# Fâtır Sûresi, 26. Âyet (35:26)

> ثُمَّ أَخَذْتُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ۖ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ

*Śumme eḣażtu-lleżîne keferû(s) fekeyfe kâne nekîr(i)*

**Meal (Diyanet):** Sonra ben inkar edenleri yakaladım. Beni inkar etmenin sonucu nasıl oldu!

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/35/26

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Fâtır Suresi 26. ayet, Allah'ın inkarcılara yönelik azabını ve bu azabın şiddetini vurgulamaktadır. Ayet, 'yakalamak', 'inkar etmek' ve 'inkar' gibi temel kavramlar üzerinden ilahi cezanın kaçınılmazlığını ve dehşetini dile getirir.","keyConcepts":[{"word":"أَخَذْتُ","root":"أ خ ذ","rootLatin":"e-h-z","meaning":"Allah'ın inkarcıları cezalandırmak üzere yakalaması, ele geçirmesi ve cezalandırması anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'أخذ' kelimesinin temel anlamının bir şeyi ele geçirmek, tutmak olduğunu belirtir. Ayetteki 'أَخَذْتُ' ifadesi, Allah'ın inkarcıları cezalandırmak üzere yakalaması, onları kuşatması ve azabına maruz bırakması anlamında kullanılmıştır. Bu, sadece fiziksel bir yakalama değil, aynı zamanda ilahi kudretin onları çepeçevre kuşatması ve cezalandırmasıdır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'أخذ' fiilinin Kur'an'da mecazi anlamda 'cezalandırmak' ve 'helak etmek' manasında kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki 'أَخَذْتُ' ifadesi de, Allah'ın inkarcıları helak edici bir azapla yakalaması ve cezalandırması anlamındadır; bu, onların kaçışının imkansızlığını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'أخذ' fiilinin Kur'an'da genellikle ilahi bir müdahale ve ceza bağlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın inkarcılara karşı kesin ve kaçınılmaz bir ceza uygulamasını ifade eder; bu, onların eylemlerinin doğal bir sonucu olarak ilahi adaletin tecellisidir."}]},{"word":"كَفَرُوا۟","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"Allah'ın birliğini, peygamberlerini ve ayetlerini inkar etmek, nankörlük etmek anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'كفر' kelimesinin temel anlamının bir şeyi örtmek, gizlemek olduğunu belirtir. Ayetteki 'كَفَرُوا۟' ifadesi, hakikati, yani Allah'ın varlığını ve birliğini örtbas eden, gizleyen ve dolayısıyla inkar eden kimseleri ifade eder. Bu, sadece bir inanmama hali değil, aynı zamanda gerçeği bile bile reddetme eylemidir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'كفر' kelimesinin asıl anlamının bir şeyi örtmek olduğunu, bu nedenle nankörlük edene 'kafir' denildiğini, çünkü o, kendisine verilen nimeti örttüğünü (gizlediğini) belirtir. Ayetteki 'كَفَرُوا۟' ise, Allah'ın ayetlerini ve peygamberlerini inkar ederek ilahi hakikati örtbas eden, nankörlük eden kimseleri ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'küfr' kavramının Kur'an'da sadece inanmamak değil, aynı zamanda Allah'ın lütfuna karşı nankörlük etmek ve O'nun ayetlerini reddetmek anlamında kullanıldığını vurgular. Bu ayetteki 'كَفَرُوا۟' ifadesi, Allah'ın gönderdiği mesajı ve uyarıları bile bile reddeden, böylece ilahi lütfa karşı nankörlük eden kişileri tanımlar."}]},{"word":"نَكِيرِ","root":"ن ك ر","rootLatin":"n-k-r","meaning":"Allah'ın inkar edenlere karşı gösterdiği şiddetli azap, reddediş ve cezalandırma anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'نكر' kelimesinin 'bilinmeyen, tanınmayan' anlamına geldiğini, ancak Kur'an'da 'inkar etmek, reddetmek' ve 'şiddetli azap' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'نَكِيرِ' ifadesi, Allah'ın inkarcılara yönelik şiddetli ve dehşet verici azabını, onların inkarına karşılık gelen ilahi reddedişi ve cezayı ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'نَكِيرِ' kelimesinin 'inkar etme, reddetme' masdarından türediğini ve burada 'inkar etmenin karşılığı olan azap' veya 'inkar edişin şiddeti' anlamında kullanıldığını açıklar. Ayetteki bağlamda, Allah'ın inkarcılara uyguladığı cezanın ne kadar şiddetli ve dehşet verici olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'نكر' kökünün 'bilinmeyeni, alışılmayanı' ifade ettiğini ve bu bağlamda 'نَكِيرِ' kelimesinin, inkarcıların hiç beklemediği, alışık olmadığı ve dehşet verici bir azapla karşılaşacaklarını belirttiğini ifade eder. Bu, ilahi cezanın şaşırtıcı ve yıkıcı niteliğini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kufur-sirk","ahiret-mukafat","kissa-gecmis-kavimler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ثُمَّ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ثُمَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"sonra"},{"position":2,"surface":"أَخَذْتُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"أ-خ-ذ","rootLatin":"a-kh-dh","lemma":"أَخَذَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yakaladım"},{"position":3,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahallen mebnî","gloss":"o kimseler ki"},{"position":4,"surface":"كَفَرُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَفَرَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"inkar ettiler"},{"position":5,"surface":"فَكَيْفَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":5,"surface":"كَيْفَ","pos":"harf","posDetail":"İstifham Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَيْفَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İstifham edatı olduğu için mebnî","gloss":"nasıl"},{"position":6,"surface":"كَانَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nakıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"oldu"},{"position":7,"surface":"نَكِيرِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ن-ك-ر","rootLatin":"n-k-r","lemma":"نَكِير","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"كَانَ'nin ismi olduğu için merfû","gloss":"inkarım"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Fâtır Sûresi** · *35/26*
- **Fâtır Sûresi** · *35/26*
- **Fâtır Sûresi** · *35/26*
- **Fâtır Sûresi** · *35/26*
