# Yâsîn Sûresi, 41. Âyet (36:41)

> وَءَايَةٌ لَّهُمْ أَنَّا حَمَلْنَا ذُرِّيَّتَهُمْ فِى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ

*Ve âyetun lehum ennâ hamelnâ żurriyyetehum fî-lfulki-lmeşhûn(i)*

**Meal (Diyanet):** Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/36/41

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nûh'un gemisi, zürriyetin taşınması — ilâhî kudretin deniz üzerindeki delili.","keyConcepts":[{"word":"ذُرِّيَّتَهُمْ","root":"ذ ر ر","rootLatin":"Ź-R-R","meaning":"Zürriyetleri, nesilleri; insanın soyunu devam ettiren ilâhî emânet.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"Zürriyyet, 'zerr' (saçmak, yaymak) kökünden gelir. İnsanın neslinin yeryüzüne saçılması, dağılması mânâsındadır. Hz. Nûh'un gemisiyle taşınan zürriyyet, tüm beşeriyetin devamının ilâhî inâyetle mümkün olduğuna delildir."}]},{"word":"ٱلْفُلْكِ","root":"ف ل ك","rootLatin":"F-L-K","meaning":"Gemi; dönen, yüzen nesne — deniz üzerinde ilâhî kudretin taşıyıcısı.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fülk, hem tekil hem çoğul olarak kullanılır. Kökü 'felek' (dönen) ile akrabadır — gemi de suyun üzerinde döner, felek de gökte döner. İkisi de ilâhî kudretin âyetleridir."}]},{"word":"ٱلْمَشْحُونِ","root":"ش ح ن","rootLatin":"Ş-H-N","meaning":"Dolu yüklü, ağzına kadar doldurulmuş; hem yük hem rahmetle dolu.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Meşhûn, 'şehn' (doldurmak) kökünden gelir. Gemi hem insanlarla hem hayvanlarla hem de erzakla ağzına kadar doluydu — Allah'ın rahmetinin bolluk ve kereminin remzi."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **TEDBIRAT I ILAHIYYE** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *Yâsîn, 36:41*
- **TEDBIRAT I ILAHIYYE** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *Yâsîn, 36:41*
- **Yâsîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *36/41*
- **Yâsîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *36/41*
