# Sâffât Sûresi, 179. Âyet (37:179)

> وَأَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ

*Ve ebsir fesevfe yubsirûn(e)*

**Meal (Diyanet):** (Bekle ve) gör. Onlar da yakında görecekler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/37/179

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, peygambere hitaben azabın geleceğini beklemesini ve inkarcıların da bu azabı yakında göreceklerini bildiren bir tehdit ve uyarı içermektedir. Temel olarak 'görme' eylemi üzerinden bir beklenti ve sonuç vurgulanmaktadır.","keyConcepts":[{"word":"وَأَبْصِرْ","root":"ب ص ر","rootLatin":"b-s-r","meaning":"Peygambere yöneltilen, azabın gelişini bekleme ve gözlemleme emridir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'basar' kelimesini hem gözle görme hem de kalp gözüyle idrak etme anlamında kullanır. Bu ayetteki 'ebsır' emri, sadece fiziksel bir görmeyi değil, aynı zamanda azabın vuku bulmasını bekleyerek idrak etmeyi ve onun kaçınılmazlığını kavramayı ifade eder. Peygamberin bu emre uyması, azabın kesinliğine olan inancını pekiştirir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'basar' kelimesinin mecazi kullanımlarına dikkat çeker. Burada 'ebsır' emri, 'intazır' (bekle) anlamında kullanılmıştır. Yani, peygambere azabın gelmesini beklemesi, onun vuku bulacağını bilmesi ve gözlemesi emredilmektedir. Bu, bir tür tehdit ve uyarıyı içerir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'basar' kavramının Kur'an'da sadece fiziksel görme değil, aynı zamanda 'idrak etme', 'anlama' ve 'gerçeği kavrama' anlamlarını da taşıdığını belirtir. Ayetteki 'ebsır' emri, peygamberin azabın geleceğine dair kesin bir bilgiye sahip olmasını ve bu bilgiyi içselleştirmesini ifade eder. Bu, aynı zamanda inkarcıların akıbetine dair bir öngörüdür."}]},{"word":"فَسَوْفَ","root":"س و ف","rootLatin":"s-w-f","meaning":"Gelecekteki bir olayın kesinliğini ve yakınlığını vurgulayan bir edattır.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'sevfe' edatının 'sin' edatından daha uzun bir zaman dilimini ifade ettiğini ancak yine de gelecekteki bir olayın kesinliğini ve vuku bulacağını gösterdiğini belirtir. Bu ayette, inkarcıların azabı görecekleri zamanın kesin olduğunu, ancak hemen değil, belirli bir süre sonra gerçekleşeceğini ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"el-Kefevî, 'sevfe'nin geleceğe yönelik bir vaat veya tehdit için kullanıldığını ve fiilin gerçekleşeceğinin kesinliğini vurguladığını açıklar. Bu ayette, inkarcıların azabı görme eyleminin kaçınılmaz olduğunu ve bu tehdidin mutlaka gerçekleşeceğini belirtir."}]},{"word":"يُبْصِرُونَ","root":"ب ص ر","rootLatin":"b-s-r","meaning":"İnkarcıların, kendilerine vaat edilen azabı kesin olarak göreceklerini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'yubsirûn' kelimesinin burada 'görecekler, şahit olacaklar' anlamında kullanıldığını belirtir. İnkarcıların, alay ettikleri ve yalanladıkları azabın gerçekliğini bizzat yaşayarak idrak edeceklerini vurgular. Bu, sadece fiziksel bir görme değil, aynı zamanda azabın şiddetini ve gerçekliğini anlama anlamındadır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'basar' fiilinin bu bağlamda 'gerçeği idrak etme' ve 'sonucu görme' anlamlarını taşıdığını ifade eder. İnkarcılar, dünyada inkar ettikleri azabı ahirette veya dünyevi bir musibetle bizzat tecrübe ederek onun gerçekliğini anlayacaklardır. Bu, onların inkarının boşuna olduğunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'basar' fiilinin Kur'an'da genellikle 'gözlemleme, idrak etme ve sonuçlarını görme' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'yubsirûn' ifadesi, inkarcıların azabın vuku buluşunu ve bunun kendi üzerlerindeki etkilerini açıkça göreceklerini, dolayısıyla inkar ettikleri gerçeği acı bir şekilde idrak edeceklerini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["ahiret-mukafat","musrikler","kiyamet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"أَبْصِرْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ب-ص-ر","rootLatin":"b-s-r","lemma":"أَبْصَرَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî, sükûn üzere mebnîdir.","gloss":"gözetle"},{"position":2,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"o zaman"},{"position":2,"surface":"سَوْفَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstikbal","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"سَوْفَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ileride"},{"position":3,"surface":"يُبْصِرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ب-ص-ر","rootLatin":"b-s-r","lemma":"أَبْصَرَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici bir edat bulunmadığı için merfûdur, nûn'un sübûtu ile merfûdur.","gloss":"göreceklerdir"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâffât Sûresi** · *37/179*
- **Sâffât Sûresi** · *37/179*
- **Sâffât Sûresi** · *37/179*
- **Sâffât Sûresi** · *37/179*
