# Yâsîn Sûresi, 34. Âyet (36:34)

> وَجَعَلْنَا فِيهَا جَنَّـٰتٍ مِّن نَّخِيلٍ وَأَعْنَـٰبٍ وَفَجَّرْنَا فِيهَا مِنَ ٱلْعُيُونِ

*Vece'alnâ fîhâ cennâtin min naḣîlin vea'nâbin vefeccernâ fîhâ mine-l'uyûn(i)*

**Meal (Diyanet):** (34-35) Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hala şükretmeyecekler mi?

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/36/34

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın yeryüzünde yarattığı nimetleri, özellikle hurma ve üzüm bağlarını, ayrıca bu bağları besleyen pınarları vurgulayarak O'nun kudretini ve lütfunu dile getirmektedir. Ayet, cennetvari bir tasvirle doğal güzellikleri ve bereketleri ön plana çıkarmaktadır.","keyConcepts":[{"word":"جَنَّـٰتٍ","root":"ج ن ن","rootLatin":"c-n-n","meaning":"Bahçeler, özellikle hurma ve üzüm ağaçlarının bulunduğu yeşil alanlar anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cennet kelimesi, 'örtmek, gizlemek' anlamındaki 'cenn' kökünden türemiştir. Ağaçların sık dalları ve yaprakları ile yeri örttüğü, gizlediği için bahçelere 'cennet' denilmiştir. Ayetteki 'cennât' ise, özellikle hurma ve üzüm ağaçlarının bulunduğu, gözlerden gizlenmiş, sık ve yeşil bahçeleri ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Cennet, Arapların sık ağaçlı, gölgelikli ve sulak yerler için kullandığı bir tabirdir. Ayetteki kullanımı, dünyevi güzellikleri ve bereketi tasvir etmekle birlikte, ahiretteki cennetin bir önizlemesi olarak da anlaşılabilir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Cennet, ağaçlarla kaplı, sulak ve verimli arazi parçasıdır. Çoğulu olan 'cennât' ise, bu türden birçok bahçeyi ifade eder ki, ayetteki bağlamda hurma ve üzüm bağlarının bolluğuna işaret eder."}]},{"word":"نَّخِيلٍ","root":"ن خ ل","rootLatin":"n-h-l","meaning":"Hurma ağaçları veya hurmalıklar anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nahl, hurma ağacının ismidir. 'Nakhîl' ise hurma ağaçlarının topluluğu, yani hurmalık demektir. Ayetteki 'min nakhîlin' ifadesi, bahçelerin hurma ağaçlarından oluştuğunu, hurmanın bu bahçelerin temel unsuru olduğunu belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Nahl, meyvesi olan hurma ağacıdır. Kur'an'da sıkça zikredilen bu ağaç, bereket ve rızık sembolüdür. Ayetteki kullanımı, Allah'ın kullarına sunduğu nimetlerin çeşitliliğini ve değerini gösterir."}]},{"word":"أَعْنَـٰبٍ","root":"ع ن ب","rootLatin":"ayn-n-b","meaning":"Üzüm ağaçları veya üzüm bağları anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İneb, üzüm meyvesi ve üzüm ağacı için kullanılır. 'A'nâb' ise onun çoğuludur ve üzüm bağlarını ifade eder. Ayette hurma ile birlikte zikredilmesi, bu iki meyvenin Araplar için temel gıda ve geçim kaynağı olmasından kaynaklanır."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"İneb, üzüm demektir. Kur'an'da birçok yerde hurma ile birlikte anılması, bu iki meyvenin önemini ve Allah'ın insanlara bahşettiği rızıklar arasındaki yerini gösterir. Ayetteki 'a'nâb' kelimesi, bahçelerdeki üzüm bağlarının bolluğuna işaret eder."}]},{"word":"فَجَّرْنَا","root":"ف ج ر","rootLatin":"f-c-r","meaning":"Fışkırttık, akıttık anlamına gelir; suyun yerden şiddetle çıkmasını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Fecr, bir şeyi yarmak, açmak anlamına gelir. 'Fecce'l-mâ' (suyu fışkırttı) ise, suyun yerden şiddetle ve bolca çıkması demektir. Ayetteki 'feccernâ' ifadesi, Allah'ın kudretiyle pınarların yerden bolca ve sürekli akıtıldığını, böylece bahçelerin sulandığını vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Fecr, bir şeyin içinden bir şeyin çıkmasıdır. Suyun yerden fışkırması da bu anlamdadır. Ayetteki 'feccernâ' fiili, Allah'ın suyu yerden çıkarmadaki mutlak gücünü ve bu suyun bahçeler için hayati önemini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'fecr' kökünden türeyen kelimeler, genellikle bir şeyin aniden ve şiddetle ortaya çıkışını ifade eder. 'Feccernâ' fiili, Allah'ın yaratma gücünü ve doğadaki mucizevi olayları, özellikle suyun yerden fışkırması gibi hayat verici olayları vurgular."}]},{"word":"ٱلْعُيُونِ","root":"ع ي ن","rootLatin":"ayn-y-n","meaning":"Pınarlar, su kaynakları anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ayn, göz anlamına geldiği gibi, suyun çıktığı yer olan pınar için de kullanılır. 'Uyûn' ise onun çoğuludur. Ayetteki 'minel-uyûni' ifadesi, bahçeleri sulayan ve onlara hayat veren pınarların bolluğuna ve sürekliliğine işaret eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ayn, suyun aktığı kaynak, pınar demektir. Kur'an'da cennet tasvirlerinde sıkça geçen bu kelime, dünyevi nimetlerin de bir parçası olarak zikredilir. Ayetteki kullanımı, hurma ve üzüm bağlarının sulanması için gerekli olan su kaynaklarının varlığını vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"'Ayn' kelimesi, Kur'an'da hem organ olan göz hem de su kaynağı anlamında kullanılır. Bağlam, anlamı belirler. Bu ayette 'fecernâ' fiiliyle birlikte kullanılması, suyun yerden fışkırdığı pınarlar anlamını kesinleştirir ve bu pınarların bahçeler için hayati önemini gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tabiat-ayetleri","rizik","yaratilis"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"جَعَلْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ع-ل","rootLatin":"j-'-l","lemma":"جَعَلَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kıldık/yaptık"},{"position":2,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde"},{"position":2,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onda"},{"position":3,"surface":"جَنَّـٰتٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Cins","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","lemma":"جَنَّة","form":"-","features":{"number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bahçeler"},{"position":4,"surface":"مِّن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den/-dan"},{"position":5,"surface":"نَّخِيلٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Cins","root":"ن-خ-ل","rootLatin":"n-kh-l","lemma":"نَخِيل","form":"-","features":{"number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"hurmalıklar"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"أَعْنَـٰبٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Cins","root":"ع-ن-ب","rootLatin":"'-n-b","lemma":"عِنَب","form":"-","features":{"number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mecrûr isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"üzümler"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"فَجَّرْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ف-ج-ر","rootLatin":"f-j-r","lemma":"فَجَّرَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"fışkırttık"},{"position":8,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde"},{"position":8,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onda"},{"position":9,"surface":"مِنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den/-dan"},{"position":10,"surface":"ٱلْعُيُونِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Cins","root":"ع-ي-ن","rootLatin":"'-y-n","lemma":"عَيْن","form":"-","features":{"number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"pınarlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Yâsîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *36/34*
- **Yâsîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *36/34*
