# Sâffât Sûresi, 51. Âyet (37:51)

> قَالَ قَآئِلٌ مِّنْهُمْ إِنِّى كَانَ لِى قَرِينٌ

*Kâle kâ-ilun minhum innî kâne lî karîn(un)*

**Meal (Diyanet):** İçlerinden biri der ki: "Benim bir arkadaşım vardı."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/37/51

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, ahiret inancını reddeden bir arkadaşın (karîn) varlığını ve onun bu reddiyesini dile getirmesini konu almaktadır. Anahtar kavramlar, konuşma eylemi, dostluk/arkadaşlık ve ahiret inancının sorgulanması etrafında şekillenmektedir.","keyConcepts":[{"word":"قَالَ","root":"ق و ل","rootLatin":"k-v-l","meaning":"Bir söz söylemek, ifade etmek, beyan etmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول), bir sözü, ifadeyi veya düşünceyi dile getirmektir. Ayetteki 'قَالَ قَائِلٌ' ifadesi, cennet ehlinin kendi aralarında konuşmaya başlamasını, geçmişte yaşadıkları bir durumu hatırlayıp dile getirmelerini ifade eder. Bu, sadece bir ses çıkarmak değil, belirli bir içeriği olan bir beyanda bulunmaktır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول), Kur'an'da bazen mecazi anlamda da kullanılır ancak bu ayette doğrudan bir konuşma eylemini ifade eder. Cennet ehlinin geçmişteki bir olayı anlatması, bir nevi 'sözlü bir hikaye' aktarımıdır."}]},{"word":"قَائِلٌ","root":"ق و ل","rootLatin":"k-v-l","meaning":"Söz söyleyen, konuşan kişi demektir.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Kâil (قَائِلٌ), 'kavl' kökünden türemiş bir ism-i fâildir ve konuşma eylemini gerçekleştiren kişiyi ifade eder. Ayetteki 'قَائِلٌ مِّنْهُمْ' ifadesi, cennet ehli içinden birinin bu sözü sarf ettiğini, yani bu anlatımı başlattığını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kâil kelimesi, sadece konuşan değil, aynı zamanda bir fikri veya inancı dile getiren kişi anlamını da taşır. Bu bağlamda, cennet ehlinin içinden birinin, geçmişteki bir arkadaşının ahiret inancına dair şüphelerini dile getirmesini aktaran kişi olduğunu belirtir."}]},{"word":"قَرِينٌ","root":"ق ر ن","rootLatin":"k-r-n","meaning":"Yakın arkadaş, dost, yoldaş veya eşlik eden kimse anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Karîn (قَرِينٌ), 'karn' (yakınlık, birleşme) kökünden gelir ve bir şeye eşlik eden, onunla birlikte olan demektir. Bu ayette, dünyada kendisine yakın olan, arkadaşlık eden kişiyi ifade eder. Bu arkadaşlık, sadece fiziksel bir yakınlık değil, aynı zamanda düşünsel ve sosyal bir birlikteliği de içerir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Karîn, kişinin sürekli birlikte olduğu, sırlarını paylaştığı, fikir alışverişinde bulunduğu dostudur. Ayetteki bağlamda, ahiret inancını sorgulayan bu karîn, cennet ehli olan kişinin dünyadaki yakın çevresinden biridir ve onun inancını etkilemeye çalışan bir figürdür."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'karîn' kavramı, bazen şeytanî bir yoldaşı veya kötü bir arkadaşı ifade etmek için de kullanılır. Bu ayetteki 'karîn', cennet ehli olan kişinin ahiret inancını sorgulayarak onu doğru yoldan saptırmaya çalışan, olumsuz bir etkiye sahip bir arkadaşı temsil eder."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *37/51*
- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *37/51*
- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *37/51*
- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *37/51*
