğin getirdiği teslimiyeti ifade eder. Bu, Allah'ın vaadine güvenmenin bir sonucudur."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzuzu'ya göre 'iman' (emn kökünden), Kur'an'da sadece bir inanç değil, aynı zamanda bir 'güven' ve 'emniyet' duygusunu da içerir. Ayetteki 'âmenû' kelimesi, Allah'a güvenen ve O'nun vaatlerine karşı emniyet hisseden kişileri tanımlar; bu da onların ahiretteki ödüllerine olan inançlarını pekiştirir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'âmenû' kelimesini 'tasdîk ettiler' ve 'güvendiler' anlamında kullanır. Ayetteki bağlamda, Allah'ın vaatlerine ve kıyametin gerçekleşeceğine dair kesin bir tasdiki ifade eder ki bu tasdik, salih amellerin temelini oluşturur."}]},{"word":"وَعَمِلُوا۟","root":"ع م ل","rootLatin":"a-m-l","meaning":"İnancın gereği olarak iyi ve faydalı işler yapmak, salih amellerde bulunmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Amel, bir fiilin kasıtlı olarak yapılmasıdır. Ayetteki 'amilû' ifadesi, iman edenlerin sadece inanmakla kalmayıp, inançlarının bir yansıması olarak fiiliyata geçtiklerini, yani salih ameller işlediklerini belirtir. Bu, imanın tamamlayıcı unsurudur."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'amel' kelimesini 'kasıtlı olarak yapılan iş' olarak tanımlar. Ayetteki 'amilû' kelimesi, iman edenlerin bilinçli bir şekilde Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla iyi ve faydalı işler yaptıklarını, yani salih amelleri yerine getirdiklerini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, Kur'an'da 'amel'in genellikle 'salih' sıfatıyla birlikte kullanıldığını belirtir. Bu ayette de 'amelû' kelimesi, 'salihât' ile birlikte gelerek, yapılan işlerin sadece birer fiil olmaktan öte, Allah katında makbul ve faydalı işler olduğunu ifade eder. Bu, imanın pratik hayattaki tezahürüdür."}]},{"word":"ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ","root":"ص ل ح","rootLatin":"s-l-h","meaning":"İyi, doğru, faydalı ve Allah'ın rızasına uygun olan işler ve davranışlar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Salih, fesadın zıddıdır ve doğru, iyi, faydalı olanı ifade eder. Ayetteki 'es-sâlihât' kelimesi, iman edenlerin yaptıkları amellerin sadece fiil olmakla kalmayıp, aynı zamanda Allah'ın şeriatına uygun, topluma faydalı ve bireyin manevi gelişimine katkı sağlayan nitelikte olduğunu belirtir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'salihât'ı 'iyi işler' ve 'Allah'ın emrettiği şeyler' olarak açıklar. Bu ayette, iman edenlerin Allah'ın emirlerine uygun, doğru ve faydalı işler yaparak O'nun rızasını kazandıklarını ve bu amellerin karşılığını göreceklerini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'salih' kavramının Kur'an'da sadece ahlaki bir iyiliği değil, aynı zamanda bir 'uygunluk' ve 'doğruluk' anlamını da taşıdığını belirtir. Ayetteki 'es-sâlihât', Allah'ın evrensel düzenine ve insan fıtratına uygun, doğru ve yapıcı eylemleri ifade eder."}]},{"word":"مَّغْفِرَةٌ","root":"غ ف ر","rootLatin":"ğ-f-r","meaning":"Allah'ın günahları örtmesi, bağışlaması ve affetmesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mağfiret, günahları örtmek ve affetmektir. Ayetteki 'mağfiretün' kelimesi, iman edip salih amel işleyenlere Allah tarafından verilecek olan bir lütuf olarak günahlarının bağışlanacağını, böylece ahiretteki azaptan kurtulacaklarını ifade eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, mağfireti 'Allah'ın kulunun günahlarını örtmesi ve ona azap etmemesi' olarak tanımlar. Ayetteki 'mağfiretün' ifadesi, iman ve salih amel sahiplerine vaat edilen ilahi bir bağışlamayı, onların hatalarının affedilerek cennete layık görülmesini belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, mağfireti 'Allah'ın kulunun günahlarını örtmesi ve onu cezalandırmaması' olarak açıklar. Bu ayette, iman eden ve salih amel işleyenlerin, Allah'ın rahmetiyle günahlarından arındırılacakları ve bu sayede ilahi lütfa nail olacakları vurgulanır."}]},{"word":"وَرِزْقٌ","root":"ر ز ق","rootLatin":"r-z-q","meaning":"Allah tarafından verilen her türlü nimet, geçim kaynağı ve ihsan.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Rızık, Allah'ın canlılara verdiği her türlü nimettir. Ayetteki 'rızkun' kelimesi, iman edip salih amel işleyenlere ahirette verilecek olan cennet nimetlerini, maddi ve manevi tüm ihsanları kapsar. Bu, sadece dünyevi değil, ebedi bir nimeti ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, rızkı 'Allah'ın kullarına verdiği faydalı şeyler' olarak tanımlar. Ayetteki 'rızkun' ifadesi, iman ve salih amel sahiplerine ahirette verilecek olan bol ve sürekli nimetleri, cennetin güzelliklerini ve Allah'ın ikramlarını işaret eder."}]},{"word":"كَرِيمٌ","root":"ك ر م","rootLatin":"k-r-m","meaning":"Değerli, cömertçe verilmiş, şerefli ve bol.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kerîm, şerefli, değerli, cömert ve bol olanı ifade eder. Ayetteki 'kerîmun' kelimesi, 'rızık' kelimesini niteleyerek, iman edip salih amel işleyenlere verilecek olan rızkın sadece bir rızık olmadığını, aynı zamanda çok değerli, bol, kesintisiz ve şerefli bir rızık olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'kerîm'i 'cömert, değerli, şerefli' olarak açıklar. Ayetteki 'rızkun kerîmun' ifadesi, Allah'ın iman edenlere lütfedeceği rızkın sıradan bir geçim kaynağı değil, aksine çok değerli, bol ve sonsuz bir ikram olduğunu belirtir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'kerîm' kelimesini 'güzel, hoş ve bol' olarak açıklar. Bu ayette, iman eden ve salih amel işleyenlere verilecek olan rızkın niteliğini belirterek, bu rızkın hem maddi hem de manevi açıdan üstün ve değerli olduğunu ifade eder."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لِّيَجْزِىَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ج-ز-ي","rootLatin":"j-z-y","lemma":"جَزَى","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Nasb edatı olan 'لِـ' (lam-ı ta'lil) ile geldiği için mansûb","gloss":"karşılık versin diye","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"o kimseler ki","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":3,"surface":"ءَامَنُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ا-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"iman ettiler","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":4,"surface":"وَعَمِلُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-م-ل","rootLatin":"a-m-l","lemma":"عَمِلَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ve yaptılar","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":5,"surface":"ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ص-ل-ح","rootLatin":"s-l-h","lemma":"صَالِحَة","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için kesra ile mansûb (cem-i müennes salim)","gloss":"salih amelleri","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":6,"surface":"أُو۟لَـٰٓئِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أُولَٰئِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"işte onlar","binaDurumu":"Mebnî (ism-i işaret)","gorev":"Mübteda"},{"position":7,"surface":"لَهُم","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِـ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":7,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onlar","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":8,"surface":"مَّغْفِرَةٌۭ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"غ-ف-ر","rootLatin":"gh-f-r","lemma":"مَغْفِرَة","form":"Mef'ale","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Muahhar mübteda olduğu için merfû","gloss":"bir bağışlama","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mübteda"},{"position":9,"surface":"وَرِزْقٌۭ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ر-ز-ق","rootLatin":"r-z-q","lemma":"رِزْق","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki isme atfedildiği için merfû","gloss":"ve bir rızık","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Ma'tûf"},{"position":10,"surface":"كَرِيمٌۭ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ك-ر-م","rootLatin":"k-r-m","lemma":"كَرِيم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"cömertçe verilmiş","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Sıfat"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Liyecziye"},{"position":2,"translit":"lleżîne"},{"position":3,"translit":"âmenû"},{"position":4,"translit":"ve'amilû"},{"position":5,"translit":"ssâlihât(i)(c)"},{"position":6,"translit":"ulâ-ike"},{"position":7,"translit":"lehum"},{"position":8,"translit":"maġfiratun"},{"position":9,"translit":"verizkun"},{"position":10,"translit":"kerîm(un)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *34/4*
- **Sebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *34/4*
- **Sebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *34 / 4*
- **Sebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *34/4*
- **Sebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *34 / 4*
- **Sebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *34/4*
