# Sâffât Sûresi, 47. Âyet (37:47)

> لَا فِيهَا غَوْلٌ وَلَا هُمْ عَنْهَا يُنزَفُونَ

*Lâ fîhâ ġavlun velâ hum ‘anhâ yunzefûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Onda baş döndürme özelliği yoktur. Onlar, onu içmekle sarhoş da olmazlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/37/47

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, cennet şarabının dünyevi şaraptan farklı özelliklerini, özellikle de olumsuz etkilerden arınmışlığını vurgulamaktadır. Anahtar kavramlar, bu farklılığı ve cennet nimetlerinin safiyetini dilbilimsel ve semantik derinlikle ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"غَوْلٌ","root":"غ و ل","rootLatin":"ğ-v-l","meaning":"Bu kelime, cennet şarabının dünyevi şarap gibi baş ağrısı, sarhoşluk veya herhangi bir olumsuz etki yaratmayacağını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ğavl' kelimesini 'helak etmek, bozmak, akla zarar vermek' anlamında kullanır. Ayetteki bağlamda ise cennet şarabının içenlerin akıllarını bozmayacağını, onlara bir zarar vermeyeceğini belirtir. Dünyevi şarabın aksine, cennet şarabının olumsuz bir etkisi olmadığını vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ğavl' kelimesinin 'gizlice helak etmek, fark ettirmeden yok etmek' anlamlarına geldiğini ifade eder. Cennet şarabı için kullanıldığında, bu şarabın içenlere gizlice bir zarar vermeyeceğini, akıllarını veya bedenlerini bozmayacağını, aksine saf ve arındırılmış bir lezzet sunacağını açıklar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'şarap' kavramının dünyevi ve uhrevi boyutlarını incelerken, cennet şarabının 'ğavl'den arınmış olmasının, onun dünyevi şarabın olumsuz ahlaki ve fiziksel sonuçlarından tamamen farklı olduğunu gösterdiğini belirtir. Bu, cennet nimetlerinin kusursuzluğunu ve safiyetini vurgulayan bir özelliktir."}]},{"word":"يُنزَفُونَ","root":"ن ز ف","rootLatin":"n-z-f","meaning":"Bu kelime, cennet şarabını içenlerin sarhoş olup akıllarını kaybetmeyeceklerini, bitkin düşmeyeceklerini veya şaraplarının tükenmeyeceğini ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'yünzefûn' kelimesini 'sarhoş olup akıllarını kaybetmezler' veya 'şarapları tükenmez' şeklinde açıklar. Ayetteki bağlamda, cennet ehlinin dünyevi şarap gibi sarhoşluktan dolayı akıllarının gitmeyeceğini, bilakis sürekli bir zevk ve tazelik içinde olacaklarını vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'nezef' kökünün 'bir şeyi tamamen boşaltmak, tüketmek' ve 'sarhoşluktan dolayı aklın gitmesi' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'yünzefûn' ifadesiyle, cennet şarabının içenleri sarhoş edip akıllarını başlarından almayacağını ve bu şarabın asla tükenmeyeceğini, sürekli akıp duran bir kaynak olduğunu ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'nezef' fiilinin Kur'an'daki kullanımını incelerken, bu ayetteki 'yünzefûn' kelimesinin cennet şarabının dünyevi şaraptan temel farkını ortaya koyduğunu belirtir. Dünyevi şarap sarhoşluk ve bitkinlik verirken, cennet şarabı bu olumsuz etkilerden arınmış, saf bir keyif kaynağıdır ve içenleri asla yormaz veya akıllarını almaz."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil"},{"position":2,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde"},{"position":2,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onda"},{"position":3,"surface":"غَوْلٌۭ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"غ-و-ل","rootLatin":"gh-w-l","lemma":"غَوْل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû (muahhar mübteda)","gloss":"baş ağrısı"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil"},{"position":5,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"onlar"},{"position":6,"surface":"عَنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"den"},{"position":6,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ondan"},{"position":7,"surface":"يُنزَفُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ن-ز-ف","rootLatin":"n-z-f","lemma":"أَنزَفَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"sarhoş olmazlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâffât Sûresi** · *37/47*
- **Sâffât Sûresi** · *37/47*
- **Sâffât Sûresi** · *37/47*
- **Sâffât Sûresi** · *37/47*
