# Sâffât Sûresi, 97. Âyet (37:97)

> قَالُوا۟ ٱبْنُوا۟ لَهُۥ بُنْيَـٰنًا فَأَلْقُوهُ فِى ٱلْجَحِيمِ

*Kâlû-bnû lehu bunyânen feelkûhu fî-lcahîm(i)*

**Meal (Diyanet):** Kavmi, "Onun için bir bina yapın, (içinde ateş yakın) ve onu ateşe atın" dedi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/37/97

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Hz. İbrahim'in ateşe atılma kararını ve bu kararın uygulanış biçimini dile getirmektedir. Anahtar kavramlar, putperestlerin eylemlerini ve Hz. İbrahim'e yönelik tehditlerini dilbilimsel ve semantik açıdan derinlemesine incelemektedir.","keyConcepts":[{"word":"ٱبْنُوا۟","root":"ب ن ى","rootLatin":"b-n-y","meaning":"Bir şeyi inşa etmek, kurmak, yükseltmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbnâ (بناء), bir şeyi dikmek, yükseltmek ve sağlamlaştırmak anlamına gelir. Ayetteki 'ibnû' (ابنوا) emri, Hz. İbrahim'i atmak için yüksek bir yapı inşa etme niyetini ifade eder, bu da eylemin kasıtlı ve planlı olduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"İbnâ (بناء) kelimesi, bir şeyin temelini atıp onu yükseltmek demektir. Burada, putperestlerin Hz. İbrahim'i cezalandırmak için özel bir düzenek kurma çabalarını mecazi olarak anlatır, bu da onların öfkesinin ve kararlılığının bir göstergesidir."}]},{"word":"بُنْيَـٰنًا","root":"ب ن ى","rootLatin":"b-n-y","meaning":"İnşa edilmiş yapı, bina anlamına gelir.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Bünyân (بنيان), inşa edilmiş, yükseltilmiş her türlü yapıdır. Ayetteki kullanımı, Hz. İbrahim'i ateşe atmak için özel olarak tasarlanmış, yüksek ve muhtemelen geniş bir yapıyı ifade eder, bu da eylemin büyüklüğünü ve ciddiyetini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Bünyân (بنيان), bir şeyin üzerine kurulduğu, yükseltildiği ve sağlamlaştırıldığı yapıdır. Burada, putperestlerin Hz. İbrahim'i cezalandırmak için gösterdikleri çabanın somut bir ifadesi olarak, özel bir inşaat faaliyetini işaret eder."}]},{"word":"فَأَلْقُوهُ","root":"ل ق ى","rootLatin":"l-q-y","meaning":"Bir şeyi atmak, bırakmak, fırlatmak anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlkâ (إلقاء), bir şeyi bir yere bırakmak veya atmaktır. Ayetteki 'felkûhu' (فألقوه) emri, Hz. İbrahim'i ateşe şiddetli ve kesin bir şekilde atma eylemini ifade eder, bu da putperestlerin ona karşı duyduğu nefreti ve yok etme arzusunu gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlkâ (إلقاء), bir şeyi bir yere bırakmak veya fırlatmaktır. Burada, Hz. İbrahim'in yüksek bir yerden ateşe atılmasını emretmeleri, eylemin acımasızlığını ve geri dönülmezliğini vurgular."}]},{"word":"ٱلْجَحِيمِ","root":"ج ح م","rootLatin":"c-h-m","meaning":"Şiddetli yanan ateş, cehennemin bir derecesi anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Cahîm (جحيم), şiddetli yanan, alevleri yükselen ateştir. Ayette, Hz. İbrahim'in atılacağı yerin sıradan bir ateş değil, yakıcılığı ve şiddetiyle bilinen bir ateş olduğunu belirtir, bu da putperestlerin ona vermek istediği azabın büyüklüğünü gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Cahîm (جحيم), Kur'an'da genellikle cehennemin bir adı olarak geçer ve şiddetli, yakıcı ateşi ifade eder. Bu ayette, Hz. İbrahim'e yönelik tehdidin ciddiyetini ve putperestlerin ona karşı duyduğu düşmanlığın boyutunu sembolize eder, zira bu, dünyevi bir cehennem tasviridir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Cahîm (جحيم) kelimesi, 'gözleri açmak, dikmek' kökünden türemiştir ve şiddetli yanan ateşin gözleri kamaştırması, dik dik bakması anlamını taşır. Ayette, Hz. İbrahim'in atılacağı ateşin sadece yakıcı değil, aynı zamanda dehşet verici ve göz kamaştırıcı bir şiddete sahip olduğunu vurgular."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *37/97*
- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *37/97*
- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *37/97*
- **Sâffât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *37/97*
