# Sâffât Sûresi, 20. Âyet (37:20)

> وَقَالُوا۟ يَـٰوَيْلَنَا هَـٰذَا يَوْمُ ٱلدِّينِ

*Ve kâlû yâ veylenâ hâżâ yevmu-ddîn(i)*

**Meal (Diyanet):** Şöyle diyecekler: "Vay başımıza gelene! Bu beklenen ceza günüdür."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/37/20

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kıyamet gününde inkarcıların pişmanlığını ve o günün 'ceza günü' olduğunu ifade eden bir sahneyi tasvir etmektedir. Anahtar kavramlar, bu pişmanlığın şiddetini ve hesap gününün mahiyetini vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"قَالُوا۟","root":"ق و ل","rootLatin":"k-v-l","meaning":"Onlar dediler, söylediler anlamında olup, kıyamet gününde inkarcıların ağzından çıkan sözü ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول), bir şeyin ifade edilmesi, dile getirilmesidir. Bu ayetteki 'kâlû' (قالوا) fiili, inkarcıların ahiretteki şaşkınlık ve pişmanlıklarını dile getirmelerini ifade eder. Bu, sadece bir söz değil, aynı zamanda bir itiraf ve kabulleniştir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kavl (قول), dil ile ifade edilen her türlü sözdür. Ayetteki 'kâlû' (قالوا) fiili, geçmiş zaman kipinde gelerek, o günün kesinliğini ve bu sözün mutlaka söyleneceğini vurgular. Bu, onların dünyadaki inkarlarının aksine, ahiretteki çaresiz kabullenişlerini gösterir."}]},{"word":"يَـٰوَيْلَنَا","root":"و ي ل","rootLatin":"v-y-l","meaning":"Vay halimize, yazıklar olsun bize anlamında bir pişmanlık ve helak ifadesidir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Veyl (ويل), helak ve azap kelimesidir. 'Yâ veylenâ' (يا ويلنا) ifadesi, şiddetli bir pişmanlık, üzüntü ve kendilerine isabet eden musibetten dolayı feryat etme anlamı taşır. Bu, inkarcıların ahiretteki durumlarının vahametini gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Veyl (ويل), Arapçada helak ve şer için kullanılan bir kelimedir. 'Yâ veylenâ' (يا ويلنا) ifadesi, mecazi olarak, kendilerine gelecek olan azabın büyüklüğünü ve bu durumdan duydukları derin üzüntüyü ifade eder. Bu, onların dünyadaki inkarlarının sonucunu idrak etmeleridir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Veyl (ويل), helak ve şer kelimesidir. 'Yâ veylenâ' (يا ويلنا) nidası, bir musibet veya felaket anında duyulan şiddetli üzüntü ve pişmanlığı dile getirir. Ayetteki kullanımı, kıyamet gününde inkarcıların karşılaşacakları azabın dehşetini ve çaresizliklerini vurgular."}]},{"word":"يَوْمُ","root":"ي و م","rootLatin":"y-v-m","meaning":"Gün, zaman dilimi anlamında olup, burada belirli bir olayın gerçekleştiği kıyamet gününü ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Yevm (يوم), güneşin doğuşundan batışına kadar olan zaman dilimidir. Ancak Kur'an'da 'yevm' (يوم) kelimesi, belirli bir olayın gerçekleştiği önemli bir zaman dilimini ifade etmek için de kullanılır. Bu ayette 'yevmü'd-dîn' (يوم الدين) terkibi, kıyamet gününün özel ve belirleyici bir gün olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'yevm' (يوم) kelimesi, sadece takvimsel bir günü değil, aynı zamanda belirli bir olayın, özellikle de ilahi yargının gerçekleştiği 'zaman dilimi' veya 'dönem' anlamında kullanılır. 'Yevmü'd-dîn' (يوم الدين) terkibi, bu günün sıradan bir gün olmadığını, aksine ilahi adaletin tecelli edeceği nihai hesap günü olduğunu belirtir."}]},{"word":"ٱلدِّينِ","root":"د ي ن","rootLatin":"d-y-n","meaning":"Ceza, karşılık, hesap anlamında olup, kıyamet gününün bir hesap ve ceza günü olduğunu belirtir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Dîn (دين) kelimesi, itaat, ceza, karşılık ve şeriat gibi çeşitli anlamlara gelir. 'Yevmü'd-dîn' (يوم الدين) terkibinde ise 'dîn', yapılan amellerin karşılığının görüleceği, ceza veya mükafatın verileceği 'hesap günü' anlamındadır. Bu, ilahi adaletin tecelli edeceği günü ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Dîn (دين), ceza ve karşılık anlamında kullanılır. 'Yevmü'd-dîn' (يوم الدين) terkibi, kıyamet gününün, insanların dünyada yaptıkları amellerin karşılığını eksiksiz alacakları, iyiliğin mükafatlandırılacağı, kötülüğün ise cezalandırılacağı gün olduğunu vurgular. Bu, ilahi yargının kesinliğini ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Dîn (دين) kelimesi, Kur'an'da geniş bir semantik alana sahiptir. 'Yevmü'd-dîn' (يوم الدين) terkibinde ise, 'hesap ve ceza günü' anlamı ön plana çıkar. Bu, insanların dünyadaki eylemlerinin nihai sonucunu görecekleri, ilahi adaletin mutlak bir şekilde gerçekleşeceği günü ifade eder. Ayetteki bağlam, bu günün inkarcılar için bir azap ve pişmanlık günü olduğunu pekiştirir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","hesap-mizan","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"قَالُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَوْل","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dediler"},{"position":2,"surface":"يَـٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nidâ","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"يَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ey"},{"position":2,"surface":"وَيْلَنَا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"و-ي-ل","rootLatin":"w-y-l","lemma":"وَيْل","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Nidâ harfinden sonra geldiği için mansûb","gloss":"vay halimize"},{"position":2,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"bizim"},{"position":3,"surface":"هَـٰذَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَذَا","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"bu"},{"position":4,"surface":"يَوْمُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"günüdür"},{"position":5,"surface":"ٱلدِّينِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-ي-ن","rootLatin":"d-y-n","lemma":"دِين","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"ceza"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâffât Sûresi** · *37/20*
- **Sâffât Sûresi** · *37/20*
- **Sâffât Sûresi** · *37/20*
- **Sâffât Sûresi** · *37/20*
