# Sâd Sûresi, 10. Âyet (38:10)

> أَمْ لَهُم مُّلْكُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ۖ فَلْيَرْتَقُوا۟ فِى ٱلْأَسْبَـٰبِ

*Em lehum mulku-ssemâvâti vel-ardi vemâ beynehumâ(s) felyertekû fî-l-esbâb(i)*

**Meal (Diyanet):** Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin hükümranlığı onların mıdır? Öyle ise sebeplere yapışarak yükselsinler (bakalım!)

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/38/10

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın mutlak mülkiyetini ve kudretini vurgularken, inkarcıların bu gerçeği reddetmelerini ve kendi iddialarını kanıtlamak için 'sebeplere' sarılmalarını meydan okuyucu bir üslupla ifade etmektedir. Anahtar kavramlar, mülkiyetin kapsamını ve inkarcıların acizliğini dilbilimsel olarak ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"مُّلْكُ","root":"م ل ك","rootLatin":"m-l-k","meaning":"Göklerin ve yerin üzerindeki mutlak egemenlik, hükümranlık ve tasarruf yetkisi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'mülk' kelimesini bir şey üzerinde tam bir tasarruf ve egemenlik hakkına sahip olmak olarak tanımlar. Ayetteki 'mülkü' ifadesi, Allah'ın gökler ve yer üzerindeki sınırsız ve mutlak egemenliğini, yaratma, yönetme ve dilediği gibi tasarruf etme yetkisini vurgular, inkarcıların bu mülkiyette hiçbir payı olmadığını gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'mülk'ü, bir şeyin zatına ve sıfatlarına sahip olmak, üzerinde tam bir tasarruf yetkisine sahip olmak şeklinde açıklar. Ayetteki bağlamda, bu, Allah'ın gökler ve yer üzerindeki varoluşsal ve işlevsel tüm yetkileri elinde bulundurduğunu, dolayısıyla inkarcıların bu mülkiyetten bir pay iddia etmelerinin anlamsızlığını ifade eder."}]},{"word":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","root":"س م و","rootLatin":"s-m-w","meaning":"Yeryüzünün üzerindeki tüm katmanları ve uzayı kapsayan geniş alem.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'semâvât' kelimesinin 'yüksek' ve 'üst' anlamlarına gelen 'semâ' kökünden türediğini belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın hükümranlığının sadece yeryüzü ile sınırlı olmadığını, aksine tüm yüksek alemleri, yani evrenin genişliğini kapsadığını ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'semâvât'ın genellikle 'arz' (yer) ile birlikte kullanılarak tüm evreni, yaratılmış alemin tamamını ifade ettiğini belirtir. Bu ayette de 'semâvât ve'l-arz' ikilisi, Allah'ın mülkiyetinin ve kudretinin evrensel ve mutlak olduğunu, hiçbir şeyin bu mülkiyetin dışında kalmadığını vurgular."}]},{"word":"ٱلْأَرْضِ","root":"أ ر ض","rootLatin":"a-r-d","meaning":"Üzerinde yaşadığımız ve tüm canlıların barındığı yeryüzü.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'arz' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'semâ' ile birlikte kullanılarak yaratılmış alemin iki temel boyutunu, yani gökleri ve yeri ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'arz' kelimesi, Allah'ın hükümranlığının sadece göklerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda yeryüzünü ve üzerindeki her şeyi de kapsadığını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'arz' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'semâvât' ile birlikte, Allah'ın yaratma ve mülkiyetinin kapsamını belirtmek için kullanıldığını ifade eder. Bu ayette de 'arz', Allah'ın mutlak egemenliğinin yeryüzünü ve içindeki tüm varlıkları da kapsadığını, inkarcıların bu mülkiyette hiçbir hak iddia edemeyeceklerini pekiştirir."}]},{"word":"فَلْيَرْتَقُوا۟","root":"ر ق ي","rootLatin":"r-q-y","meaning":"Yukarı doğru çıkmak, yükselmek, tırmanmak; mecazi olarak bir şeye ulaşmak için çaba sarf etmek.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'irtikâ'' fiilinin 'yükselmek, yukarı çıkmak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'felyertakû' ifadesi, inkarcılara meydan okuyarak, eğer Allah'ın mülkiyetine ortak olduklarını iddia ediyorlarsa, o zaman bu iddialarını kanıtlamak için 'sebeplere' sarılıp göğe yükselmelerini, yani imkansızı başarmalarını talep eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'irtikâ''nın bir yerden başka bir yere yükselmek, tırmanmak olduğunu açıklar. Ayetteki 'felyertakû' fiili, inkarcıların Allah'ın mülkiyetine ortak olma iddialarının ne kadar temelsiz olduğunu göstermek için kullanılan mecazi bir ifadedir; sanki göğe yükselerek bu mülkiyete ulaşabileceklerini ima eder."}]},{"word":"ٱلْأَسْبَـٰبِ","root":"س ب ب","rootLatin":"s-b-b","meaning":"Bir şeye ulaşmayı sağlayan araçlar, yollar, vesileler; mecazi olarak göğe yükselmek için kullanılan merdivenler veya yollar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sebeb' kelimesini bir şeye ulaşmayı sağlayan her türlü araç veya yol olarak tanımlar. Ayetteki 'el-esbâb' ifadesi, göğe yükselmek için kullanılan merdivenler veya yollar anlamında mecazi olarak kullanılmıştır. Bu, inkarcıların Allah'ın mülkiyetine ortak olma iddialarını gerçekleştirmek için hiçbir 'sebebe' sahip olmadıklarını, dolayısıyla bu iddialarının boş olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'sebeb'in bir şeye ulaşmak için kullanılan ip veya yol anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'fî'l-esbâb' ifadesi, inkarcılara yönelik bir meydan okumadır; eğer göklerin ve yerin mülkiyetinde hak iddia ediyorlarsa, o zaman bu iddialarını gerçekleştirmek için gerekli 'sebeplere', yani araçlara ve yollara sahip olmaları gerektiğini ima eder ki bu da imkansızdır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tevhid","musrikler","tabiat-ayetleri"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَمْ","form":"-","features":{},"irabReason":"İki cümleyi birbirine bağlayan atıf harfi","gloss":"yoksa/yahut"},{"position":2,"surface":"لَهُم","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Muttasıl zamire bitişen cer harfi","gloss":"için"},{"position":2,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":3,"surface":"مُّلْكُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"م-ل-ك","rootLatin":"m-l-k","lemma":"مُلْك","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"mülk/hükümranlık"},{"position":4,"surface":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاء","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"gökler"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"a-r-d","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Atıf sebebiyle mecrûr","gloss":"yer"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"Mebnî olduğu için irabı değişmez, atıf sebebiyle mahallen mecrûr","gloss":"şey"},{"position":7,"surface":"بَيْنَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"بَيْن","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"arası"},{"position":7,"surface":"هُمَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Tesniye","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"ikisi"},{"position":8,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi","gloss":"o halde"},{"position":8,"surface":"لْيَرْتَقُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-ق-ي","rootLatin":"r-q-y","lemma":"اِرْتَقَى","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir lâmı ile meczûm","gloss":"yükselsinler"},{"position":9,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Cer harfi","gloss":"içinde"},{"position":10,"surface":"ٱلْأَسْبَـٰبِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ب-ب","rootLatin":"s-b-b","lemma":"سَبَب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sebepler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâd Sûresi** · *38/10*
- **Sâd Sûresi** · *38/10*
- **Sâd Sûresi** · *38/10*
- **Sâd Sûresi** · *38/10*
