# Sâffât Sûresi, 118. Âyet (37:118)

> وَهَدَيْنَـٰهُمَا ٱلصِّرَٰطَ ٱلْمُسْتَقِيمَ

*Ve hedeynâhumâ-ssirâta-lmustakîm(e)*

**Meal (Diyanet):** Onları doğru yola ilettik.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/37/118

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın peygamberlere lütfettiği hidayeti ve onları doğru yola iletmesini vurgulamaktadır. Temel kavramlar, hidayet eylemi ve bu hidayetin niteliği olan 'doğru yol' üzerinde yoğunlaşmaktadır.","keyConcepts":[{"word":"هَدَيْنَا","root":"ه د ي","rootLatin":"h-d-y","meaning":"Allah'ın bir kimseye doğru yolu göstermesi, rehberlik etmesi ve ona ulaşmasını sağlamasıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hidayet (هدى), lütuf ve incelikle yol göstermektir. Allah'ın hidayeti, insanı doğruya ulaştıran her türlü rehberliği kapsar. Ayetteki 'hadeynâ' fiili, Allah'ın peygamberlere özel bir lütuf olarak doğru yolu göstermesini ve onları bu yolda sabit kılmasını ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Hidayet (هدى), 'yol göstermek' anlamına gelir. Buradaki 'hadeynâ' fiili, Allah'ın peygamberlere doğru yolu açıkça göstermesi ve onları bu yola sevk etmesi mecazını taşır. Bu, sadece bilgi vermek değil, aynı zamanda o yolda yürümelerini sağlamaktır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Hidayet, Kur'an'da merkezi bir kavram olup, Allah'ın insanı doğru yola yönlendirmesi ve ona hakikati göstermesidir. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın peygamberlere bahşettiği ilahi rehberliği ve onları sapmaktan korumasını ifade eder. Hidayet, sadece bilişsel bir yönlendirme değil, aynı zamanda varoluşsal bir yöneliştir."}]},{"word":"ٱلصِّرَٰطَ","root":"ص ر ط","rootLatin":"s-r-t","meaning":"Geniş, açık ve düzgün yol; doğru ve hakikat yolu.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sırât (صراط), geniş ve açık yol demektir. Kur'an'da genellikle 'doğru yol' anlamında kullanılır ve Allah'a ulaştıran, hakikat ve adaletle dolu yolu ifade eder. Bu ayette, peygamberlere gösterilen ilahi ve şaşmaz yolu belirtir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sırât (صراط), 'yol' demektir. Araplar, geniş ve düzgün yola sırât derler. Ayetteki 'es-Sırât' kelimesi, Allah'ın peygamberlerine gösterdiği, kendisinden sapılmayan, hak ve hakikate götüren yolu ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Sırât (صراط), 'yol' anlamına gelir. Kur'an'da 'es-Sırâtü'l-Müstakîm' olarak geçtiğinde, İslam dinini, Kur'an'ı ve peygamberlerin yolunu temsil eder. Bu ayette, peygamberlerin takip ettiği ve diğer insanlara örnek teşkil eden ilahi yolu vurgular."}]},{"word":"ٱلْمُسْتَقِيمَ","root":"ق و م","rootLatin":"k-v-m","meaning":"Doğru, eğrilik ve sapma içermeyen, dosdoğru.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İstikamet (استقامة), bir şeyin eğrilikten uzak, dosdoğru olmasıdır. 'el-Müstakîm' kelimesi, 'es-Sırât'ı niteleyerek, bu yolun hiçbir sapma, eğrilik veya yanlışlık içermediğini, tam anlamıyla doğru ve hakikat üzere olduğunu belirtir. Peygamberlere gösterilen yolun kusursuzluğunu ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Kavm (قوم) kökünden türeyen 'müstakîm', 'doğruluk' ve 'istikamet' anlamlarını taşır. 'Sırât-ı Müstakîm', eğriliği olmayan, dosdoğru yoldur. Bu ayette, Allah'ın peygamberlere gösterdiği yolun, her türlü sapkınlıktan arınmış, hak ve adalete uygun olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Müstakîm (مستقيم), 'istikamet üzere olan', 'doğru' demektir. Kur'an'da 'Sırât-ı Müstakîm' terkibiyle sıkça geçer ve Allah'ın razı olduğu, insanı dünya ve ahiret saadetine ulaştıran yolu ifade eder. Ayetteki kullanımı, peygamberlere bahşedilen hidayetin niteliğini, yani bu yolun şaşmaz ve kusursuz olduğunu pekiştirir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["hidayet-dalalet","peygamberlik"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"هَدَيْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","lemma":"هَدَى","form":"Fe'ale","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"eriştirdik"},{"position":1,"surface":"هُمَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Tesniye","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"o ikisini"},{"position":2,"surface":"ٱلصِّرَٰطَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-ر-ط","rootLatin":"s-r-t","lemma":"صِرَاط","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"yolu"},{"position":3,"surface":"ٱلْمُسْتَقِيمَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"مُسْتَقِيم","form":"İstif'âl","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mansûb","gloss":"doğru"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâffât Sûresi** · *37/118*
- **Sâffât Sûresi** · *37/118*
- **Sâffât Sûresi** · *37/118*
- **Sâffât Sûresi** · *37/118*
