# Sâffât Sûresi, 32. Âyet (37:32)

> فَأَغْوَيْنَـٰكُمْ إِنَّا كُنَّا غَـٰوِينَ

*Feaġveynâkum innâ kunnâ ġâvîn(e)*

**Meal (Diyanet):** "Evet, biz sizi saptırdık. Çünkü biz de sapkın kimselerdik."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/37/32

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, azgınlığın (ğayy) bulaşıcı doğasını ve bir grubun diğerini nasıl saptırabileceğini dilbilimsel olarak ifade etmektedir. 'Azdırmak' ve 'azgın olmak' fiilleri üzerinden, eylemin faili ve mağduru arasındaki ilişki vurgulanır.","keyConcepts":[{"word":"فَأَغْوَيْنَاكُمْ","root":"غ و ي","rootLatin":"ğ-v-y","meaning":"Sizi azdırdık, saptırdık, doğru yoldan çıkardık.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ğayy' kökünden türeyen bu kelimeyi 'sapıklığa düşürmek, doğru yoldan saptırmak' olarak açıklar. Ayetteki 'fe-ağveynâkum' ifadesi, azgın olanların başkalarını da kendi sapıklıklarına sürükleme eylemini belirtir. Bu, sadece yol göstermek değil, aynı zamanda yanlış yola teşvik etme anlamını taşır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ğayy' kelimesinin 'doğru yoldan sapmak, hakikatten uzaklaşmak' anlamına geldiğini belirtir. 'Ağveynâkum' ise, bir başkasını bu sapıklığa düşürme, yani 'saptırma' fiilidir. Ayetteki kullanımı, saptıranların kendi sapıklıklarının bir sonucu olarak başkalarını da saptırdıklarını ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ğayy' kavramını Kur'an'da 'doğru yoldan sapma, şaşkınlık, hakikatten uzaklaşma' olarak inceler. 'Ağveynâkum' fiili, bu sapıklığı başkalarına bulaştırma, onları da aynı şaşkınlığa sürükleme eylemini gösterir. Bu, sadece bir etki değil, aynı zamanda aktif bir saptırma çabasıdır."}]},{"word":"كُنَّا","root":"ك و ن","rootLatin":"k-v-n","meaning":"Biz idik, biz olmuştuk, bizim durumumuz buydu.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'kâne' fiilinin Kur'an'daki kullanımlarını incelerken, bu fiilin sadece geçmiş zamanı değil, aynı zamanda bir durumun sürekliliğini veya bir niteliğin kalıcılığını da ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'künnâ' ifadesi, saptıranların zaten 'azgın' olma durumlarının geçmişten beri devam ettiğini ve bu durumun onların saptırma eylemlerinin temelini oluşturduğunu vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'kâne' fiilinin 'vuku bulmak, meydana gelmek, var olmak' gibi temel anlamlarının yanı sıra, bir şeyin niteliğini veya halini bildirmek için de kullanıldığını açıklar. 'Künnâ ğâvîne' ifadesinde, 'künnâ' fiili, saptıranların 'azgın' olma halinin onların özünde var olan bir nitelik olduğunu ve bu niteliğin onların eylemlerine yansıdığını gösterir."}]},{"word":"غَاوِينَ","root":"غ و ي","rootLatin":"ğ-v-y","meaning":"Azgınlar, sapkınlar, doğru yoldan çıkmış olanlar.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ğâvî' kelimesini 'dalâlette olan, doğru yoldan sapmış, şaşkın' olarak tanımlar. Ayetteki 'ğâvîne' ifadesi, saptıranların kendilerinin de zaten sapıklık içinde olduklarını, yani başkalarını saptırmadan önce kendi içlerinde bu sapıklığı barındırdıklarını açıkça belirtir. Bu, saptırma eyleminin bir ön koşulu olarak kendi sapıklıklarını ortaya koyar."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ğâvî' ism-i failini 'ğayy' kökünden türeyen ve 'sapıklıkta olan, doğru yoldan ayrılan' anlamında kullanır. Ayetteki 'künnâ ğâvîne' ifadesi, saptıranların kendi durumlarını itiraf etmeleri olup, onların zaten sapkın bir zihniyete sahip olduklarını ve bu zihniyetin başkalarını da etkilediğini gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ğayy' kökünün Kur'an'daki kullanımlarını analiz ederken, 'ğâvî' kelimesinin 'bilinçli olarak doğru yoldan sapan, azgınlıkta ısrar eden' anlamını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'ğâvîne' ifadesi, saptıranların kendi sapıklıklarının farkında olduklarını ve bu durumun onların başkalarını saptırma eylemlerinin ardındaki motivasyonu oluşturduğunu vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["seytan-vesvese","hidayet-dalalet","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Feaġveynâkum"},{"position":2,"translit":"innâ"},{"position":3,"translit":"kunnâ"},{"position":4,"translit":"ġâvîn(e)"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve, o zaman","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":1,"surface":"أَغْوَيْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"غ-و-ي","rootLatin":"gh-w-y","lemma":"أَغْوَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"azdırmıştık","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":1,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"sizi","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":2,"surface":"إِنَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz ki"},{"position":2,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"biz","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Nâsih harfin ismi"},{"position":3,"surface":"كُنَّا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Nâkıs (Mâzî)","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idik","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":4,"surface":"غَاوِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"غ-و-ي","rootLatin":"gh-w-y","lemma":"غَاوٍ","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"azgınlar","irabMarker":"yâ ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Nâkıs fiilin haberi"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *37/32*
- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *37/32*
- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *37/32*
- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *37/32*
