# Sâffât Sûresi, 116. Âyet (37:116)

> وَنَصَرْنَـٰهُمْ فَكَانُوا۟ هُمُ ٱلْغَـٰلِبِينَ

*Ve nasarnâhum fekânû humu-lġâlibîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Onlara yardım ettik de onlar galip gelenler oldular.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/37/116

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın peygamberlere ve müminlere yardımının neticesinde elde edilen zaferi ve üstünlüğü vurgulamaktadır. Ayetteki anahtar kavramlar, ilahi yardımın mahiyetini ve bu yardımın sağladığı galibiyeti dilbilimsel ve semantik açıdan derinlemesine incelememizi sağlamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"وَنَصَرْنَـٰهُمْ","root":"ن ص ر","rootLatin":"n-s-r","meaning":"Allah'ın, peygamberlere ve müminlere düşmanlarına karşı yardım etmesi ve desteklemesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nasr (نصر) kelimesi, birine yardım etmek, destek olmak ve düşmanına karşı güç vermek anlamına gelir. Ayetteki 've nasarnâhum' ifadesi, Allah'ın peygamberlere ve onlarla birlikte olanlara düşmanlarına karşı ilahi bir destek ve zafer bahşettiğini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Nasr, Allah'ın kuluna düşmanına karşı zafer vermesidir. Bu ayetteki kullanım, Allah'ın peygamberlere ve müminlere düşmanlarına karşı üstün gelmeleri için sağladığı özel bir yardımı ve desteği mecazi olarak ifade etmektedir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Nasr kavramı, Kur'an'da genellikle Allah'ın müminlere veya peygamberlere düşmanlarına karşı verdiği ilahi yardımı ve zaferi ifade eder. Bu yardım, sadece fiziksel bir destek değil, aynı zamanda moral ve manevi bir güçlendirmeyi de içerir. Ayetteki 'nasarnâhum' ifadesi, bu ilahi müdahalenin doğrudan bir sonucunu göstermektedir."}]},{"word":"فَكَانُوا۟","root":"ك و ن","rootLatin":"k-w-n","meaning":"Allah'ın yardımı neticesinde belirli bir duruma gelmeleri, olmaları anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kevn (كون) kelimesi, bir şeyin var olması, meydana gelmesi veya bir halden başka bir hale geçmesi anlamındadır. Ayetteki 'fekânû' ifadesi, Allah'ın yardımı sonucunda peygamberlerin ve müminlerin 'galip' olma durumuna geldiklerini, bu durumun bir netice olarak ortaya çıktığını belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Kâne (كان) fiili, Arapçada genellikle bir durumun geçmişte var olduğunu veya bir olayın gerçekleştiğini ifade eder. Bu ayette 'fekânû' ifadesi, Allah'ın yardımıyla 'galip' olma durumunun kesinleştiğini ve bu durumun bir gerçeklik haline geldiğini vurgular."}]},{"word":"ٱلْغَـٰلِبِينَ","root":"غ ل ب","rootLatin":"ğ-l-b","meaning":"Düşmanlarına karşı üstün gelenler, zafer kazananlar anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Galabe (غلب) kelimesi, birine üstün gelmek, yenmek, mağlup etmek anlamına gelir. 'el-Ğâlibîn' ise, üstün gelenler, zafer kazananlar demektir. Ayetteki bu kullanım, Allah'ın yardımıyla peygamberlerin ve müminlerin düşmanlarına karşı kesin bir zafer elde ettiklerini ve üstün geldiklerini ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Ğalabe, bir şeye güç yetirmek ve onu yenmektir. 'el-Ğâlibîn' ifadesi, Allah'ın yardımıyla düşmanlarına karşı mutlak bir üstünlük sağlayanları ve bu üstünlüğün kalıcı olduğunu belirtir. Bu, sadece geçici bir zafer değil, aynı zamanda bir hakimiyet durumunu da ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Ğ-l-b kökünden türeyen kelimeler, Kur'an'da genellikle güç ve üstünlük bağlamında kullanılır. 'el-Ğâlibîn' kelimesi, Allah'ın desteğiyle düşmanlarına karşı galip gelen, onları mağlup eden ve bu üstünlüğü elde eden kimseleri ifade eder. Ayetteki bağlamda, bu üstünlük ilahi bir lütuf ve vaadin gerçekleşmesidir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-musa","imtihan-bela","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"نَصَرْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ن-ص-ر","rootLatin":"n-s-r","lemma":"نَصَرَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yardım ettik"},{"position":1,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahallen","gloss":"onlara"},{"position":2,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"böylece"},{"position":2,"surface":"كَانُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nakıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"oldular"},{"position":3,"surface":"هُمُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Fasl zamiri olduğu için mebnî","gloss":"onlar"},{"position":4,"surface":"ٱلْغَـٰلِبِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"غ-ل-ب","rootLatin":"gh-l-b","lemma":"غَالِب","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"üstün gelenler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâffât Sûresi** · *37/116*
- **Sâffât Sûresi** · *37/116*
- **Sâffât Sûresi** · *37/116*
- **Sâffât Sûresi** · *37/116*
