# Sebe' Sûresi, 53. Âyet (34:53)

> وَقَدْ كَفَرُوا۟ بِهِۦ مِن قَبْلُ ۖ وَيَقْذِفُونَ بِٱلْغَيْبِ مِن مَّكَانٍۭ بَعِيدٍ

*Vekad keferû bihi min kabl(u)(s) veyakżifûne bilġaybi min mekânin be'îd(in)*

**Meal (Diyanet):** Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi ve uzak bir yerden gayb hakkında atıp tutuyorlardı.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/34/53

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Sebe' Suresi 53. ayet, inkarcıların geçmişteki tutumlarını ve gayba yönelik asılsız iddialarını ele almaktadır. Ayet, 'küfür', 'gayb' ve 'uzak mekan' kavramları üzerinden, hakikati reddetme ve bilinmeyene dair spekülasyon yapma eylemlerini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"كَفَرُوا۟","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"Daha önce inkar etmişlerdi, hakikati örtbas etmişlerdi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'küfr' kelimesinin aslının bir şeyi örtmek olduğunu belirtir. Ayetteki 'keferû' ifadesi, inkarcıların Allah'ın ayetlerini ve peygamberin getirdiği hakikati bilerek örtbas etmeleri, gizlemeleri ve reddetmeleri anlamında kullanılmıştır. Bu, sadece inanmamak değil, aynı zamanda hakikati gizleme ve ona karşı çıkma eylemini de içerir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'küfr' kavramını Kur'an'ın temel zıtlıklarından biri olarak ele alır ve 'iman'ın karşıtı olduğunu vurgular. Bu ayetteki 'keferû' fiili, inkarcıların geçmişte Allah'ın birliğini ve peygamberin risaletini reddetme, yani hakikate karşı kör ve sağır kalma durumlarını ifade eder. Bu, sadece bir inançsızlık değil, aynı zamanda aktif bir reddediş ve karşı duruştur."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'küfr' kelimesinin mecazi anlamlarına da değinir. Ayetteki 'keferû' ifadesi, onların daha önce peygamberin getirdiği mesajı ve mucizeleri görmezden gelmeleri, onları yalanlamaları ve böylece hakikati örtmeleri anlamında mecazi bir kullanım taşır. Bu, sadece inkar değil, aynı zamanda hakikate karşı bir körlük ve direnç göstermektir."}]},{"word":"يَقْذِفُونَ","root":"ق ذ ف","rootLatin":"k-z-f","meaning":"Gayba dair asılsız iddialarda bulunuyorlar, atıp tutuyorlardı.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'kadf' kelimesinin 'atmak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'yakzifûne' fiili, inkarcıların gayb hakkında, yani bilmedikleri ve hakkında hiçbir delilleri olmayan konularda asılsız sözler söylemeleri, tahminlerde bulunmaları ve iftiralar atmaları anlamında kullanılmıştır. Bu, hakikate dayanmayan, boş ve temelsiz iddialarda bulunma eylemini ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'kadf' kelimesinin 'bir şeyi uzağa atmak' anlamının yanı sıra, 'iftira atmak' ve 'asılsız sözler söylemek' anlamlarına da geldiğini açıklar. Ayetteki 'yakzifûne bi'l-gayb' ifadesi, inkarcıların gayb hakkında, yani gelecekteki olaylar veya ahiret gibi bilinmeyen konularda, hiçbir bilgiye dayanmadan, sadece zan ve heva ile konuşmaları, iftira atmaları ve yalan söylemeleri anlamındadır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'kadf' fiilinin Kur'an'da genellikle olumsuz bir bağlamda, 'iftira atmak', 'suçlamak' veya 'asılsız iddialarda bulunmak' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki kullanımı da, inkarcıların gayb hakkında, yani Allah'ın bildiği ve insanlara bildirmediği konularda, kendi zanlarına dayanarak uydurma sözler sarf etmeleri, hakikati çarpıtmaları ve böylece insanları yanıltmaya çalışmaları eylemini vurgular."}]},{"word":"بِٱلْغَيْبِ","root":"غ ي ب","rootLatin":"ğ-y-b","meaning":"Görünmeyene, bilinmeyene dair.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'gayb' kelimesinin 'gözden kaybolan, gizli kalan' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'bi'l-gayb' ifadesi, inkarcıların Allah'ın ilmine ait olan, insanların duyuları veya akıllarıyla idrak edemeyecekleri, gelecekteki olaylar, ahiret halleri gibi bilinmeyen konular hakkında konuşmaları, asılsız iddialarda bulunmaları anlamında kullanılmıştır. Bu, insan bilgisinin ötesindeki alanlara dair spekülasyon yapmayı ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'gayb'ı 'insanların duyularıyla veya akıllarıyla ulaşamadığı, ancak Allah'ın bildiği şeyler' olarak tanımlar. Bu ayette 'bi'l-gayb' ifadesi, inkarcıların, Allah'ın kendilerine bildirmediği, dolayısıyla hakkında kesin bilgiye sahip olamayacakları konularda, yani gelecekteki olaylar, kıyamet, ahiret gibi meselelerde, zan ve tahminlere dayanarak konuşmaları ve asılsız iddialarda bulunmaları anlamındadır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'gayb' kavramının Kur'an'da 'insan algısının ötesindeki gerçeklik' olarak merkezi bir rol oynadığını belirtir. Ayetteki 'bi'l-gayb' ifadesi, inkarcıların, Allah'ın varlığı, ahiret, peygamberlik gibi iman esaslarını oluşturan ve insan aklının doğrudan kavrayamayacağı bu 'gayb' alanına dair, hiçbir delile dayanmadan, sadece kendi heva ve hevesleriyle asılsız iddialar ortaya atmalarını ifade eder. Bu, hakikati reddetmenin bir uzantısıdır."}]},{"word":"مَّكَانٍۭ بَعِيدٍ","root":"ب ع د","rootLatin":"b-'-d","meaning":"Uzak bir yerden, yani hakikatten ve doğru bilgiden uzak bir konumdan.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'mekân' kelimesinin 'yer' anlamına geldiğini ve 'ba'îd'in 'uzak' olduğunu belirtir. Ayetteki 'min mekânin ba'îd' ifadesi, mecazi bir anlam taşır. İnkarcıların gayba dair asılsız iddialarda bulunurken, hakikatten, doğru bilgiden ve vahiyden çok uzak bir konumda olduklarını, yani delilsiz ve dayanaksız konuştuklarını ifade eder. Bu, onların bilgiye değil, zanna dayalı konuşmalarını vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ba'îd' kelimesinin hem fiziksel uzaklığı hem de mecazi olarak 'hakikatten uzaklık', 'doğruluktan sapma' anlamlarını taşıdığını belirtir. Bu ayetteki 'min mekânin ba'îd' ifadesi, inkarcıların gayb hakkında konuşurken, doğru bilgiye, vahye ve akla uygun delillere dayanmaktan çok uzak bir noktada olduklarını, yani tamamen zan ve heva ile hareket ettiklerini mecazi olarak anlatır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ba'îd' kelimesinin Kur'an'da sadece mekansal uzaklığı değil, aynı zamanda 'hakikatten uzaklık', 'doğruluktan sapma' gibi soyut uzaklıkları da ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'min mekânin ba'îd' ifadesi, inkarcıların gayb hakkında söyledikleri sözlerin, hakikatten, vahiyden ve sağlam delillerden ne kadar uzak olduğunu, yani tamamen temelsiz ve asılsız olduğunu vurgulamak için kullanılmıştır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["gayb","kufur-sirk","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":1,"surface":"قَدْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tahkik","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"قَدْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"gerçekten","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Tahkîk edatı"},{"position":2,"surface":"كَفَرُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَفَرَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"inkar ettiler","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":3,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-e, -a","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":3,"surface":"هِۦ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onu","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":4,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den, -dan","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":5,"surface":"قَبْلُ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ق-ب-ل","rootLatin":"q-b-l","lemma":"قَبْل","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh hazfedildiği ve zamme üzere mebnî olduğu için","gloss":"önce","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Zaman zarfı"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":6,"surface":"يَقْذِفُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-ذ-ف","rootLatin":"q-dh-f","lemma":"قَذَفَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"dil uzatıyorlar","irabMarker":"nûn ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":7,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-e, -a","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":7,"surface":"ٱلْغَيْبِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"غ-ي-ب","rootLatin":"gh-y-b","lemma":"غَيْب","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gayba","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":8,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den, -dan","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":9,"surface":"مَّكَانٍۭ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"مَكَان","form":"Mef'al","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bir yerden","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":10,"surface":"بَعِيدٍۢ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat","root":"ب-ع-د","rootLatin":"b-'-d","lemma":"بَعِيد","form":"Fa'îl","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"uzak","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Sıfat"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Vekad"},{"position":2,"translit":"keferû"},{"position":3,"translit":"bihi"},{"position":4,"translit":"min"},{"position":5,"translit":"kabl(u)(s)"},{"position":6,"translit":"veyakżifûne"},{"position":7,"translit":"bilġaybi"},{"position":8,"translit":"min"},{"position":9,"translit":"mekânin"},{"position":10,"translit":"be'îd(in)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *34/53*
- **Sebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *34/53*
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Nusret Tura · *Baba 19/53*
- **Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)** — Nusret Tura · *Baba 19/53*
- **Sebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *34/53*
- **Sebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *34/53*
- **Sebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *34/53*
- **Sebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *34/53*
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Baba 19-53*
- **Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Baba 19-53*
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Baba 19-53*
- **Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Baba 19-53*
