# Sebe' Sûresi, 48. Âyet (34:48)

> قُلْ إِنَّ رَبِّى يَقْذِفُ بِٱلْحَقِّ عَلَّـٰمُ ٱلْغُيُوبِ

*Kul inne rabbî yakżifu bilhakki ‘allâmu-lġuyûb(i)*

**Meal (Diyanet):** De ki: "Şüphesiz Rabbim gerçeği ortaya koyar. O, gaybleri hakkıyla bilendir."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/34/48

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın mutlak kudretini ve ilmini vurgulayarak, hakkı batıla üstün kıldığını ifade eder. Özellikle 'yakzifu' fiili ve 'allâmü'l-ğuyûb' sıfatı, ilahi iradenin ve bilginin kapsamını dilbilimsel olarak derinleştirir.","keyConcepts":[{"word":"يَقْذِفُ","root":"ق ذ ف","rootLatin":"k-z-f","meaning":"Allah'ın hakkı batılın üzerine atması, fırlatması, onu ortadan kaldırması anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"K-z-f (قذف) kelimesi, bir şeyi uzağa atmak, fırlatmak anlamına gelir. Ayetteki 'yakzifu bi'l-hakkı' ifadesi, Allah'ın hakkı batılın üzerine atarak onu yok etmesi, batılı ortadan kaldırması ve hakkı galip kılması anlamında mecazi bir kullanımdır. Bu, ilahi kudretin batılı bertaraf etmedeki kesinliğini ve etkinliğini gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Bu ayetteki 'yakzifu bi'l-hakkı' ifadesi, mecazi bir anlatımdır. Allah'ın hakkı batılın üzerine atması, batılı hak ile ortadan kaldırması, onu mağlup etmesi ve yok etmesi demektir. Sanki hak, batılın üzerine fırlatılan bir taş gibi onu parçalar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'k-z-f' kökünden türeyen kelimeler genellikle bir şeyi şiddetle atmak, fırlatmak anlamında kullanılır. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın hakkı batılın üzerine fırlatarak onu yok etmesi ve ortadan kaldırması şeklinde, ilahi iradenin mutlak gücünü ve batıla karşı hakkın zaferini sembolize eder."}]},{"word":"بِٱلْحَقِّ","root":"ح ق ق","rootLatin":"h-k-k","meaning":"Gerçek, doğru, hakikat ve Allah'ın kendisi tarafından belirlenen mutlak doğru anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"H-k-k (حق) kelimesi, bir şeyin sabit ve doğru olması, şüphe götürmemesi anlamına gelir. Kur'an'da hem Allah'ın isimlerinden biri olarak (el-Hak) hem de hakikati, doğruyu, adaleti ifade etmek için kullanılır. Bu ayette 'bi'l-hakkı' ifadesi, Allah'ın mutlak ve değişmez hakikatiyle batılı ortadan kaldırmasını vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Hak (حق), varlığı sabit olan, doğru olan ve şüpheye yer bırakmayan şeydir. Allah'ın hak ile batılı ortadan kaldırması, O'nun mutlak adaletinin ve hakikatini ortaya koymasının bir tezahürüdür. Bu, batılın hiçbir zaman hak karşısında duramayacağını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Hak kavramı Kur'an'da merkezi bir yere sahiptir ve genellikle Allah'ın kendisiyle özdeşleştirilir. 'Bi'l-hakkı' ifadesi, Allah'ın kendi hakikati, adaleti ve değişmez yasalarıyla batılı yok etmesini ifade eder. Bu, ilahi düzenin ve doğruluğun nihai zaferini simgeler."}]},{"word":"عَلَّـٰمُ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Çok iyi bilen, her şeyi kuşatan bilgiye sahip olan demektir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"A-l-m (علم) kökünden türeyen 'allâm' (علام) kelimesi, mübalağa sigası olup, çok bilen, ilmi her şeyi kuşatan anlamına gelir. Bu, Allah'ın ilminin sınırsızlığını ve her şeyi kapsayıcılığını ifade eder. Ayetteki 'allâmü'l-ğuyûb' ifadesi, Allah'ın sadece görünenleri değil, görünmeyenleri de en iyi şekilde bildiğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Allâm (علام), Allah'ın sıfatlarından olup, ilmi her şeyi kuşatan, gizli ve açık hiçbir şeyin O'nun ilminden kaçmadığı anlamına gelir. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın gaybı bilmesiyle, hakkı batıldan ayırma ve batılı ortadan kaldırma kudretinin kaynağını açıklar."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Allâm kelimesi, 'alîm' kelimesinden daha yoğun bir anlam taşır ve Allah'ın ilminin sonsuzluğunu, her şeyi en ince ayrıntısına kadar bildiğini ifade eder. 'Allâmü'l-ğuyûb' terkibi, Allah'ın sadece geçmişi ve bugünü değil, geleceği ve tüm gizli şeyleri de bildiğini, bu bilginin O'nun hakkı batıldan ayırmasındaki temel dayanağı olduğunu gösterir."}]},{"word":"ٱلْغُيُوبِ","root":"غ ي ب","rootLatin":"ğ-y-b","meaning":"Görünmeyenler, gizli olanlar, insan idrakinin ötesindeki sırlar ve gelecek demektir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ğ-y-b (غيب) kelimesi, gözden kaybolan, gizli kalan, idrak edilemeyen şeyler için kullanılır. 'El-ğuyûb' (الغيوب) ise bunun çoğuludur ve Allah'tan başka kimsenin bilemediği, geleceğe dair sırlar ve bilinmeyenler anlamına gelir. Ayetteki 'allâmü'l-ğuyûb' ifadesi, Allah'ın bu gizli ve görünmeyen her şeyi tam olarak bildiğini vurgular."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Gayb (غيب), insan duyularının ve aklının ulaşamadığı, gizli kalmış her şeydir. Kur'an'da bu kavram, genellikle Allah'ın mutlak ilmine atıfta bulunmak için kullanılır. 'Allâmü'l-ğuyûb' terkibi, Allah'ın sadece görünen âlemi değil, aynı zamanda tüm gizli âlemleri ve geleceği de bildiğini, bu bilginin O'nun kudretinin bir parçası olduğunu ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Gayb kavramı, Kur'an'da Allah'ın mutlak ve aşkın bilgisini ifade eden temel kavramlardan biridir. İnsan için gizli olan, gelecekteki olaylar, ruhun mahiyeti gibi konular gayb kapsamına girer. Ayetteki 'allâmü'l-ğuyûb' ifadesi, Allah'ın bu gaybı tam olarak bilmesiyle, hakkı batıldan ayırma ve batılı ortadan kaldırma gücünün kaynağını gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["gayb","tevhid","vahiy-kuran"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قُلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَوْل","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"De ki"},{"position":2,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz"},{"position":3,"surface":"رَبِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"Rabb"},{"position":3,"surface":"ى","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"benim"},{"position":4,"surface":"يَقْذِفُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-ذ-ف","rootLatin":"q-dh-f","lemma":"قَذْف","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"atar, ortadan kaldırır"},{"position":5,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":5,"surface":"ٱلْحَقِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ق-ق","rootLatin":"h-q-q","lemma":"حَقّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"hak"},{"position":6,"surface":"عَلَّـٰمُ","pos":"isim","posDetail":"Mübalağalı İsm-i Fâil","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلَّام","form":"Fa''âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû (veya bedel)","gloss":"çok iyi bilen"},{"position":7,"surface":"ٱلْغُيُوبِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"غ-ي-ب","rootLatin":"gh-y-b","lemma":"غَيْب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"gayblar, görünmeyenler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sebe' Sûresi** · *34/48*
- **Sebe' Sûresi** · *34/48*
- **Sebe' Sûresi** · *34/48*
- **Sebe' Sûresi** · *34/48*
- **Sebe' Sûresi** · *34/48*
- **Sebe' Sûresi** · *34/48*
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Baba 19-53*
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Baba 19-53*
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Baba 19-53*
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Baba 19-53*
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Baba 19-53*
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Baba 19-53*
