# Sâffât Sûresi, 44. Âyet (37:44)

> عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَـٰبِلِينَ

*‘Alâ sururin mutekâbilîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Koltuklar üzerinde karşılıklı olarak otururlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/37/44

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, cennet ehlinin nimetler içindeki konumunu ve karşılıklı oturma düzenini tasvir etmektedir. Anahtar kavramlar, cennetin lüksünü ve sakinlerinin huzurlu birlikteliğini vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"سُرُرٍ","root":"س ر ر","rootLatin":"s-r-r","meaning":"Cennetteki yüksek ve süslü oturma yerleri, tahtlar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'serîr' kelimesinin 'sürûr' (sevinç) kökünden geldiğini belirtir. Çünkü serîr, sevinç ve rahatlık veren bir oturma yeridir. Ayetteki 'sürur' kelimesi, cennet ehlininin üzerinde oturacağı, onlara sevinç ve huzur veren yüksek ve süslü tahtları ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'sürur' kelimesini 'yataklar' veya 'tahtlar' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, cennet ehlinin rahat ve konforlu bir şekilde oturacakları, dünyadaki tahtlara benzer, ancak çok daha üstün nitelikteki oturma yerlerini kasteder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'serîr' kelimesinin çoğulu olan 'sürur'un, üzerine oturulan veya yatılan yüksek ve süslü eşyalar olduğunu belirtir. Cennet bağlamında, bu tahtlar, cennet ehlinin makamını ve onlara sunulan ikramı simgeler."}]},{"word":"مُّتَقَـٰبِلِينَ","root":"ق ب ل","rootLatin":"k-b-l","meaning":"Karşılıklı olarak oturan, birbirine dönük bir şekilde duran.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'mütekâbilîn' kelimesini 'birbirine dönük, yüz yüze' olarak açıklar. Bu durum, cennet ehlinin birbirlerini görebilecekleri, sohbet edebilecekleri ve aralarında hiçbir engelin bulunmadığı bir oturma düzenini ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kabl' kökünün 'bir şeyin önü' anlamına geldiğini ve 'tekâbül'ün ise 'iki şeyin birbirine yüz yüze gelmesi' olduğunu belirtir. Ayetteki 'mütekâbilîn' ifadesi, cennet sakinlerinin birbirlerine dönük, samimi ve huzurlu bir ortamda oturduklarını, aralarında bir ayrılık veya perde olmadığını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kabl' kökünden türeyen kelimelerin Kur'an'da genellikle 'yüzleşme', 'karşılaşma' anlamlarını taşıdığını belirtir. 'Mütekâbilîn' kelimesi, cennet ehlinin birbirleriyle doğrudan iletişim kurabildikleri, aralarında hiçbir hiyerarşi veya mesafenin olmadığı, eşit ve dostane bir birlikteliği sembolize eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"عَلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerinde"},{"position":2,"surface":"سُرُرٍ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ر-ر","rootLatin":"s-r-r","lemma":"سَرِير","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"tahtlar"},{"position":3,"surface":"مُّتَقَـٰبِلِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ق-ب-ل","rootLatin":"q-b-l","lemma":"مُتَقَابِل","form":"Tefâ'ul","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"karşılıklı"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâffât Sûresi** · *37/44*
- **Sâffât Sûresi** · *37/44*
- **Sâffât Sûresi** · *37/44*
- **Sâffât Sûresi** · *37/44*
