# Yâsîn Sûresi, 61. Âyet (36:61)

> وَأَنِ ٱعْبُدُونِى ۚ هَـٰذَا صِرَٰطٌ مُّسْتَقِيمٌ

*Ve eni-'budûnî(c) hâżâ sirâtun mustekîm(un)*

**Meal (Diyanet):** (60-61) "Ey Ademoğulları! Ben, size, şeytana kulluk etmeyin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır. Bana kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur, diye emretmedim mi?"

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/36/61

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Şeytana kulluk etmeyip yalnız Allah'a ibadet etme emrinin ahdi — sırât-ı müstakîm daveti.","keyConcepts":[{"word":"أَلَمْ أَعْهَدْ","root":"ع ه د","rootLatin":"A-H-D","meaning":"Ahd almak, söz almak; ilâhî mîsâk ve ezelî sözleşme.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"Ahd, iki taraf arasındaki bağlayıcı sözdür. Allah'ın insanoğluna ahdi, fıtrata yerleştirilen tevhid mîsâkıdır — 'Elestü bi-Rabbiküm' (A'râf 172) sorusundaki sözleşme."}]},{"word":"ٱلشَّيْطَـٰنَ","root":"ش ط ن","rootLatin":"Ş-T-N","meaning":"Haktan uzaklaşan, isyan eden; rahmetten kovulmuş varlık.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Şeytân kelimesi 'şatana' (uzaklaştı) kökünden gelir. Rahmetten uzaklaşan ve insanı da uzaklaştırmaya çalışan varlıktır. Bir görüşe göre 'şâta' (yandı) kökündendir — ateşten yaratılmış olan."}]}]}

## Tefsir

{"title":"Birleştirilmiş Tefsir — Yâsîn Suresi 61. Âyet","tefsir":"### ✦ Âyetin Zâhirî Tefsiri\n\nأَلَمْ أَعْهَدْ إِلَيْكُمْ يَا بَنِي آدَمَ أَن لَّا تَعْبُدُوا الشَّيْطَانَ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ — Ben size ahd etmedim mi, ey Âdemoğulları, şeytana kulluk etmeyin; çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır.\n\nBu âyet, kıyamet gününde insanoğluna yöneltilen ilâhî bir hitaptır. أَلَمْ أَعْهَدْ (elem a'had) — size söz almadım mı? Râgıb Hazretleri, ahdin iki taraf arasındaki bağlayıcı söz olduğunu, bunun fıtrata yerleştirilen tevhid mîsâkı olduğunu beyân buyurmuşlardır. Nitekim A'râf 172'deki 'Elestü bi-Rabbiküm?' sorusu, bu ahdin aslıdır.\n\nŞeytana kulluk — yalnız puta tapmak değil, onun yoluna uymak, vesvesesine itaat etmek de kulluktur. Ve o, عَدُوّ مُبِين (adüvvün mübîn) — apaçık düşmandır. Düşmanlığı gizli değil; ama insan, apaçık düşmanı bile dost sanacak kadar gaflete düşebilir.\n\n### ✦ Terzibaba Hazretleri'nin Nazarında\n\nTerzibaba Hazretleri bu ahdin sırrını şöyle çözmüşlerdir: *\"'Elem a'had' — Ben size ahd etmedim mi? Bu ahd, fıtrat ahdidir. Her doğan çocuk, tevhid üzere doğar. Sonra çevresi onu bozar. Ama o ilk ahd — fıtratın sesi — hiç susmaz. İç sesin seni hakikate çağırır — o ses, ezelî ahdin yankısıdır.\"*\n\n### ✦ Şeyh-i Ekber'in İşâreti\n\nŞeyh-i Ekber'in nazarında şeytana kulluk, nefsin hevâsına kulluktur. Şeytan, dışarıdan değil — nefsin içinden fısıldar. 'Lâ ta'budû' — ona kulluk etmeyin; yani nefsinizin hevâsını ilâh edinmeyin. Gerçek şeytan, dışarıdaki İblîs değil — içerideki nefsânî arzulardır.\n\n### ✦ Mesnevî'nin Nağmesinden\n\nHz. Mevlânâ'nın gönül dilinden: Şeytan, seni zorla saptırmaz — davet eder, süsler, güzelleştirir. Sen, kendi ayağınla gidersin. Öyleyse suçu şeytana atma — nefsinle yüzleş. Şeytan kapıyı gösterir; ama açan sensin.\n\n### ✦ Seyr ü Sülûk Mertebesinden\n\nEy sâlik! Bu âyet, sülûkun başlangıç noktasıdır: ahdi hatırlamak. Sen, ezelde bir söz verdin — 'Belâ!' dedin. Şimdi o sözü tut. Şeytanın vesvesesini tanı, nefsinin hilelerini keşfet ve ahd'ine sadık kal.\n\n### ✦ Bu Asrın İnsanına\n\nBu asırda şeytana kulluk, artık put tapıcılığı değil — hırs, şöhret, konfor ve ego tapıcılığıdır. Fıtratın sesini bastıran her bağımlılık, bir nevi şeytana ibadettir.\n\nRabbimiz, ezelî ahdimizi hatırla bize. Fıtratımızdaki tevhid sesini bastırmaktan, şeytanı dost sanmaktan koru. Ahdine sâdık kullarından eyle.","sources":["Râgıb el-İsfehânî, el-Müfredât","Fîrûzâbâdî, Basâiru Zevi't-Temyîz","Muhyiddin İbn Arabî, Fütûhât-ı Mekkiyye"]}

## Tefsir

{"topics":["tevhid","seytan-vesvese","hidayet-dalalet","iman"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"أَنِ","pos":"harf","posDetail":"Tefsir Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَن","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ki"},{"position":2,"surface":"ٱعْبُدُو","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ع-ب-د","rootLatin":"ʿ-b-d","lemma":"عَبَدَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"kulluk edin"},{"position":2,"surface":"نِى","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ي","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih konumunda olduğu için mebnî","gloss":"bana"},{"position":3,"surface":"هَـٰذَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَذَا","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mebnî","gloss":"bu"},{"position":4,"surface":"صِرَٰطٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-ر-ط","rootLatin":"ṣ-r-ṭ","lemma":"صِرَاط","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"yoldur"},{"position":5,"surface":"مُّسْتَقِيمٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"مُسْتَقِيم","form":"İstif'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"doğru"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Yâsîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *36/61*
- **Yâsîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *36/61*
