# Sebe' Sûresi, 6. Âyet (34:6)

> وَيَرَى ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ ٱلَّذِىٓ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ هُوَ ٱلْحَقَّ وَيَهْدِىٓ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ

*Veyerâ-lleżîne ûtû-l'ilme-lleżî unzile ileyke min rabbike huve-lhakka veyehdî ilâ sirâti-l'azîzi-lhamîd(i)*

**Meal (Diyanet):** Kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilen Kur'an'ın gerçek olduğunu ve onun, mutlak güç sahibi ve övgüye layık Allah'ın yoluna ilettiğini görürler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/34/6

---

## Tefsir

{"topics":["vahiy-kuran","ilim-hikmet","hidayet-dalalet","esma-i-husna"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَيَرَى","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-أ-ي","rootLatin":"r-'-y","lemma":"رَأَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"ve görür/bilir"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Fâil olduğu için mahallen merfû","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"أُوتُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ء-ت-ي","rootLatin":"'-t-y","lemma":"أَتَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"verildiler"},{"position":4,"surface":"ٱلْعِلْمَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عِلْم","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"ilim"},{"position":5,"surface":"ٱلَّذِىٓ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِي","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mahallen mansûb","gloss":"o ki"},{"position":6,"surface":"أُنزِلَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ن-ز-ل","rootLatin":"n-z-l","lemma":"أَنْزَلَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"indirildi"},{"position":7,"surface":"إِلَيْكَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"sana"},{"position":7,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"sen"},{"position":8,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":9,"surface":"رَّبِّكَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Rabbin"},{"position":9,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"senin"},{"position":10,"surface":"هُوَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Fâil olduğu için mahallen merfû","gloss":"o"},{"position":11,"surface":"ٱلْحَقَّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ق-ق","rootLatin":"ḥ-q-q","lemma":"حَقّ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"hak"},{"position":12,"surface":"وَيَهْدِىٓ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","lemma":"هَدَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"ve hidayet eder/yol gösterir"},{"position":13,"surface":"إِلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-e, -a"},{"position":14,"surface":"صِرَٰطِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-ر-ط","rootLatin":"ṣ-r-ṭ","lemma":"صِرَاط","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yol"},{"position":15,"surface":"ٱلْعَزِيزِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Sıfat","root":"ع-ز-ز","rootLatin":"'-z-z","lemma":"عَزِيز","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"güçlü, aziz"},{"position":16,"surface":"ٱلْحَمِيدِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Sıfat","root":"ح-م-د","rootLatin":"ḥ-m-d","lemma":"حَمِيد","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"hamde layık, övülmüş"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, ilim sahiplerinin vahyin hakikatini idrak etmelerini ve onun Allah'ın doğru yoluna iletici niteliğini vurgular. Anahtar kavramlar, bilginin kaynağını, hakikatin mahiyetini ve Allah'ın sıfatlarını dilbilimsel bir derinlikle ele alır.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْعِلْمَ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Bu bağlamda, Allah tarafından verilen ve vahyin hakikatini idrak etmeyi sağlayan bilgi ve anlayıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlim, bir şeyi olduğu gibi idrak etmektir. Bu ayetteki 'ilim', Allah'ın kullarına bahşettiği, vahyin doğruluğunu ve hakikatini kavrama yeteneğidir. Bu, sadece bilgi birikimi değil, aynı zamanda derin bir anlayış ve basirettir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"İlim, bir şeyin hakikatini kavramaktır. Ayetteki 'kendilerine ilim verilenler' ifadesi, Allah'ın kendilerine Kur'an'ın hakikatini ve peygamberliğin doğruluğunu idrak etme yeteneği bahşettiği kimseleri ifade eder. Bu ilim, sadece dünyevi bilgi değil, aynı zamanda manevi bir idraktir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'ilm' kavramı, genellikle Allah'tan gelen vahiy bilgisiyle ilişkilidir ve bu bilgi, insanı hakikate ulaştıran yegane kaynaktır. Ayetteki 'ilim', vahyin doğruluğunu tasdik etme ve onun yol göstericiliğini anlama yeteneğini ifade eder."}]},{"word":"أُنزِلَ","root":"ن ز ل","rootLatin":"n-z-l","meaning":"Allah tarafından Peygamber'e vahyedilen, gökten indirilmiş olan Kur'an'ı ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nüzul, bir şeyin yukarıdan aşağıya inmesi demektir. Ayetteki 'üunzile' fiili, Kur'an'ın Allah katından, yani semadan Peygamber'e vahyedilerek indirildiğini belirtir. Bu, vahyin ilahi kaynağını ve kutsiyetini vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Nüzul, mecazi olarak bir şeyin bir yerden başka bir yere gelmesi anlamına da gelir. Ancak bu ayetteki 'üunzile', Kur'an'ın Allah tarafından Peygamber'e vahyedilmesi ve ona ulaştırılması anlamındadır. Bu, vahyin ilahi bir emirle gerçekleştiğini gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Nüzul, Allah'ın kelamının Cebrail aracılığıyla Peygamber'e ulaştırılmasıdır. Ayetteki 'üunzile', Kur'an'ın ilahi bir menşeden geldiğini ve Peygamber'e özel olarak indirildiğini ifade eder, bu da onun hakikatini pekiştirir."}]},{"word":"ٱلْحَقَّ","root":"ح ق ق","rootLatin":"h-k-k","meaning":"Vahyin mutlak doğruluğunu, gerçekliğini ve değişmezliğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hak, bir şeyin sabit ve doğru olmasıdır. Ayetteki 'el-hak' kelimesi, Kur'an'ın Allah katından gelmesi sebebiyle mutlak doğru, gerçek ve şüphe götürmez olduğunu ifade eder. Bu, onun temel bir niteliğidir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Hak, varlığı sabit olan ve inkârı mümkün olmayan şeydir. Bu ayette 'el-hak', Kur'an'ın içeriğinin ve mesajının kesinlikle doğru olduğunu, hiçbir yanlışlık veya çelişki barındırmadığını belirtir. İlim sahipleri bunu idrak eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kur'an'da 'hak' kavramı, genellikle Allah'ın varlığı, birliği, adaleti ve vahyinin doğruluğu gibi temel inanç esaslarını ifade eder. Bu ayette 'el-hak', indirilen vahyin, yani Kur'an'ın, mutlak ve değişmez bir gerçeklik olduğunu vurgular."}]},{"word":"يَهْدِىٓ","root":"ه د ى","rootLatin":"h-d-y","meaning":"Vahyin insanları doğru yola, yani Allah'ın belirlediği istikamete iletme işlevini belirtir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hidayet, doğru yolu göstermek ve o yola iletmektir. Ayetteki 'yehdi', Kur'an'ın insanları şaşkınlıktan ve sapkınlıktan kurtararak, Allah'ın rızasına uygun olan doğru yola yönlendirdiğini ifade eder. Bu, onun rehberlik vasfıdır."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Hidayet, birine doğru yolu tarif etmek ve onu o yola sevk etmektir. Bu ayette 'yehdi', indirilen vahyin, insanları Allah'ın belirlediği 'sırat-ı müstakim'e, yani güçlü ve hamde layık olan Allah'ın yoluna ulaştırdığını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'hidayet', Allah'ın insanlara doğru yolu göstermesi ve onları bu yola yönlendirmesi anlamında kullanılır. Ayetteki 'yehdi', vahyin, insanları Allah'ın iradesine uygun bir yaşama ve nihai kurtuluşa götüren bir rehber olduğunu vurgular."}]},{"word":"ٱلْعَزِيزِ","root":"ع ز ز","rootLatin":"a-z-z","meaning":"Allah'ın mutlak güç, üstünlük ve yenilmezlik sıfatını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Aziz, galip, güçlü ve yenilmez olandır. Bu ayette 'el-Aziz', Allah'ın kudretinin ve üstünlüğünün sınırsız olduğunu, hiçbir gücün O'na karşı gelemeyeceğini ve O'nun yolunun da bu üstünlükle korunmuş olduğunu belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Aziz, kendisine ulaşılamayan, galip gelinemeyen ve benzeri olmayan demektir. Ayetteki 'el-Aziz', Allah'ın mutlak gücünü ve yüceliğini ifade eder. O'nun yolu da bu azametle donatılmıştır ve takip edenleri korur."}]},{"word":"ٱلْحَمِيدِ","root":"ح م د","rootLatin":"h-m-d","meaning":"Allah'ın her türlü övgüye layık olduğunu, kemal sıfatlarıyla donatılmış olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hamid, övgüye layık olan, övülen demektir. Ayetteki 'el-Hamid', Allah'ın tüm kemal sıfatlarına sahip olması nedeniyle her türlü övgüye müstahak olduğunu ve O'nun yolunun da bu övgüye layık nitelikleri taşıdığını gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Hamid, övülen ve övgüye layık olan demektir. Bu ayette 'el-Hamid', Allah'ın zatında ve sıfatlarında mükemmel olduğunu, bu nedenle tüm hamd ve şükrün yalnızca O'na ait olduğunu vurgular. O'nun yolu da bu mükemmelliği yansıtır."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sebe' Sûresi** · *34/6*
- **Sebe' Sûresi** · *34/6*
- **Sebe' Sûresi** · *34/6*
- **Sebe' Sûresi** · *34/6*
- **Sebe' Sûresi** · *34/6*
- **Sebe' Sûresi** · *34/6*
