# Sâd Sûresi, 18. Âyet (38:18)

> إِنَّا سَخَّرْنَا ٱلْجِبَالَ مَعَهُۥ يُسَبِّحْنَ بِٱلْعَشِىِّ وَٱلْإِشْرَاقِ

*İnnâ seḣḣarnâ-lcibâle me'ahu yusebbihne bil'aşiyyi vel-işrâk(i)*

**Meal (Diyanet):** (18-19) Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Davud'un emrine verdik. Onların her biri Allah'a yönelmişlerdi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/38/18

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın kudretini ve Davud'a bahşettiği mucizeleri vurgulamaktadır. Özellikle 'tesbih etme' ve 'boyun eğdirme' kavramları üzerinden yaratılışın ilahi düzene tabi oluşu ve Davud'un peygamberlik makamının yüceliği dilbilimsel olarak öne çıkmaktadır.","keyConcepts":[{"word":"سَخَّرْنَا","root":"س-خ-ر","rootLatin":"s-h-r","meaning":"Allah'ın dağları Davud'un emrine ve hizmetine vermesi, boyun eğdirmesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sehara' fiilini 'bir şeyi zorla veya kolaylıkla bir işe koşmak, emrine amade kılmak' olarak açıklar. Ayetteki kullanımı, dağların kendi iradeleri dışında Allah'ın emriyle Davud'a hizmet etmesini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'sehara' fiilinin mecazi olarak 'bir şeyi bir başkasının hizmetine sunmak, ona boyun eğdirmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Burada dağların Davud'un tesbihine eşlik etmesi, onların Allah tarafından bu göreve tahsis edildiğini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'teshir' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'ın evrendeki yaratılmışları insanlığın faydasına veya belirli bir amaca hizmet etmeleri için emrine amade kılması anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette dağların Davud'un tesbihine katılması, bu ilahi teshirin özel bir tezahürüdür."}]},{"word":"ٱلْجِبَالَ","root":"ج-ب-ل","rootLatin":"c-b-l","meaning":"Yeryüzünün sabit ve büyük kütleleri olan dağlar, bu ayette Allah'ın kudretinin ve Davud'a verilen mucizenin bir göstergesi olarak zikredilmiştir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'cibel' kelimesinin bilinen 'dağlar' anlamında olduğunu ve Kur'an'da genellikle Allah'ın yaratma gücünün ve yeryüzünün istikrarının sembolü olarak geçtiğini belirtir. Burada ise Davud'un tesbihine katılan canlı varlıklar gibi tasvir edilmiştir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'cebel' kelimesinin 'büyük ve yüksek yeryüzü kütlesi' olduğunu ve Kur'an'da bazen mecazi olarak 'sağlamlık, istikrar' anlamında da kullanıldığını ifade eder. Ayetteki bağlamda, normalde cansız kabul edilen dağların tesbihe katılması, ilahi bir mucizeyi vurgular."}]},{"word":"يُسَبِّحْنَ","root":"س-ب-ح","rootLatin":"s-b-h","meaning":"Dağların ve kuşların Allah'ı yüceltmesi, O'nun noksan sıfatlardan münezzeh olduğunu dile getirmesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'tesbih' kelimesinin temel anlamının 'suda hızla yüzmek' olduğunu, mecazi olarak ise 'Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, O'nu yüceltmek' anlamına geldiğini belirtir. Ayette dağların tesbihi, onların Allah'ın kudretine boyun eğerek O'nu zikretmeleridir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'tesbih'in 'Allah'ı her türlü noksanlıktan uzak tutmak ve O'nu kemal sıfatlarla anmak' olduğunu ifade eder. Dağların tesbihi, onların yaratılış gayelerine uygun olarak Allah'ın azametini ilan etmeleridir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'tesbih' kavramının Kur'an'da sadece sözlü zikirle sınırlı olmadığını, aynı zamanda tüm varlıkların kendi halleriyle Allah'ın kudretini ve azametini ortaya koymaları şeklinde de anlaşıldığını belirtir. Dağların tesbihi, bu evrensel tesbihin bir parçasıdır."}]},{"word":"بِٱلْعَشِىِّ","root":"ع-ش-و","rootLatin":"a-ş-v","meaning":"Günün son kısmı, öğleden sonra güneş batana kadar olan vakit, akşamüstü anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'aşiyy' kelimesinin 'gündüzün son kısmı, güneşin batmaya yakın olduğu vakit' olduğunu açıklar. Ayetteki kullanımı, Davud'un tesbihinin günün bu özel vaktinde gerçekleştiğini ve dağların da ona eşlik ettiğini belirtir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'aşiyy'in 'öğleden sonra başlayıp güneş batana kadar devam eden zaman dilimi' olduğunu ifade eder. Bu vakit, ibadet ve zikir için özel bir zaman dilimi olarak vurgulanmıştır."}]},{"word":"وَٱلْإِشْرَاقِ","root":"ش-ر-ق","rootLatin":"ş-r-k","meaning":"Güneşin doğuş vakti, günün aydınlanmaya başladığı an anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'işrak' kelimesinin 'güneşin doğması, aydınlığın yayılması' anlamına geldiğini belirtir. Ayette 'aşiyy' ile birlikte kullanılması, tesbihin günün başlangıcından sonuna kadar devam ettiğini, yani sürekli olduğunu vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'işrak'ın 'güneşin doğup etrafı aydınlatması' olduğunu ve bu vaktin ibadet için faziletli zamanlardan biri olduğunu ifade eder. Ayetteki bağlamda, Davud'un tesbihinin sabahın erken saatlerinde de devam ettiğini gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-suleyman-davud","zikir","tabiat-ayetleri"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz biz"},{"position":1,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb mahallen","gloss":"biz"},{"position":2,"surface":"سَخَّرْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"س-خ-ر","rootLatin":"s-kh-r","lemma":"سَخَّرَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"boyun eğdirdik"},{"position":3,"surface":"ٱلْجِبَالَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ب-ل","rootLatin":"j-b-l","lemma":"جَبَل","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"dağları"},{"position":4,"surface":"مَعَهُۥ","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَعَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"onunla beraber"},{"position":4,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahallen","gloss":"o"},{"position":5,"surface":"يُسَبِّحْنَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"س-ب-ح","rootLatin":"s-b-h","lemma":"سَبَّحَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nûn-i nisve ile biten muzâri fiil olduğu için mebnî","gloss":"tesbih ederler"},{"position":6,"surface":"بِٱلْعَشِىِّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":6,"surface":"ٱلْعَشِىِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ش-و","rootLatin":"'-sh-w","lemma":"عَشِيّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"akşam"},{"position":7,"surface":"وَٱلْإِشْرَاقِ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"ٱلْإِشْرَاقِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ش-ر-ق","rootLatin":"sh-r-q","lemma":"إِشْرَاق","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mecrûr isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"gündoğumu"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *38/18-19*
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *38/18-19*
- **Sâd Sûresi** · *38/18-19*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *38/18-19*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *38/18-19*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *38/18-19*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *38/18-19*
- **Sâd Sûresi** · *38/18-19*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *38/18-19*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *38/18-19*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *38/18-19*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *38/18-19*
