# Fâtır Sûresi, 24. Âyet (35:24)

> إِنَّآ أَرْسَلْنَـٰكَ بِٱلْحَقِّ بَشِيرًا وَنَذِيرًا ۚ وَإِن مِّنْ أُمَّةٍ إِلَّا خَلَا فِيهَا نَذِيرٌ

*İnnâ erselnâke bilhakki beşîran veneżîrâ(an)(c) ve-in min ummetin illâ ḣalâ fîhâ neżîr(un)*

**Meal (Diyanet):** Şüphesiz biz, seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/35/24

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, peygamberlerin temel görevlerini ve ilahi mesajın evrenselliğini vurgulamaktadır. 'Göndermek', 'müjdelemek', 'uyarmak' ve 'ümmet' kavramları üzerinden ilahi iletişimin mahiyeti ve tarihsel sürekliliği dilbilimsel olarak incelenmektedir.","keyConcepts":[{"word":"أَرْسَلْنَاكَ","root":"ر س ل","rootLatin":"r-s-l","meaning":"Allah'ın peygamberi bir görevle, bir mesajla göndermesi fiilidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'irsâl' (gönderme) kelimesinin, bir şeyi serbest bırakmak ve salıvermek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'erselnâke' ifadesi, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) Allah tarafından belirli bir görev ve mesajla, yani hakikatle serbest bırakılıp gönderildiğini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'erselnâke' ifadesini 'بعثناك' (seni gönderdik) olarak açıklar. Bu, Allah'ın peygamberi insanlara elçi olarak tayin etmesi ve onu bir misyonla görevlendirmesi anlamındadır. Ayetteki bağlamda, peygamberin ilahi bir iradeyle gönderildiğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'risâlet' (elçilik) kavramının Kur'an'daki merkeziyetini inceler. 'Erselnâke' fiili, Allah'ın insanlarla iletişim kurma biçimini, yani elçiler aracılığıyla mesajını iletmesini ifade eder. Bu, ilahi iradenin yeryüzündeki tezahürüdür."}]},{"word":"بَشِيرًا","root":"ب ش ر","rootLatin":"b-ş-r","meaning":"İyi haberler veren, müjdeleyen kişi anlamına gelir, özellikle cennet ve Allah'ın rızası gibi müjdeleri taşıyan peygamberler için kullanılır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'beşîr' kelimesinin 'müjdeleyici' anlamına geldiğini ve genellikle hayırlı haberler için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'beşîran' ifadesi, peygamberin iman edenlere Allah'ın rahmetini, cennetini ve mükafatını müjdeleyen rolünü vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'beşâret' kelimesinin, bir haberin insan derisinde (beşer) sevinç veya üzüntü belirtileri göstermesine neden olmasıyla ilgili olduğunu açıklar. 'Beşîran' ise, özellikle sevindirici haberleri getiren kişi demektir. Ayette, peygamberin iman edenlere umut veren yönünü ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'beşîr' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'nefsin sevinçle dolmasına sebep olan haberleri getiren' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette, peygamberin Allah'ın vaat ettiği güzellikleri insanlara duyuran elçi konumunu pekiştirir."}]},{"word":"وَنَذِيرًا","root":"ن ذ ر","rootLatin":"n-z-r","meaning":"Kötü sonuçlara karşı uyarıda bulunan, korkutan kişi anlamına gelir, özellikle Allah'ın azabına karşı uyaran peygamberler için kullanılır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'nezîr' kelimesini 'munzir' (uyarıcı) olarak açıklar. Bu, peygamberin insanları Allah'ın azabına karşı uyaran, onları kötü akıbetten sakındıran görevini ifade eder. Ayetteki 'nezîran' ifadesi, peygamberin sorumluluğunun bir diğer boyutunu, yani uyarıcılık görevini gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'inzâr' kelimesinin, korkutmak ve sakındırmak anlamına geldiğini, ancak bu korkutmanın bir bilgi ve uyarı ile birlikte olduğunu belirtir. 'Nezîran' ise, insanları gelebilecek bir tehlikeye karşı önceden uyaran kişidir. Ayette, peygamberin inkarcıları ve günahkarları Allah'ın azabına karşı uyaran rolünü vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'inzâr' kavramının Kur'an'da 'beşâret' ile birlikte, peygamberlik misyonunun iki temel direğini oluşturduğunu belirtir. 'Nezîran' ifadesi, peygamberin insanları yanlış yoldan dönmeye ve Allah'ın emirlerine uymaya çağıran, aksi takdirde karşılaşacakları sonuçları bildiren rolünü ifade eder."}]},{"word":"أُمَّةٍ","root":"أ م م","rootLatin":"ü-m-m","meaning":"Belirli bir zaman diliminde yaşayan, ortak bir inanç veya amaç etrafında toplanmış insan topluluğu veya milleti ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ümmet' kelimesinin, 'imam' (önder) kelimesiyle aynı kökten geldiğini ve bir önder veya ortak bir amaç etrafında toplanan topluluk anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ümmetin' ifadesi, geçmişte yaşamış her bir insan topluluğunu, her bir milleti kapsar."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ümmet' kelimesinin farklı anlamlarını sıralarken, 'bir peygamberin gönderildiği topluluk' anlamını da zikreder. Bu ayette, 'ümmetin' ifadesi, Allah'ın her topluluğa bir uyarıcı gönderdiği evrensel ilkesini pekiştirir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ümmet' kavramının Kur'an'da sadece etnik bir grup değil, aynı zamanda ortak bir inanç ve kaderi paylaşan bir topluluk anlamına geldiğini vurgular. Ayetteki 'ümmetin' ifadesi, ilahi mesajın ve uyarıcılığın tarih boyunca tüm insan topluluklarına ulaştığını gösterir."}]},{"word":"خَلَا","root":"خ ل و","rootLatin":"h-l-v","meaning":"Geçip gitmek, boş kalmak, bir şeyin sona ermesi veya bir yerin boşalması anlamına gelir; burada geçmiş ümmetler için kullanılmıştır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'halâ' fiilinin 'geçip gitmek', 'sona ermek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'illâ halâ fîhâ nezîr' ifadesi, geçmişte yaşamış her ümmetin sona erdiğini ve bu sona ermeden önce mutlaka bir uyarıcının onlara geldiğini ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'halâ' fiilinin 'bir şeyden boş kalmak' veya 'bir şeyin geçip gitmesi' anlamlarına geldiğini açıklar. Ayetteki kullanımı, 'geçmiş ümmetler' anlamında olup, bu ümmetlerin tarih sahnesinden çekildiğini ve her birinin kendi zamanında bir uyarıcıya sahip olduğunu vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'halâ' fiilinin 'geçmiş zaman' ve 'önceki nesiller' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, 'geçmiş her ümmet' ifadesiyle birlikte kullanılarak, ilahi uyarıcılığın tarihsel sürekliliğini ve evrenselliğini pekiştirir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["peygamberlik","tebligh","vahiy-kuran"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz"},{"position":1,"surface":"ـا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","number":"Cemi","gender":"Müzekker","irab":"Merfû"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen merfû","gloss":"Biz"},{"position":2,"surface":"أَرْسَلْنَـٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ر-س-ل","rootLatin":"r-s-l","lemma":"أَرْسَلَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","number":"Cemi","gender":"Müzekker","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"gönderdik"},{"position":2,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","number":"Müfred","gender":"Müzekker","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"seni"},{"position":3,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":3,"surface":"ٱلْحَقِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ق-ق","rootLatin":"h-q-q","lemma":"حَقّ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gerçek"},{"position":4,"surface":"بَشِيرًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ب-ش-ر","rootLatin":"b-ş-r","lemma":"بَشِير","form":"Fa'îl","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"müjdeci olarak"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"نَذِيرًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ن-ذ-ر","rootLatin":"n-dh-r","lemma":"نَذِير","form":"Fa'îl","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Önceki isme atfedildiği için mansûb","gloss":"uyarıcı"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değildir"},{"position":7,"surface":"مِّنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer (Zâide)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":8,"surface":"أُمَّةٍ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-م-م","rootLatin":"u-m-m","lemma":"أُمَّة","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ümmet"},{"position":9,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"İstisna Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ancak"},{"position":10,"surface":"خَلَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"خ-ل-و","rootLatin":"kh-l-w","lemma":"خَلَا","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","number":"Müfred","gender":"Müzekker","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"geçti"},{"position":11,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":11,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَا","form":"-","features":{"person":"3.","number":"Müfred","gender":"Müennes","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onun"},{"position":12,"surface":"نَذِيرٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ن-ذ-ر","rootLatin":"n-dh-r","lemma":"نَذِير","form":"Fa'îl","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"uyarıcı"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *35/24*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *35/24*
- **Fâtır Sûresi** · *35/24*
- **Fâtır Sûresi** · *35/24*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *35/24*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *Fatur, 35/24*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *Fatur, 35/24*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *35/24*
- **Terzi Baba (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *35/24*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *35/24*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *35/24*
- **Terzi Baba (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *35/24*
