# Sâffât Sûresi, 33. Âyet (37:33)

> فَإِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍ فِى ٱلْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ

*Fe-innehum yevme-iżin fî-l'ażâbi muşterikûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Artık onlar o gün azapta ortaktırlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/37/33

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kıyamet gününde inkarcıların ve onlara uyanların azapta ortak olacaklarını ifade etmektedir. Anahtar kavramlar, 'o gün', 'azap' ve 'ortak olmak' fiili üzerinden bu ortaklığın mahiyetini ve zamanını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"يَوْمَئِذٍ","root":"ي و م","rootLatin":"y-v-m","meaning":"Kıyamet gününü, belirli bir zaman dilimini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'yevm' kelimesinin güneşin doğuşundan batışına kadar olan zaman dilimini ifade ettiğini belirtir. Ancak 'yevmeizin' (يَوْمَئِذٍ) şeklinde kullanıldığında, geçmişte veya gelecekte belirli bir olayın vuku bulduğu zamanı işaret eder. Bu ayette ise, 'o gün' ifadesiyle kıyamet günü kastedilmektedir ki bu, azabın gerçekleşeceği belirli bir zamandır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'yevm'in mutlak zamanı ifade edebileceği gibi, belirli bir olaya tahsis edildiğinde o olayın vuku bulduğu zamanı da ifade ettiğini açıklar. 'Yevmeizin' terkibi, 'o zaman' anlamında kullanılarak, zikredilen olayın (azabın) gerçekleşeceği özel bir zaman dilimine işaret eder."}]},{"word":"ٱلْعَذَابِ","root":"ع ذ ب","rootLatin":"a-z-b","meaning":"İnsanlara acı veren, sıkıntı ve eziyet çektiren ilahi cezayı ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'azab' kelimesinin 'tatlı sudan mahrum kalmak' anlamına gelen 'azb' kökünden geldiğini belirtir. Bu, kişinin arzu ettiği şeyden mahrum kalması ve bunun sonucunda çektiği sıkıntıyı ifade eder. Ayetteki 'azab', inkarcıların ahirette karşılaşacakları ilahi cezayı ve bunun getireceği acıyı anlatır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'azab'ın, insanı bir şeyi yapmaktan alıkoyan, engelleyen şey olduğunu ve genellikle acı veren cezalar için kullanıldığını ifade eder. Kur'an'da ise bu kelime, Allah'ın günahkarlara verdiği dünyevi veya uhrevi cezaları ifade eder. Bu ayetteki 'azab', kıyamet gününde inkarcıların çekeceği ebedi cezayı vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'azab' kavramının Kur'an'daki temel anlamının 'ceza' olduğunu ve genellikle Allah'ın gazabının bir tezahürü olarak ortaya çıktığını belirtir. Bu ceza, sadece fiziksel acı değil, aynı zamanda ruhsal ıstırabı da içerir. Ayetteki 'azab', inkarcıların ortaklaşa maruz kalacakları bu kapsamlı cezayı ifade eder."}]},{"word":"مُشْتَرِكُونَ","root":"ش ر ك","rootLatin":"ş-r-k","meaning":"Bir şeyde ortak olmak, bir şeye katılmak, paydaş olmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'şirk' kökünden gelen 'müşterik' kelimesinin, bir işte veya bir durumda birden fazla kişinin pay sahibi olmasını ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'müşterikûn', inkarcıların ve onlara uyanların, azabın şiddetini ve acısını birlikte paylaşacaklarını, bu konuda ortak olacaklarını anlatır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'şirk' kelimesinin 'ortaklık' anlamına geldiğini ve 'müşterik'in de ortak olan kişiyi ifade ettiğini açıklar. Ayetteki 'müşterikûn', azabın sadece bir gruba değil, o günahı işleyen herkesin ortaklaşa tadacağı bir ceza olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'şirk' kökünün Kur'an'da hem olumlu (ortaklık, işbirliği) hem de olumsuz (Allah'a ortak koşma) anlamlarda kullanıldığını belirtir. Ancak 'müşterikûn' formu, burada azabın paylaşılması bağlamında, olumsuz bir ortaklığı, yani cezanın ortaklaşa çekilmesini ifade eder. Bu, azabın bireysel değil, kolektif bir deneyim olacağını gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cehennem","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"o halde, ve"},{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"muhakkak ki"},{"position":1,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"onlar"},{"position":2,"surface":"يَوْمَئِذٍ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zaman zarfı olduğu için mansûb","gloss":"o gün"},{"position":3,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":4,"surface":"ٱلْعَذَابِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"ʿ-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"azap"},{"position":5,"surface":"مُشْتَرِكُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ش-ر-ك","rootLatin":"sh-r-k","lemma":"مُشْتَرِك","form":"İftial","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"ortak olanlar, birleşenler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâffât Sûresi** · *37/33*
- **Sâffât Sûresi** · *37/33*
- **Sâffât Sûresi** · *37/33*
- **Sâffât Sûresi** · *37/33*
