# Fâtır Sûresi, 31. Âyet (35:31)

> وَٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ مِنَ ٱلْكِتَـٰبِ هُوَ ٱلْحَقُّ مُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ بِعِبَادِهِۦ لَخَبِيرٌۢ بَصِيرٌ

*Velleżî evhaynâ ileyke mine-lkitâbi huve-lhakku musaddikan limâ beyne yedeyh(i)(k) inna(A)llâhe bi'ibâdihi leḣabîrun basîr(un)*

**Meal (Diyanet):** (Ey Muhammed!) Sana vahyettiğimiz kitap (Kur'an), kendinden öncekini tasdik eden hak kitaptır. Şüphesiz Allah (kullarından) hakkıyla haberdardır. Onları hakkıyla görür.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/35/31

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Fâtır Suresi 31. ayet, Kur'an'ın ilahi menşeini, önceki vahiyleri tasdik edici niteliğini ve Allah'ın kulları üzerindeki mutlak bilgi ve gözetimini vurgulamaktadır. Ayet, vahiy, hakikat, tasdik ve Allah'ın sıfatları etrafında şekillenmektedir.","keyConcepts":[{"word":"أَوْحَيْنَا","root":"و ح ي","rootLatin":"v-h-y","meaning":"Allah'ın peygamberine gizli ve hızlı bir şekilde bildirmesi, ilham etmesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vahy, hızlı bir şekilde ve gizlice bir şeyi bildirmektir. Bu ayetteki 'evhaynâ' kelimesi, Allah'ın Cebrail aracılığıyla veya doğrudan peygamberine Kur'an'ı bildirmesi anlamındadır. Bu, beşerî yollarla elde edilemeyen ilahi bir bildirimdir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Vahy (wahy), Kur'an'da Allah'ın insanlara mesajını iletme biçimini ifade eden merkezi bir kavramdır. Bu ayetteki kullanımı, Kur'an'ın ilahi kökenli olduğunu ve insan sözü olmadığını açıkça ortaya koyar. Vahy, Allah'ın iradesinin ve bilgisinin insanlara aktarılmasıdır."}]},{"word":"ٱلْكِتَـٰبِ","root":"ك ت ب","rootLatin":"k-t-b","meaning":"Yazılı metin, Allah tarafından indirilmiş kutsal kitap, Kur'an.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Kitap, burada Kur'an'ı ifade eder. Araplar, yazılı olan her şeye 'kitap' derlerdi. Ayetteki 'el-Kitâb', Allah'ın vahyettiği, toplanmış ve yazılmış olan Kur'an'dır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kitap kelimesi, 'ketb' kökünden gelir ve harfleri bir araya getirmek, yazmak anlamına gelir. Kur'an'da 'el-Kitâb' genellikle Allah'ın indirdiği vahiyleri, özellikle de Kur'an'ı ifade eder. Bu ayette, 'sana vahyettiğimiz el-Kitâb' ifadesiyle Kur'an'ın kendisi kastedilmektedir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kitap kelimesi, Kur'an'da hem genel anlamda yazılı metinleri hem de özelde ilahi vahiyleri ifade eder. Bu ayetteki 'el-Kitâb', Kur'an'ın Allah katından indirilmiş, yazılı ve korunmuş bir metin olma özelliğini vurgular."}]},{"word":"ٱلْحَقُّ","root":"ح ق ق","rootLatin":"h-k-k","meaning":"Gerçek, doğru, hakikat, şüphe götürmez olan.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hak, batılın zıddıdır. Ayetteki 'hüve'l-Hak' ifadesi, Kur'an'ın şüphe götürmez bir gerçek olduğunu, Allah katından geldiğini ve içinde hiçbir yanlışlık barındırmadığını belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hak, bir şeyin sabit ve doğru olmasıdır. Kur'an'ın 'Hak' olması, onun varlığının ve içeriğinin kesinliğini, doğruluğunu ve değişmezliğini ifade eder. Bu ayette, Kur'an'ın ilahi bir gerçek olduğu vurgulanır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Hak (haqq), Kur'an'ın temel kavramlarından biridir ve mutlak gerçekliği, doğruluğu ve adaleti ifade eder. Kur'an'ın 'Hak' olarak nitelendirilmesi, onun Allah'ın mutlak gerçeğini yansıttığını ve bu gerçeğin insanlara rehberlik ettiğini gösterir."}]},{"word":"مُصَدِّقًا","root":"ص د ق","rootLatin":"s-d-k","meaning":"Doğrulayıcı, tasdik edici, onaylayıcı.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Musaddık, 'sıdk' kökünden gelir ve bir şeyi doğru kabul etmek, onaylamak anlamına gelir. Ayetteki 'musaddıkan limâ beyne yedeyhi' ifadesi, Kur'an'ın kendisinden önceki ilahi kitapları (Tevrat ve İncil gibi) doğruladığını, onların temel mesajlarını onayladığını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Tasdik, bir sözün veya haberin doğruluğunu kabul etmektir. Kur'an'ın 'musaddıkan' olması, önceki vahiylerin özünü ve temel prensiplerini onayladığını, onlarla çelişmediğini, aksine onları tamamladığını ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Musaddık kelimesi, Kur'an'ın önceki ilahi kitaplarla olan sürekliliğini ve uyumunu vurgular. Bu, Kur'an'ın yeni bir din getirmekten ziyade, önceki peygamberlerin getirdiği hakikatleri teyit ettiğini ve son şeklini verdiğini gösterir."}]},{"word":"لَخَبِيرٌۢ","root":"خ ب ر","rootLatin":"h-b-r","meaning":"Her şeyden haberdar olan, her şeyi bilen.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Habîr, 'hıbr' kökünden gelir ve bir şeyin iç yüzünü, gizli yönlerini bilmek anlamına gelir. Allah'ın 'Habîr' olması, O'nun kullarının tüm hallerinden, niyetlerinden ve amellerinden tam olarak haberdar olduğunu, hiçbir şeyin O'na gizli kalmadığını ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Habîr, ilmi her şeyi kuşatan, her şeyin iç yüzünü ve dış yüzünü bilen demektir. Bu ayette Allah'ın 'Habîr' olması, O'nun kullarının tüm eylemlerini, düşüncelerini ve gizli hallerini bildiğini, dolayısıyla onların amellerine göre karşılık vereceğini gösterir."}]},{"word":"بَصِيرٌ","root":"ب ص ر","rootLatin":"b-s-r","meaning":"Her şeyi gören, idrak eden.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Basîr, 'basar' kökünden gelir ve görmek, idrak etmek anlamına gelir. Allah'ın 'Basîr' olması, O'nun her şeyi gördüğünü, hiçbir şeyin O'nun görüş alanının dışında kalmadığını ifade eder. Bu, sadece fiziksel görme değil, aynı zamanda her şeyi idrak etme ve bilme anlamını da içerir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Basîr, Allah'ın sıfatlarından olup, her şeyi en ince ayrıntısına kadar gören ve idrak eden demektir. Ayette 'Habîr' ile birlikte kullanılması, Allah'ın kullarının hem iç hallerini (bilgi) hem de dış eylemlerini (görme) tam olarak kuşattığını vurgular."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Vahiy ve Cebrâîl** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *35/31*
- **Vahiy ve Cebrâîl** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *35/31*
- **Fâtır Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *35/31*
- **Fâtır Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *35/31*
- **Fâtır Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *35/31*
- **Fâtır Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *35/31*
