# Yâsîn Sûresi, 19. Âyet (36:19)

> قَالُوا۟ طَـٰٓئِرُكُم مَّعَكُمْ ۚ أَئِن ذُكِّرْتُم ۚ بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌ مُّسْرِفُونَ

*Kâlû tâ-irukum me'akum(c) e-in żukkirtum(c) bel entum kavmun musrifûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Elçiler de, "Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz?). Hayır, siz aşırı giden bir kavimsiniz" dediler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/36/19

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Elçiler uğursuzluğu reddeder: 'Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size nasihat edildiği için mi (uğursuz sayıyorsunuz)?' derler.","keyConcepts":[{"word":"طَـٰٓئِرُكُم","root":"ط ي ر","rootLatin":"T-Y-R","meaning":"Sizin kuşunuz/kaderiniz/uğursuzluğunuz; kişinin kendi amellerinin getirdiği sonuç.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"Tâir burada mecâzen 'kader, nasip, amel' anlamındadır. Her insanın tâiri (kaderi) kendi boynundadır — uğursuzluk dışarıdan gelmez, insanın kendi amellerinin sonucudur."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"'Tâirukum meakum' ifadesi 'uğursuzluğunuz sizinle beraberdir, kendinizdendir' demektir. Araplar uğursuzluğu dışarıda ararlardı, Kur'ân onu insanın kendi nefsine bağlar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'ân'ın kader anlayışında insanın sorumluluğu merkezdedir. Tâir metaforu, sonuçların dışsal güçlere değil insanın kendi tercihlerine bağlı olduğunu vurgular."}]},{"word":"ذُكِّرْتُمْ","root":"ذ ك ر","rootLatin":"Ẕ-K-R","meaning":"Hatırlatıldınız, nasihat edildiniz; tezkîr — fıtratın unuttuğu hakikati yeniden canlandırma.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"Tezkîr, tefekkül'ün sebebidir: birini hatırlatmak, unuttuğunu canlandırmak. Elçiler 'size hatırlatıldığı için mi bizi uğursuz görüyorsunuz?' diyerek inkârcıların gerçek sorununu teşhis eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Tezkîr edilmek rahatsız edici olabilir çünkü insanı gafletinden uyandırır. İnkârcılar bu rahatsızlığı elçilerin uğursuzluğuna bağlarlar — halbuki kaynağı kendi vicdanlarıdır."}]},{"word":"مُّسْرِفُونَ","root":"س ر ف","rootLatin":"S-R-F","meaning":"Haddi aşanlar, müsrifler; hakikatten sapma ve zulümde ileri gidenler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"İsrâf, her türlü aşırılık ve dengesizliktir: malda israf, amelde israf, inkârda israf. Burada inkârda ve zulümde haddi aşma kastedilir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Müsrif, sınırı aşan demektir. İtidal'in (dengenin) zıddıdır. İnkârcıların müsrif olarak nitelenmesi, onların hem akılda hem ahlakta dengeyi yitirdiğini gösterir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kur'ân-ı Kerîm'e Bakış: Terzibaba'nın İşârî Te'vîl ve Tefekkür Anlayışı** — Terzibaba Necdet Ardıç · *36/18-19*
- **Kur'ân-ı Kerîm'e Bakış: Terzibaba'nın İşârî Te'vîl ve Tefekkür Anlayışı** — Terzibaba Necdet Ardıç · *Yâsîn 13-20*
- **13 ve Hakîkat-i İlâhiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *36/18-19*
- **Yâsîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *36/19*
- **Yâsîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *36/19*
- **13 ve Hakîkat-i İlâhiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *36/18-19*
