# Yâsîn Sûresi, 35. Âyet (36:35)

> لِيَأْكُلُوا۟ مِن ثَمَرِهِۦ وَمَا عَمِلَتْهُ أَيْدِيهِمْ ۖ أَفَلَا يَشْكُرُونَ

*Liye/kulû min śemerihi vemâ ‘amilet-hu eydîhim(s) efelâ yeşkurûn(e)*

**Meal (Diyanet):** (34-35) Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hala şükretmeyecekler mi?

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/36/35

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın insanlara bahşettiği nimetleri, özellikle de meyveleri ve kendi emekleriyle elde ettikleri ürünleri yiyerek şükretmeleri gerektiğini vurgulamaktadır. Ayet, rızık ve şükür kavramları üzerinden insanın Allah ile olan ilişkisini dilbilimsel bir derinlikle ele alır.","keyConcepts":[{"word":"لِيَأْكُلُوا۟","root":"أكل","rootLatin":"e-k-l","meaning":"Yemek, tüketmek fiilinin çoğul emri olup, Allah'ın verdiği rızıklardan faydalanmayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'أكل' (ekl) kelimesini, bir şeyi ağız yoluyla bedene almak olarak tanımlar. Ayetteki 'لِيَأْكُلُوا۟' ifadesi, Allah'ın yarattığı meyvelerden ve insanların kendi çabalarıyla elde ettiklerinden faydalanma iznini ve bu faydalanmanın bir nimet olduğunu belirtir. Bu, sadece fiziksel bir eylem değil, aynı zamanda bir rızıklandırma ve ihsanın kabulüdür."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'أكل' kelimesinin Kur'an'da bazen mecazi anlamlarda da kullanılabileceğini belirtse de, bu ayetteki kullanımı doğrudan ve somut bir yeme eylemini ifade eder. 'Liyekulû' ifadesi, Allah'ın insanlara sunduğu nimetlerden istifade etmelerini emreden bir edatla gelerek, bu nimetlerin insanlar için yaratıldığını ve onlara helal kılındığını gösterir."}]},{"word":"ثَمَرِهِۦ","root":"ثمر","rootLatin":"s-m-r","meaning":"Ağaçların veya bitkilerin meyvesi, ürünü anlamına gelir ve Allah'ın yarattığı doğal nimetleri temsil eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ثمر' (semer) kelimesini ağaçların verdiği ürün olarak açıklar. Ayetteki 'min semerihî' ifadesi, bahçelerin ve hurmalıkların meyvelerine işaret eder ve bu meyvelerin Allah'ın kudretiyle var edildiğini, insanların bu nimetlerden faydalanması için yaratıldığını vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ثمر' kelimesinin hem ağaçların meyvesi hem de bir işin sonucu, neticesi anlamlarına geldiğini belirtir. Bu ayette ise doğrudan ağaçların meyveleri kastedilmektedir. Bu, Allah'ın insanlara doğrudan sunduğu, emek harcamadan da elde edebilecekleri doğal rızıkları ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'nimet' kavramını incelerken, 'semer' gibi doğal ürünlerin Allah'ın insanlara bahşettiği lütuflar arasında önemli bir yer tuttuğunu belirtir. Bu tür nimetler, insanın Allah'a karşı şükran duygusunu pekiştirmesi gereken somut delillerdir."}]},{"word":"عَمِلَتْهُ","root":"عمل","rootLatin":"a-m-l","meaning":"Yapmak, işlemek, meydana getirmek fiilinin geçmiş zaman üçüncü tekil dişil hali olup, insanların kendi çabalarıyla ürettiklerini ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'عمل' (amel) kelimesini, bir şeyi kasıtlı olarak yapmak, icra etmek olarak tanımlar. Ayetteki 'mâ amilethû eydîhim' ifadesi, insanların kendi elleriyle ektikleri, biçtikleri, işledikleri ve ürettikleri şeylere işaret eder. Bu, Allah'ın yarattığı doğal kaynakları işleyerek elde edilen ürünleri kapsar."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'amel' kelimesinin geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu ve hem iyi hem de kötü işleri kapsayabileceğini belirtir. Ancak bu ayetteki bağlamda, 'ellerin yaptığı' ifadesi, insanların geçimlerini sağlamak için gösterdikleri çabayı ve bu çabanın sonucunda elde ettikleri ürünleri ifade eder. Bu, Allah'ın insanlara verdiği akıl ve güçle yaptıkları işlerin bir sonucudur."}]},{"word":"أَيْدِيهِمْ","root":"يدى","rootLatin":"y-d-y","meaning":"Eller anlamına gelen 'yed' kelimesinin çoğulu olup, insanların fiziksel çabasını, emeğini ve gücünü sembolize eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'يد' (yed) kelimesinin hem organ olan el hem de kudret, kuvvet ve nimet anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'eydîhim' ifadesi, insanların kendi fiziksel çabalarıyla, emekleriyle gerçekleştirdikleri işleri ve bu işlerin sonucunda elde ettikleri ürünleri vurgular. Bu, Allah'ın verdiği imkanlarla insanın kendi rızkını kazanma çabasını ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'yed' kelimesinin Kur'an'da genellikle kudret, güç ve tasarruf anlamlarında kullanıldığını belirtir. Bu ayette ise 'mâ amilethû eydîhim' ifadesi, insanların kendi iradeleri ve fiziksel güçleriyle yaptıkları işleri ve bu işlerin sonucunda ortaya çıkan ürünleri ifade eder. Bu, insanın aktif rolünü ve sorumluluğunu gösterir."}]},{"word":"يَشْكُرُونَ","root":"شكر","rootLatin":"ş-k-r","meaning":"Şükretmek, minnettar olmak fiilinin çoğul halidir ve Allah'ın nimetlerine karşı minnettarlık göstermeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'شكر' (şükr) kelimesini, yapılan iyiliğin karşılığını sözle, fiille veya kalple dile getirmek olarak tanımlar. Ayetteki 'efelâ yeşkurûn' ifadesi, Allah'ın insanlara bahşettiği doğal ürünler ve kendi emekleriyle elde ettikleri nimetler karşısında neden şükretmediklerini sorgular. Bu, şükrün sadece bir teşekkür değil, aynı zamanda nimetin kaynağını idrak etme ve ona değer verme eylemi olduğunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'şükür' kavramının, Allah'ın lütuflarına karşı insanın göstermesi gereken temel bir ahlaki tutum olduğunu vurgular. Şükür, sadece sözlü bir ifade değil, aynı zamanda nimetleri doğru kullanma ve Allah'ın emirlerine uyma şeklinde de tezahür eder. Bu ayetteki soru, şükrün önemini ve gerekliliğini pekiştirir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'şükür' kelimesinin Kur'an'daki kullanımının, Allah'ın nimetlerini idrak etme, onları israf etmeme ve bu nimetleri Allah'ın rızasına uygun bir şekilde kullanma anlamlarını içerdiğini belirtir. Ayetteki 'şükretmezler mi?' sorusu, insanların bu nimetlerin farkına varmaları ve onlara karşı nankörlük etmemeleri gerektiğine dair bir uyarıdır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["sukur","rizik","tabiat-ayetleri"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":1,"surface":"يَأْكُلُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"أ-ك-ل","rootLatin":"a-k-l","lemma":"أَكَلَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Nasb edatı olan 'لِ' harf-i cerinden sonra geldiği için mansûb","gloss":"yesinler"},{"position":2,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":3,"surface":"ثَمَرِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ث-م-ر","rootLatin":"th-m-r","lemma":"ثَمَر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ürünü"},{"position":3,"surface":"هِۦ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnî","gloss":"şey"},{"position":5,"surface":"عَمِلَتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-م-ل","rootLatin":"'-m-l","lemma":"عَمِلَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yaptı"},{"position":5,"surface":"هُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onu"},{"position":6,"surface":"أَيْدِي","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-د-ي","rootLatin":"y-d-y","lemma":"يَد","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"elleri"},{"position":6,"surface":"هِمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":7,"surface":"أَ","pos":"harf","posDetail":"İstifham Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"mi?"},{"position":7,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":7,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":8,"surface":"يَشْكُرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ش-ك-ر","rootLatin":"sh-k-r","lemma":"شَكَرَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"şükretmezler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Yâsîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *36/35*
- **Yâsîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *36/35*
