# Sebe' Sûresi, 54. Âyet (34:54)

> وَحِيلَ بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ مَا يَشْتَهُونَ كَمَا فُعِلَ بِأَشْيَاعِهِم مِّن قَبْلُ ۚ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ فِى شَكٍّ مُّرِيبٍۭ

*Vehîle beynehum vebeyne mâ yeştehûne kemâ fu'ile bi-eşyâ'ihim min kabl(u)(c) innehum kânû fî şekkin murîb(in)*

**Meal (Diyanet):** Tıpkı daha önce benzerlerine yapıldığı gibi, kendileriyle arzuladıkları arasına bir engel konmuştur. Çünkü onlar derin bir şüphe içindeydiler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/34/54

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kıyamet gününde inkarcıların arzularına ulaşmalarının engellenmesini ve bunun geçmiş ümmetlerin akıbetine benzetilmesini ele almaktadır. Temel kavramlar, 'engel konulması', 'arzulama', 'benzerler' ve 'şüphe' etrafında dönerek, ilahi adaletin ve inkarcılığın sonuçlarının dilbilimsel derinliğini ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"وَحِيلَ","root":"ح و ل","rootLatin":"h-v-l","meaning":"Bir şeyin önüne geçmek, engel olmak, mani olmak anlamındadır ve burada inkarcıların arzuladıkları şeylere ulaşmalarının engellenmesini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'havl' kökünün bir şeyin durumunu değiştirmek, bir yerden başka bir yere geçmek anlamlarına geldiğini belirtir. 'Hîle' ise bir şeyi bir durumdan başka bir duruma çevirmek için yapılan gizli ve ince bir tedbirdir. Ayetteki 'hîle' (وَحِيلَ) ise, onların arzuladıkları şeylere ulaşmalarına engel olunması, yani durumlarının değiştirilmesi ve isteklerinden mahrum bırakılmaları anlamında kullanılmıştır."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'hâle beynehüm' ifadesinin 'onların arasına engel konuldu' anlamına geldiğini açıklar. Bu, onların istedikleri şeye ulaşmalarının önüne geçilmesi, yani bir engelle karşılaşmaları demektir. Ayetteki pasif yapı, bu engelin ilahi bir kudret tarafından konulduğunu vurgular."}]},{"word":"يَشْتَهُونَ","root":"ش ه و","rootLatin":"ş-h-v","meaning":"Şiddetli bir arzu, istek duymak anlamına gelir ve burada inkarcıların dünyevi veya uhrevi isteklerine işaret eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'şehvet' kelimesinin nefsin bir şeye duyduğu şiddetli arzu olduğunu belirtir. Bu arzu, bazen hayırlı, bazen de şerli olabilir. Ayetteki 'yeştehûne' (يَشْتَهُونَ) ise, inkarcıların dünyada arzuladıkları makam, mal veya ahirette arzulayacakları kurtuluş gibi şeylere ulaşma isteklerini ifade eder ki, bu istekleri engellenmiştir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'şehvet'in nefsin bir şeye meyletmesi ve onu istemesi olduğunu söyler. Ayetteki kullanım, onların dünyada peşinden koştukları veya ahirette pişmanlıkla arzulayacakları ancak ulaşamayacakları şeyleri kapsar. Bu, onların dünyadaki sapkın arzularının veya ahiretteki kurtuluş arzularının karşılıksız kalacağını gösterir."}]},{"word":"أَشْيَاعِهِم","root":"ش ي ع","rootLatin":"ş-y-'-","meaning":"Bir topluluğa mensup olanlar, benzerler, aynı yolu takip edenler anlamına gelir ve burada geçmiş ümmetlerdeki inkarcı topluluklara işaret eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'eşyâ' kelimesinin 'birbirine benzeyenler, aynı görüşü paylaşanlar' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'eşyâ'ihim' (أَشْيَاعِهِم) ifadesi, bu inkarcıların, kendilerinden önce yaşamış ve aynı inkarcı yolu takip etmiş olan topluluklara benzediğini ve onların akıbetine uğrayacaklarını vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'eşyâ' kelimesini 'emşâlühüm' (benzerleri) olarak açıklar. Bu, geçmişte yaşamış ve Allah'ın ayetlerini yalanlamış olan kavimlerin, bu ayette bahsedilen inkarcılarla aynı kaderi paylaşacaklarını, yani onların da helak edildikleri gibi helak edileceklerini mecazi bir anlatımla ifade eder."}]},{"word":"شَكٍّ","root":"ش ك ك","rootLatin":"ş-k-k","meaning":"Bir konuda tereddüt etmek, kesin bilgiye sahip olmamak, şüphe duymak anlamına gelir ve burada inkarcıların Allah'ın vaatleri ve ahiret hakkındaki tereddütlerini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'şekk' kelimesinin iki şey arasında tereddüt etmek, bir konuda kesin bir kanaate varamamak olduğunu belirtir. Ayetteki 'fî şekkin' (فِى شَكٍّ) ifadesi, inkarcıların ahiret, diriliş ve Allah'ın vaatleri hakkında derin bir şüphe içinde olduklarını, bu şüphenin onların inkarcılıklarının temelini oluşturduğunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'şekk' kavramının genellikle imanın zıttı olarak kullanıldığını ve hakikati kabul etmeme, tereddüt etme durumunu ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'şekk', inkarcıların Allah'ın ayetleri ve peygamberlerin getirdiği mesajlar karşısındaki kesin inançsızlıklarını ve bu inançsızlığın onları felakete sürüklediğini vurgular."}]},{"word":"مُّرِيبٍۭ","root":"ر ي ب","rootLatin":"r-y-b","meaning":"Şüphe uyandıran, endişe veren, kuşkuya sevk eden anlamına gelir ve burada inkarcıların şüphelerinin derinliğini ve rahatsız ediciliğini pekiştirir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'reyb' kelimesinin 'şekk'ten daha şiddetli bir şüphe olduğunu, kalpte bir rahatsızlık ve endişe uyandırdığını belirtir. 'Mürîb' (مُّرِيبٍۭ) ise, bu şüphenin kendisinin de şüphe uyandırıcı, rahatsız edici ve insanı huzursuz eden bir nitelikte olduğunu ifade eder. Ayetteki kullanımı, inkarcıların şüphelerinin sadece bir tereddüt değil, aynı zamanda onları içten içe kemiren bir endişe kaynağı olduğunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'reyb'in 'şekk'ten farklı olarak, sadece zihinsel bir tereddüt değil, aynı zamanda kalpte bir huzursuzluk ve endişe yaratan bir şüphe olduğunu açıklar. 'Mürîb' kelimesi, bu şüphenin o kadar derin ve rahatsız edici olduğunu ki, başkalarında da şüphe uyandırabilecek bir nitelikte olduğunu veya kişinin kendisini sürekli bir endişe içinde bıraktığını vurgular. Bu, inkarcıların durumunun ne kadar vahim olduğunu gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["ahiret-mukafat","cehennem","musrikler","kufur-sirk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"حِيلَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ح-و-ل","rootLatin":"H-W-L","lemma":"حَالَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"engel konuldu"},{"position":2,"surface":"بَيْنَ","pos":"zarf","posDetail":"Mekân Zarfı","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"B-Y-N","lemma":"بَيْنَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"aralarına"},{"position":2,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":3,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":3,"surface":"بَيْنَ","pos":"zarf","posDetail":"Mekân Zarfı","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"B-Y-N","lemma":"بَيْنَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Atfedildiği için mansûb","gloss":"arasına"},{"position":4,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî","gloss":"şeyler"},{"position":5,"surface":"يَشْتَهُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ش-ه-و","rootLatin":"Ş-H-W","lemma":"اِشْتَهَى","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"arzuladıkları"},{"position":6,"surface":"كَمَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih ve Masdariye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَمَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"nitekim"},{"position":7,"surface":"فُعِلَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ف-ع-ل","rootLatin":"F-'-L","lemma":"فَعَلَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yapıldı"},{"position":8,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"e"},{"position":8,"surface":"أَشْيَاعِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ي-ع","rootLatin":"Ş-Y-'","lemma":"أَشْيَاع","form":"Mücerred","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"benzerlerine"},{"position":8,"surface":"هِم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":9,"surface":"مِّن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"den"},{"position":10,"surface":"قَبْلُ","pos":"zarf","posDetail":"Zaman Zarfı","root":"ق-ب-ل","rootLatin":"Q-B-L","lemma":"قَبْل","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh hazfedildiği ve niyet edildiği için damme üzere mebnî","gloss":"daha önce"},{"position":11,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Müşebbehe Bil-Fiil","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"şüphesiz"},{"position":11,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"onlar"},{"position":12,"surface":"كَانُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nakıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"K-W-N","lemma":"كَانَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idiler"},{"position":13,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde"},{"position":14,"surface":"شَكٍّۢ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ش-ك-ك","rootLatin":"Ş-K-K","lemma":"شَكّ","form":"Mücerred","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"şüphe"},{"position":15,"surface":"مُّرِيبٍۭ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ر-ي-ب","rootLatin":"R-Y-B","lemma":"مُرِيب","form":"İf'âl","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"endişe verici"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sebe' Sûresi** · *34/54*
- **Sebe' Sûresi** · *34/54*
- **Sebe' Sûresi** · *34/54*
- **Sebe' Sûresi** · *34/54*
