# Sâffât Sûresi, 28. Âyet (37:28)

> قَالُوٓا۟ إِنَّكُمْ كُنتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ ٱلْيَمِينِ

*Kâlû innekum kuntum te/tûnenâ ‘ani-lyemîn(i)*

**Meal (Diyanet):** Şöyle derler: "Siz bize sağdan gelirdiniz. Bize haktan yana görünürdünüz."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/37/28

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, ahirette müşriklerin ileri gelenlerine yönelik bir serzenişi ifade etmektedir. 'Sağdan gelmek' tabiri, aldatma ve hakkı batıl gösterme eylemini mecazi olarak anlatır. Ayet, batılın nasıl hak suretinde sunulduğunu dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"قَالُوا۟","root":"ق و ل","rootLatin":"k-v-l","meaning":"Onlar dediler ki; burada müşriklerin ileri gelenlerine yönelik bir sözü ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول), bir sözü, ifadeyi veya düşünceyi dile getirmektir. Ayetteki 'kâlû' (قالوا) fiili, müşriklerin dünyadayken kendilerini saptıran liderlerine ahirette yöneltecekleri bir ithamı ve serzenişi belirtir. Bu, sadece bir konuşma eylemi değil, aynı zamanda bir itiraf ve suçlamadır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kavl (قول), bir manayı ifade eden lafızdır. Ayetteki kullanımı, dünyada aldatılanların, aldatanlara karşı ahiretteki hesaplaşmalarını ve onlara yönelttikleri suçlamayı dile getirmelerini ifade eder. Bu, bir tür 'sözlü itiraz'dır."}]},{"word":"كُنتُمْ","root":"ك و ن","rootLatin":"k-v-n","meaning":"Siz idiniz; geçmişte süreklilik arz eden bir durumu veya eylemi ifade eder.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Kâne (كان) fiili, genellikle geçmiş zamanda bir durumun veya eylemin varlığını veya sürekliliğini ifade eder. Ayetteki 'küntüm' (كنتم) ifadesi, müşrik liderlerinin dünyadayken sürekli olarak aldatıcı bir rol oynadıklarını, batılı hak gibi gösterdiklerini vurgular. Bu, onların geçmişteki karakteristiğini belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kâne (كان) fiili, Kur'an'da sadece geçmiş zamanı değil, aynı zamanda bir durumun sürekliliğini veya bir özelliğin kalıcılığını da ifade edebilir. 'Küntüm' (كنتم) burada, ileri gelenlerin sürekli olarak insanları saptırma ve onlara batılı hak gibi gösterme eylemini sürdürdüklerini, bunun onların değişmez bir özelliği olduğunu belirtir."}]},{"word":"تَأْتُونَنَا","root":"أ ت ي","rootLatin":"e-t-y","meaning":"Bize geliyordunuz, bize yaklaşıyordunuz; burada mecazi olarak aldatma ve etki etme anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ety (أتى) fiili, fiziksel bir gelmenin yanı sıra, bir şeyin birine ulaşması, bir etki bırakması veya bir durumun ortaya çıkması anlamında da kullanılır. Ayetteki 'te'tûnenâ' (تأتوننا) ifadesi, ileri gelenlerin, kendilerini takip edenlere 'sağdan' yani hak suretinde yaklaştıklarını, onları aldatmak için bu yolu kullandıklarını mecazi olarak anlatır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'gelmek' (أتى) fiili, bazen bir fikrin, bir etkinin veya bir durumun bir kişiye ulaşmasını ifade eder. 'Te'tûnenâ' (تأتوننا) burada, müşrik liderlerinin, takipçilerine batıl fikirleri hak kılığında sunarak, onları etkileme ve saptırma çabalarını sembolize eder. Bu, bir tür 'fikri yaklaşma'dır."}]},{"word":"الْيَمِينِ","root":"ي م ن","rootLatin":"y-m-n","meaning":"Sağ taraf; burada mecazi olarak hak, doğruluk, iyilik veya güvenilir bir yol anlamında kullanılır, ancak ayette aldatma bağlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Yemîn (يمين), genellikle sağ tarafı ifade eder ve Araplar arasında güç, bereket, doğruluk ve güvenilirlik ile ilişkilendirilir. Ayetteki 'ani'l-yemîn' (عن اليمين) ifadesi, ileri gelenlerin insanlara 'sağdan', yani hak ve doğruluk suretinde yaklaştıklarını, ancak aslında onları saptırdıklarını mecazi olarak anlatır. Bu, aldatmanın inceliğini ve kurnazlığını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Yemîn (يمين), hem sağ el hem de yemin (ant) anlamlarına gelir. Sağ taraf, genellikle hayır, bereket ve kuvvetle ilişkilendirilir. Ayetteki 'ani'l-yemîn' (عن اليمين) ifadesi, şeytanın veya saptırıcıların insanlara 'sağdan' yani iyilik, nasihat veya hak suretinde yaklaştıklarını, böylece şüphe uyandırmadan onları saptırdıklarını belirtir. Bu, batılın hak kılığında sunulmasıdır."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Yemîn (يمين), Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanılır. 'Ani'l-yemîn' (عن اليمين) ifadesi, bu ayette, saptırıcıların insanlara güvenilir, doğru ve iyi niyetli bir şekilde yaklaştıklarını, ancak niyetlerinin kötü olduğunu mecazi olarak anlatır. Bu, aldatmanın en tehlikeli biçimlerinden biridir, çünkü kurbanlar aldatıldıklarını fark etmezler."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["musrikler","seytan-vesvese","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قَالُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق و ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dediler"},{"position":2,"surface":"إِنَّكُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz ki"},{"position":2,"surface":"كُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb mahallen","gloss":"siz"},{"position":3,"surface":"كُنتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nâkıs","root":"ك و ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idiniz"},{"position":4,"surface":"تَأْتُونَنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"أ ت ي","rootLatin":"a-t-y","lemma":"أَتَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"geliyordunuz"},{"position":4,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahallen","gloss":"bize"},{"position":5,"surface":"عَنِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":6,"surface":"ٱلْيَمِينِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي م ن","rootLatin":"y-m-n","lemma":"يَمِين","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sağdan, haktan"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâffât Sûresi** · *37/28*
- **Sâffât Sûresi** · *37/28*
- **Sâffât Sûresi** · *37/28*
- **Sâffât Sûresi** · *37/28*
