# Sâffât Sûresi, 119. Âyet (37:119)

> وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

*Ve teraknâ ‘aleyhimâ fî-l-âḣirîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Sonradan gelenler arasında onlara güzel birer ad bıraktık.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/37/119

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Musa ve Harun peygamberlerin sonraki nesiller arasında bıraktıkları kalıcı ve hayırlı anıyı ifade etmektedir. Anahtar kavramlar, bu kalıcılığın ve iyi ünün dilbilimsel temellerini ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"تَرَكْنَا","root":"ت ر ك","rootLatin":"t-r-k","meaning":"Bir şeyi geride bırakmak, terk etmek, miras bırakmak anlamındadır ve burada Musa ve Harun'un sonraki nesillerde bıraktıkları iyi ünü ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'terk' kelimesinin bir şeyi bulunduğu hal üzere bırakmak veya ondan vazgeçmek anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımıyla, Musa ve Harun'un hayırlı bir anı ve övgüye değer bir miras bırakmaları kastedilmektedir, yani onların güzel isimleri ve davaları sonraki nesillerde devam etmiştir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'tereknâ' ifadesinin mecazi olarak 'onların anısını devam ettirdik' veya 'onlar hakkında güzel sözler bıraktık' anlamına geldiğini belirtir. Bu, onların fiziki varlıklarının sona ermesine rağmen, bıraktıkları etkinin ve ünün kalıcı olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'terk' fiilinin Kur'an'daki kullanımlarının genellikle bir şeyin geride bırakılması, vazgeçilmesi veya miras bırakılması anlamlarına geldiğini belirtir. Bu ayette ise, peygamberlerin sonraki nesillerde bıraktıkları manevi bir miras, yani iyi bir ün ve anı bağlamında kullanılmıştır."}]},{"word":"عَلَيْهِمَا","root":"ع ل و","rootLatin":"a-l-v","meaning":"Üzerlerine, onlara dair anlamındadır ve burada Musa ve Harun'un şanlarının ve anılarının sonraki nesillerde devam ettiğini belirtir.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'alâ' harf-i cerrinin bazen 'hakkında' veya 'dair' anlamında kullanılabileceğini belirtir. Bu ayette 'aleyhimâ' ifadesi, Musa ve Harun'a dair, onların şanları ve anıları hakkında bir şeyin bırakıldığını ifade eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'alâ' edatının bazen bir şeyin bir başkası üzerinde gerçekleştiğini veya ona yönelik olduğunu gösterdiğini ifade eder. Burada, bırakılan iyi ünün Musa ve Harun'a ait olduğunu ve onların şahsiyetleriyle ilgili olduğunu vurgular."}]},{"word":"ٱلْـَٔاخِرِينَ","root":"ء خ ر","rootLatin":"'-h-r","meaning":"Sonra gelenler, sonraki nesiller anlamındadır ve Musa ve Harun'un ününün kıyamete kadar devam edeceğini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'âhirîn' kelimesinin 'sonra gelenler, kıyamete kadar gelecek olan nesiller' anlamına geldiğini belirtir. Bu ayette, Musa ve Harun'un bıraktıkları iyi ünün sadece kendi dönemleriyle sınırlı kalmayıp, sonraki tüm nesiller tarafından anılacağını ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'âhir' kelimesinin 'öncekinin zıddı, sonuncu' anlamında kullanıldığını ve 'âhirîn'in çoğul olarak 'sonraki nesiller'i ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımıyla, Musa ve Harun'un şanlarının ve anılarının gelecek zamanlarda da devam edeceğine işaret eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'âhir' kökünün Kur'an'da genellikle zaman ve mekan bakımından sonralığı ifade ettiğini belirtir. 'el-Âhirîn' ifadesi, burada Musa ve Harun'dan sonra gelen tüm insan nesillerini kapsayarak, onların bıraktıkları etkinin evrenselliğini ve kalıcılığını vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-musa","peygamberlik","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"تَرَكْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ت-ر-ك","rootLatin":"t-r-k","lemma":"تَرَكَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"bıraktık"},{"position":2,"surface":"عَلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":2,"surface":"هِمَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Tesniye","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ikisine"},{"position":3,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":4,"surface":"ٱلْـَٔاخِرِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ء-خ-ر","rootLatin":"'-kh-r","lemma":"آخِر","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sonrakiler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâffât Sûresi** · *37/119*
- **Sâffât Sûresi** · *37/119*
- **Sâffât Sûresi** · *37/119*
- **Sâffât Sûresi** · *37/119*
