# Sâffât Sûresi, 18. Âyet (37:18)

> قُلْ نَعَمْ وَأَنتُمْ دَٰخِرُونَ

*Kul ne'am ve entum dâḣirûn(e)*

**Meal (Diyanet):** De ki: "Evet, hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz)."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/37/18

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kıyamet sonrası dirilişin kesinliğini ve inkarcıların o günkü durumunu vurgulamaktadır. Anahtar kavramlar, dirilişin olumlu cevabını ve inkarcıların yaşayacağı zillet halini ifade etmektedir.","keyConcepts":[{"word":"قُلْ","root":"ق و ل","rootLatin":"K-V-L","meaning":"Peygamber'e hitaben, bir sözü veya emri tebliğ etme buyruğu.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول) kelimesi, bir şeyin ifade edilmesi, dile getirilmesi anlamına gelir. Ayetteki 'Kul' (قُلْ) emri, Allah'ın Peygamber'e, inkarcıların alaycı sorularına kesin bir cevap vermesini emrettiğini gösterir. Bu, sadece bir söz nakli değil, aynı zamanda bir tebliğ ve meydan okumadır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kavl (قول), hem lafız hem de mana itibarıyla bir ifadeyi kapsar. 'Kul' emri, muhatabın zihnine yerleşecek, şüpheleri giderecek ve gerçeği ortaya koyacak bir beyanı gerektirir. Bu bağlamda, dirilişin kesinliğini vurgulayan bir emirdir."}]},{"word":"نَعَمْ","root":"ن ع م","rootLatin":"N-A-M","meaning":"Olumlu bir cevabı, tasdiki ve kesinliği ifade eden edat.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Na'am (نَعَمْ), Arapçada bir soruya olumlu cevap vermek için kullanılan bir edattır. Ayette, inkarcıların dirilişi inkar eden alaycı sorularına karşı, dirilişin kesinlikle gerçekleşeceğini tasdik eden net bir cevaptır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Na'am (نَعَمْ), bir şeyi tasdik ve ikrar etme anlamı taşır. Burada, inkarcıların 'Biz kemik ve toz haline geldikten sonra mı diriltileceğiz?' şeklindeki istihzalarına karşı, 'Evet, diriltileceksiniz' anlamında kesin bir onaydır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Na'am (نَعَمْ) kelimesi, sadece bir tasdik edatı olmakla kalmaz, aynı zamanda muhatabın beklentisinin aksine, kesin ve şüpheye yer bırakmayan bir gerçeği ifade eder. Ayette, dirilişin kaçınılmazlığını vurgular."}]},{"word":"دَٰخِرُونَ","root":"د خ ر","rootLatin":"D-H-R","meaning":"Zelil, hor ve aşağılanmış bir durumda olma hali.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Duhûr (دُخُور), zillet ve küçüklükle birlikte boyun eğme halidir. 'Dâhirûn' (دَٰخِرُونَ) ise bu zilleti yaşayanlardır. Ayette, diriliş gününde inkarcıların, dünyadaki kibirlerinin aksine, hor ve zelil bir şekilde haşredileceklerini ifade eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Dâhir (داخر), zelil ve hakir olan demektir. Bu kelime, sadece bir aşağılanmayı değil, aynı zamanda bir boyun eğmeyi ve çaresizliği de içerir. Kıyamet gününde inkarcıların aciz ve boynu bükük hallerini tasvir eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'zillet' kavramı, genellikle Allah'a karşı kibirlenenlerin ahiretteki durumunu ifade eder. 'Dâhirûn' kelimesi, dünyada kendilerini üstün görenlerin, ahiretteki tam tersi, alçaltılmış ve horlanmış konumlarını vurgulayarak ilahi adaleti gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["dirilis","ahiret-mukafat","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قُلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَوْل","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"De ki"},{"position":2,"surface":"نَعَمْ","pos":"harf","posDetail":"Cevap Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَعَمْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Evet"},{"position":3,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":3,"surface":"أَنتُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"siz"},{"position":4,"surface":"دَٰخِرُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"د-خ-ر","rootLatin":"d-kh-r","lemma":"دَاخِر","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"zelil ve hakir olanlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâffât Sûresi** · *37/18*
- **Sâffât Sûresi** · *37/18*
- **Sâffât Sûresi** · *37/18*
- **Sâffât Sûresi** · *37/18*
