# Fâtır Sûresi, 25. Âyet (35:25)

> وَإِن يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ جَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَـٰتِ وَبِٱلزُّبُرِ وَبِٱلْكِتَـٰبِ ٱلْمُنِيرِ

*Ve-in yukeżżibûke fekad keżżebe-lleżîne min kablihim câet-hum rusuluhum bilbeyyinâti vebi-zzuburi vebilkitâbi-lmunîr(i)*

**Meal (Diyanet):** (Ey Muhammed!) Eğer seni yalanlıyorlarsa bil ki, onlardan öncekiler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Oysa peygamberleri onlara apaçık delilleri, sahifeleri ve aydınlatıcı kitabı getirmişlerdi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/35/25

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Fâtır Suresi 25. ayet, peygamberlerin yalanlanması ve onlara indirilen ilahi mesajların mahiyeti üzerine odaklanmaktadır. Ayet, 'yalanlama', 'peygamberler', 'açık deliller', 'yazılı sayfalar' ve 'aydınlatıcı kitap' gibi temel kavramlar aracılığıyla ilahi tebliğin sürekliliğini ve inkarcılığın tarihsel bir olgu olduğunu vurgular.","keyConcepts":[{"word":"يُكَذِّبُوكَ","root":"ك-ذ-ب","rootLatin":"k-z-b","meaning":"Seni yalancı saymaları, peygamberlik iddianı reddetmeleri.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"K-z-b kökü, bir şeyin hakikatine aykırı söz söylemek veya bir şeyi gerçek dışı kabul etmek anlamındadır. Ayetteki 'yükezzibûke' ifadesi, Hz. Muhammed'in peygamberliğini ve getirdiği mesajı yalanlama, onu yalancı konumuna koyma eylemini ifade eder. Bu, sadece sözlü bir yalanlama değil, aynı zamanda tebliğin içeriğini reddetme ve inkâr etme anlamını taşır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'tekzîb' (yalanlama), sadece bir kişinin sözünü yalanlamak değil, aynı zamanda Allah'ın ayetlerini, peygamberlerin getirdiği mesajı ve ilahi hakikatleri reddetmek anlamında kullanılır. Bu ayetteki 'yükezzibûke' de, peygamberin getirdiği vahyi ve onun peygamberlik iddiasını topyekûn reddetmeyi ifade eder ki bu, önceki ümmetlerin peygamberlerine karşı takındığı tavrın bir benzeridir."}]},{"word":"رُسُلُهُم","root":"ر-س-ل","rootLatin":"r-s-l","meaning":"Allah tarafından kendilerine gönderilen elçiler, peygamberler.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"R-s-l kökü, bir şeyi göndermek, birini elçi olarak yollamak anlamındadır. 'Rusul' kelimesi, Allah tarafından insanlara doğru yolu göstermek ve ilahi emirleri tebliğ etmek üzere seçilip gönderilen elçileri ifade eder. Ayetteki 'rusuluhum', önceki ümmetlere gönderilen peygamberleri işaret eder ve onların da tıpkı Hz. Muhammed gibi yalanlandıklarını belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Resul, Allah'ın emirlerini ve yasaklarını insanlara ulaştırmak için gönderdiği kişidir. Nebi'den daha özel bir anlam taşır; zira Resul'e yeni bir şeriat veya kitap verilir. Ayetteki 'rusuluhum' ifadesi, bu peygamberlerin sadece birer uyarıcı değil, aynı zamanda ilahi mesajları ve delilleri getiren elçiler olduğunu vurgular."}]},{"word":"بِٱلْبَيِّنَـٰتِ","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","meaning":"Açık deliller, mucizeler ve hakikati gösteren kanıtlar.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"B-y-n kökü, bir şeyi açıklamak, ortaya koymak, belirgin kılmak anlamındadır. 'Beyyinât' ise, hakikati açıkça gösteren, şüpheye yer bırakmayan deliller ve mucizelerdir. Ayetteki 'bil-beyyinât', peygamberlerin getirdiği, doğruluğunu ispat eden apaçık kanıtları ve mucizeleri ifade eder ki bunlar, onların peygamberlik iddialarını destekleyen somut delillerdir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Beyyinât, Kur'an'da genellikle peygamberlerin doğruluğunu ispatlayan açık deliller, mucizeler ve ilahi ayetler için kullanılır. Bu kavram, mesajın anlaşılır ve ikna edici olduğunu, inkarcıların yalanlamalarının temelsiz olduğunu vurgular. Ayetteki kullanımı, önceki peygamberlerin de inkarcılara karşı bu tür açık delillerle donatılmış olduğunu gösterir."}]},{"word":"وَبِٱلزُّبُرِ","root":"ز-ب-ر","rootLatin":"z-b-r","meaning":"Yazılı sayfalar, küçük kitapçıklar veya ilahi vahiylerin kaydedildiği metinler.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Z-b-r kökü, yazmak, kaydetmek anlamındadır. 'Zubur' kelimesi, yazılmış sayfalar, küçük kitaplar veya ilahi vahiylerin kaydedildiği metinleri ifade eder. Ayetteki 'biz-zubur', peygamberlere indirilen ve yazılı hale getirilen ilahi mesajları, sahifeleri veya küçük kitapları belirtir. Bu, mesajın sadece sözlü değil, aynı zamanda yazılı bir formda da tebliğ edildiğini gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Zubur, Zebur kelimesinin çoğuludur ve yazılmış şeyleri, özellikle de ilahi kitapların parçalarını veya sahifelerini ifade eder. Bu ayette, peygamberlerin getirdiği ilahi mesajların, açık delillerin yanı sıra yazılı metinler halinde de sunulduğunu vurgular. Bu, mesajın korunmuşluğunu ve gelecek nesillere aktarılabilirliğini de ima eder."}]},{"word":"ٱلْمُنِيرِ","root":"ن-و-ر","rootLatin":"n-v-r","meaning":"Aydınlatıcı, yol gösterici, karanlıkları gideren.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"N-v-r kökü, ışık vermek, aydınlatmak anlamındadır. 'Munîr' ise, aydınlatan, ışık veren demektir. Ayetteki 'el-kitâbi'l-munîr' ifadesi, ilahi kitabın insanlığa doğru yolu gösteren, cehalet ve sapkınlık karanlıklarını dağıtan bir ışık kaynağı olduğunu vurgular. Bu, kitabın sadece bilgi değil, aynı zamanda hidayet ve rehberlik kaynağı olduğunu belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Munîr, nur veren, aydınlatan demektir. Kur'an'da 'kitâb-ı munîr' ifadesi, ilahi kitabın insanlara hakikati gösteren, onları doğru yola ileten ve kalplerini aydınlatan bir rehber olduğunu anlatır. Bu ayetteki kullanımı, önceki peygamberlere verilen kitapların da aynı aydınlatıcı fonksiyona sahip olduğunu, insanları karanlıktan aydınlığa çıkardığını ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["peygamberlik","ilahi-kitaplar","musrikler","kissa-gecmis-kavimler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Şart edatı olduğu için mebnî","gloss":"eğer"},{"position":2,"surface":"يُكَذِّبُو","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-ذ-ب","rootLatin":"k-dh-b","lemma":"كَذَّبَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Şart edatı (إِن) tarafından meczûm edildiği için meczûm","gloss":"yalanlıyorlarsa"},{"position":2,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"seni"},{"position":3,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Cevap Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o halde"},{"position":3,"surface":"قَدْ","pos":"harf","posDetail":"Tahkik Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"قَدْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"gerçekten"},{"position":4,"surface":"كَذَّبَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ذ-ب","rootLatin":"k-dh-b","lemma":"كَذَّبَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yalanlamıştı"},{"position":5,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"o kimseler ki"},{"position":6,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":7,"surface":"قَبْلِ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ق-ب-ل","rootLatin":"q-b-l","lemma":"قَبْل","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden (مِن) sonra geldiği için mecrûr","gloss":"önce"},{"position":7,"surface":"هِمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":8,"surface":"جَآءَتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ي-ء","rootLatin":"j-y-hamza","lemma":"جَاءَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"geldi"},{"position":8,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onlara"},{"position":9,"surface":"رُسُلُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-س-ل","rootLatin":"r-s-l","lemma":"رَسُول","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"elçileri"},{"position":9,"surface":"هُم","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":10,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":10,"surface":"ٱلْبَيِّنَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"بَيِّنَة","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden (بِ) sonra geldiği için mecrûr","gloss":"açık deliller"},{"position":11,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":11,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":11,"surface":"ٱلزُّبُرِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ز-ب-ر","rootLatin":"z-b-r","lemma":"زَبُور","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden (بِ) sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kitaplar/sahifeler"},{"position":12,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":12,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":12,"surface":"ٱلْكِتَـٰبِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ك-ت-ب","rootLatin":"k-t-b","lemma":"كِتَاب","form":"-","features":{"number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden (بِ) sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kitap"},{"position":13,"surface":"ٱلْمُنِيرِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ن-و-ر","rootLatin":"n-w-r","lemma":"مُنِير","form":"İf'âl","features":{"number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin (ٱلْكِتَـٰبِ) sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"aydınlatıcı/nurlu"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Fâtır Sûresi** · *35/25*
- **Fâtır Sûresi** · *35/25*
- **Fâtır Sûresi** · *35/25*
- **Fâtır Sûresi** · *35/25*
