# Yâsîn Sûresi, 21. Âyet (36:21)

> ٱتَّبِعُوا۟ مَن لَّا يَسْـَٔلُكُمْ أَجْرًا وَهُم مُّهْتَدُونَ

*İttebi'û men lâ yes-elukum ecran vehum muhtedûn(e)*

**Meal (Diyanet):** "Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/36/21

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Yâsîn Suresi'nin 21. ayeti, insanları kendilerinden maddi bir karşılık beklemeyen ve doğru yolda olan elçilere uymaya davet etmektedir. Ayet, tebliğde samimiyetin ve hidayet üzere olmanın önemini vurgulayan temel kavramlar içermektedir.","keyConcepts":[{"word":"ٱتَّبِعُوا۟","root":"ت ب ع","rootLatin":"t-b-a","meaning":"Birinin izinden gitmek, peşinden yürümek, ona uymak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İttibâ' (اتّباع), bir şeyin izini takip etmek, peşinden gitmek demektir. Bu ayette, elçilerin yolunu benimsemek, onların getirdiği mesaja tabi olmak ve yaşam tarzlarını örnek almak anlamında kullanılmıştır. Maddi beklentisi olmayan ve hidayet üzere olan elçilere uymanın gerekliliğini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"İttibâ', bir kimsenin sözünü ve fiilini kabul edip ona göre hareket etmektir. Ayetteki 'ittibâ' emri, elçilerin tebliğ ettiği hakikati tasdik edip, onların gösterdiği doğru yola girmeyi ifade eder. Bu, sadece sözlü bir kabul değil, aynı zamanda fiili bir bağlılıktır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İttibâ' kavramı, Kur'an'da genellikle peygamberlerin ve onların getirdiği ilahi mesajın takip edilmesi bağlamında kullanılır. Bu ayette, 'ücret istemeyen' ve 'doğru yolda olan' elçilere ittibâ' edilmesi emri, tebliğin samimiyetine ve hidayetin kaynağına vurgu yapar. İttibâ', sadece dışsal bir taklit değil, aynı zamanda içsel bir benimsemedir."}]},{"word":"يَسْـَٔلُكُمْ","root":"س أ ل","rootLatin":"s-'-l","meaning":"Bir şey istemek, talep etmek, sormak.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Se'ele (سأل), bir şey talep etmek, istemek demektir. Ayetteki 'lâ yes'elukum ecran' ifadesi, elçilerin tebliğ karşılığında insanlardan maddi bir karşılık, ücret talep etmediklerini belirtir. Bu, onların davetlerindeki samimiyetin ve Allah rızası için çalıştıklarının bir göstergesidir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Suâl (سؤال), bir şeyin elde edilmesi için talepte bulunmaktır. Bu ayette, elçilerin tebliğ görevlerini yerine getirirken dünyevi bir çıkar peşinde olmadıklarını, aksine sadece Allah'ın rızasını gözettiklerini vurgulamak için kullanılmıştır. Bu durum, onların güvenilirliğini ve davetlerinin hakkaniyetini pekiştirir."}]},{"word":"أَجْرًا","root":"أ ج ر","rootLatin":"e-c-r","meaning":"Yapılan bir iş karşılığında verilen ücret, karşılık.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ecr (أجر), bir iş veya hizmet karşılığında verilen bedeldir. Ayetteki 'ecran' kelimesi, elçilerin tebliğ görevleri için insanlardan herhangi bir maddi karşılık beklemediklerini ifade eder. Bu, onların davetlerinin samimiyetini ve sadece Allah'tan ecir beklediklerini gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Ecr, bir fiilin veya hizmetin karşılığı olarak verilen şeydir. Bu ayette, elçilerin insanları doğru yola çağırma görevlerini herhangi bir dünyevi menfaat beklentisi olmaksızın yerine getirdiklerini belirtir. Bu durum, onların davetlerinin saf ve çıkarsız olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kur'an'da 'ecr' kavramı, genellikle Allah'ın müminlere ahirette vereceği karşılık için kullanılırken, bu ayette elçilerin dünyevi bir karşılık talep etmemesi bağlamında geçmektedir. Bu, peygamberlerin tebliğdeki ihlasını ve Allah'a olan tevekküllerini gösterir. Onların tek beklentisi Allah'ın ecridir."}]},{"word":"مُّهْتَدُونَ","root":"ه د ي","rootLatin":"h-d-y","meaning":"Doğru yolu bulmuş, hidayete ermiş olanlar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hidayet (هداية), doğru yola iletmek veya doğru yolu bulmak demektir. 'Mühtedûn' (مهتدون) ise hidayete ermiş, doğru yolu bulmuş kimselerdir. Ayette, elçilerin kendilerinin de doğru yolda oldukları, dolayısıyla başkalarını da doğru yola iletebilecekleri vurgulanır. Bu, onların davetlerinin güvenilirliğinin temelidir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Mühtedî, Allah tarafından doğru yola iletilmiş veya kendi çabasıyla doğru yolu bulmuş kimsedir. Bu ayette, elçilerin sadece insanları davet eden kişiler olmakla kalmayıp, aynı zamanda kendilerinin de hidayet üzere oldukları belirtilir. Bu, onların sözlerinin ve fiillerinin tutarlılığını ve örnek alınmaya layık olduklarını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Hidayet, Kur'an'da merkezi bir kavram olup, Allah'ın insanı doğru yola iletmesi anlamına gelir. 'Mühtedûn' ifadesi, elçilerin bu ilahi rehberliğe mazhar olduklarını ve bu sayede insanlara doğru yolu gösterebileceklerini belirtir. Onların hidayet üzere olmaları, davetlerinin meşruiyetini ve gücünü artırır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tebligh","peygamberlik","ihlas","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ٱتَّبِعُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ت-ب-ع","rootLatin":"t-b-ʿ","lemma":"اِتِّبَاع","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"uyun"},{"position":2,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih konumunda mebnî","gloss":"kimselere"},{"position":3,"surface":"لَّا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":4,"surface":"يَسْـَٔلُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"س-ء-ل","rootLatin":"s-ʾ-l","lemma":"سُؤَال","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici bulunmadığı için merfû","gloss":"istemez"},{"position":4,"surface":"كُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih konumunda mebnî","gloss":"sizden"},{"position":5,"surface":"أَجْرًۭا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"أ-ج-ر","rootLatin":"ʾ-j-r","lemma":"أَجْر","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir ücret"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"هُم","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda konumunda mebnî","gloss":"onlar"},{"position":7,"surface":"مُّهْتَدُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","lemma":"اِهْتِدَاء","form":"İfti'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"doğru yolda olanlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Yâsîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *36/21*
- **Yâsîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *36/21*
