# Yâsîn Sûresi, 16. Âyet (36:16)

> قَالُوا۟ رَبُّنَا يَعْلَمُ إِنَّآ إِلَيْكُمْ لَمُرْسَلُونَ

*Kâlû rabbunâ ya'lemu innâ ileykum lemurselûn(e)*

**Meal (Diyanet):** (Elçiler ise) şöyle dediler: "Bizim gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/36/16

---

## Tefsir

{"title":"Birleştirilmiş Tefsir — Yâsîn Suresi 16. Âyet","tefsir":"### ✦ Âyetin Zâhirî Tefsiri\n\nقَالُوا رَبُّنَا يَعْلَمُ إِنَّا إِلَيْكُمْ لَمُرْسَلُونَ — 'Rabbimiz biliyor ki biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz' dediler.\n\nElçilerin cevabı, sâkin, emin ve mütevazıdır. Kendilerini ispat etmeye çalışmıyorlar — Rablerine havale ediyorlar. 'Rabbunâ ya'lemu' — Rabbimiz bilir. Bu, en güçlü delildir — çünkü Allah'ın ilmine havale etmek, her delilden üstündür.\n\nKefevî Hazretleri, 'inne'nin ve 'lâm'ın birlikte gelmesinin (إِنَّا ... لَمُرْسَلُونَ) çift te'kid olduğunu belirtir — 'kesinlikle, şüphesiz gönderildik.' Bu kararlılık, îmanın verdiği güvendir.\n\n### ✦ Terzibaba Hazretleri'nin Nazarında\n\nTerzibaba Hazretleri: *\"'Rabbimiz bilir' — bu, tevekkülün en güzel ifadesidir. İnsanlara ispat edemediğinde, Allah'a havale et. O bilir — ve O'nun bilmesi yeter. Elçiler, tartışmaya girmedi — hâllerini Allah'a arz etti. Sen de öyle yap.\"*\n\n### ✦ Seyr ü Sülûk Mertebesinden\n\nEy sâlik! Hakikati söylediğinde dinlemezlerse, üzülme. 'Rabbunâ ya'lemu' de ve yoluna devam et. Seni anlamayanların onayına muhtaç değilsin — Rabbinin bilmesi yeter.\n\n### ✦ Bu Asrın İnsanına\n\nRabbimiz, hakikati söylediğimizde anlaşılmadığımızda bize sabır ver. Sana havale etmeyi, insanların onayına değil Senin rızana yönelmeyi nasîb et.","sources":["Ebu'l-Bekâ el-Kefevî, el-Külliyyât"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Elçiler yemin ederek görevlerinin gerçek olduğunu ve yalnızca tebliğle yükümlü olduklarını bildirir.","keyConcepts":[{"word":"رَبُّنَا يَعْلَمُ","root":"ر ب ب / ع ل م","rootLatin":"R-B-B / A-L-M","meaning":"Rabbimiz bilir; en büyük şahit olarak Allah'ın ilmine başvurma. Yemin makamında kullanılan ifade.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Elçilerin 'Rabbimiz bilir' demeleri, hem yemin hem tevekkül ifadesidir. İnkârcılar onları yalanladığında, en büyük şahit olarak Allah'ı gösterirler."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Rabb isminin seçilmesi anlamlıdır: Rabb, terbiye eden ve gözeten demektir. Elçiler, kendilerini gönderen ve gözeten Rablerinin şahitliğine sığınırlar."}]},{"word":"لَمُرْسَلُونَ","root":"ر س ل","rootLatin":"R-S-L","meaning":"Muhakkak ki gönderilmişleriz; lâm-ı te'kîd ile pekiştirilmiş elçilik beyanı.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"Lâm-ı te'kîd ve ism-i fâil kalıbının birlikte kullanılması, elçilik iddiasının kesin ve sürekli olduğunu gösterir. 'Bir kez gönderildik ve bu görev devam ediyor' anlamındadır."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mürselûn ifadesi, tebliğ görevinin sadece kendi iradeleriyle değil, ilâhî bir emirle gerçekleştiğini bildirir. Elçiler kendilerini değil, gönderenin mesajını temsil ederler."}]},{"word":"ٱلْبَلَـٰغُ ٱلْمُبِينُ","root":"ب ل غ / ب ي ن","rootLatin":"B-L-Ğ / B-Y-N","meaning":"Apaçık tebliğ; mesajı eksiksiz, anlaşılır ve net biçimde ulaştırmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"Belâğ, bir şeyin hedefine ulaşması demektir. Belâğ-ı mübîn, mesajın hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın muhatabına tam olarak ulaştırılmasıdır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"B-L-Ğ kökü olgunluk ve ulaşma anlamı taşır. Tebliğ, mesajın ham haliyle değil, olgunlaşmış ve anlaşılır biçimde sunulmasıdır. Mübîn sıfatı bu netliği pekiştirir."},{"author":"Hilmi Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'in Tefsîr-i Şerîfi","detail":"Belâğ-ı mübîn ifadesi elçilerin sorumluluğunun sınırını da çizer: görevleri mesajı ulaştırmaktır, hidâyet vermek değil. Hidâyet Allah'a aittir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["peygamberlik","tebligh","vahiy-kuran"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قَالُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dediler"},{"position":2,"surface":"رَبُّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"Rabbimiz"},{"position":2,"surface":"نَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"bizim"},{"position":3,"surface":"يَعْلَمُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"ʿ-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"bilir"},{"position":4,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz"},{"position":4,"surface":"نَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"biz"},{"position":5,"surface":"إِلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-e, -a"},{"position":5,"surface":"كُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"size"},{"position":6,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid (Lâm-ı İbtida)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"elbette"},{"position":6,"surface":"مُرْسَلُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"ر-س-ل","rootLatin":"r-s-l","lemma":"مُرْسَل","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"gönderilmişleriz"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Yâsîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *36/16*
- **Yâsîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *36/16*
