# Sâd Sûresi, 20. Âyet (38:20)

> وَشَدَدْنَا مُلْكَهُۥ وَءَاتَيْنَـٰهُ ٱلْحِكْمَةَ وَفَصْلَ ٱلْخِطَابِ

*Ve şedednâ mulkehu ve âteynâhu-lhikmete vefasle-lḣitâb(i)*

**Meal (Diyanet):** Biz Davud'un mülkünü güçlendirdik, ona hikmet ve hakla batılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği verdik.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/38/20

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Hz. Davud'a verilen ilahi lütufları ve üstün nitelikleri vurgulamaktadır. Özellikle onun yönetim gücünün pekiştirilmesi, hikmetle donatılması ve ihtilafları çözme yeteneği öne çıkarılmaktadır. Kelimelerin kök anlamları, bu ilahi ihsanların derinliğini ve kapsamını ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"وَشَدَدْنَا","root":"ش د د","rootLatin":"ş-d-d","meaning":"Ayette, Davud'un hükümranlığının sağlamlaştırılması, güçlendirilmesi ve pekiştirilmesi anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şedd (شدّ) kelimesi, bir şeyi kuvvetlendirmek, bağlamak ve sağlamlaştırmak anlamına gelir. Ayetteki 've şedednâ mülkehu' ifadesi, Allah'ın Davud'un krallığını sağlam temeller üzerine kurduğunu, onu güçlü ve sarsılmaz kıldığını belirtir. Bu, sadece fiziki bir güçlendirme değil, aynı zamanda yönetimsel ve otoriter bir pekiştirmedir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Şedd (شدّ) fiili, bir şeyi sıkılaştırmak, kuvvetlendirmek ve sağlamlaştırmak manasına gelir. Burada 'mülkünü şeddetmek', onun iktidarını güçlendirmek, otoritesini pekiştirmek ve düşmanlarına karşı üstün kılmak demektir. Bu, mecazi olarak Davud'un yönetiminin ilahi destekle sağlamlaştırıldığını ifade eder."}]},{"word":"مُلْكَهُۥ","root":"م ل ك","rootLatin":"m-l-k","meaning":"Hz. Davud'a verilen krallık, hükümranlık ve yönetim yetkisini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mülk (ملك), bir şey üzerinde tam tasarruf sahibi olmak, hükmetmek ve egemen olmak demektir. Ayetteki 'mülkehu' ifadesi, Davud'a verilen krallık ve yönetim yetkisinin Allah tarafından güçlendirildiğini, onun bu alandaki otoritesinin pekiştirildiğini gösterir. Bu, sadece siyasi bir güç değil, aynı zamanda ilahi bir atama ve destekle gelen bir egemenliktir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Mülk (ملك) kavramı Kur'an'da genellikle Allah'ın mutlak egemenliğini ifade etmekle birlikte, peygamberlere verilen dünyevi krallık ve otoriteyi de belirtir. Davud'a verilen 'mülk', onun hem dünyevi bir lider hem de ilahi bir elçi olarak konumunu pekiştiren bir güçtür. Bu, sadece bir toprak parçası üzerindeki egemenlik değil, aynı zamanda insanlar üzerindeki yönetim ve hükmetme yetkisidir."}]},{"word":"ٱلْحِكْمَةَ","root":"ح ك م","rootLatin":"h-k-m","meaning":"Davud'a verilen doğru karar verme, isabetli hüküm verme, ilim ve anlayış yeteneğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hikmet (حكمة), bir şeyi yerli yerine koymak, doğru ve isabetli karar vermek, ilim ve anlayış sahibi olmak demektir. Ayetteki 'âteynehü'l-hikmete' ifadesi, Allah'ın Davud'a sadece krallık değil, aynı zamanda bu krallığı adaletle ve doğru bir şekilde yönetebilmesi için gerekli olan derin anlayışı ve bilgeliği de verdiğini gösterir. Bu, hem dini hem de dünyevi konularda doğruyu bulma yeteneğidir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Hikmet (حكمة), ilim ve akıl ile birlikte doğruyu bulma, isabetli hüküm verme ve işleri sağlam bir şekilde yapma yeteneğidir. Davud'a verilen hikmet, onun peygamberlik göreviyle birlikte gelen bir lütuf olup, hem şeriat hükümlerini anlamasında hem de insanlar arasındaki anlaşmazlıkları çözmesinde ona rehberlik etmiştir. Bu, sadece bilgi değil, aynı zamanda bu bilgiyi doğru kullanma becerisidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Hikmet (حكمة) Kur'an'da genellikle peygamberlere verilen özel bir ilahi lütuf olarak karşımıza çıkar. Bu, sadece bilgi birikimi değil, aynı zamanda bu bilgiyi pratik hayatta doğru ve adil bir şekilde uygulama yeteneğidir. Davud'a verilen hikmet, onun hem peygamber hem de kral olarak görevlerini en iyi şekilde yerine getirmesini sağlayan bir içgörü ve bilgeliktir."}]},{"word":"وَفَصْلَ","root":"ف ص ل","rootLatin":"f-s-l","meaning":"Ayette, ihtilafları ayırma, kesin hüküm verme ve meseleleri neticelendirme yeteneğini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Fasl (فصل), bir şeyi diğerinden ayırmak, iki şey arasındaki farkı ortaya koymak ve bir meseleyi neticelendirmek anlamına gelir. Ayetteki 'fasle'l-hitâb' ifadesi, Davud'a verilen, insanlar arasındaki anlaşmazlıkları kesin ve adil bir şekilde çözme, doğru ile yanlışı ayırma yeteneğini belirtir. Bu, onun yargılamadaki üstünlüğünü ve isabetliliğini gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Fasl (فصل), bir şeyi kesmek, ayırmak ve bir hükme bağlamak demektir. 'Fasle'l-hitâb' ifadesi, Davud'un sözlerinin ve hükümlerinin kesin, net ve ihtilafları giderici olduğunu ifade eder. Bu, onun konuşmalarının ve yargılarının şüpheye yer bırakmayacak kadar açık ve belirleyici olduğunu vurgular."}]},{"word":"ٱلْخِطَابِ","root":"خ ط ب","rootLatin":"h-t-b","meaning":"Ayette, konuşma, hitap etme ve özellikle yargılama esnasındaki sözleri ve delilleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hitâb (خطاب), karşılıklı konuşma, birine söz söyleme ve hitap etme anlamına gelir. 'Fasle'l-hitâb' terkibinde ise, özellikle yargılama ve ihtilafların çözümü bağlamında, tarafların sunduğu delilleri, iddiaları ve savunmaları ifade eder. Davud'a verilen bu yetenek, bu tür konuşmalar ve deliller arasında doğruyu ayırıp kesin hüküm verme becerisidir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Hitâb (خطاب), söz ve konuşma demektir. 'Fasle'l-hitâb' ifadesi, Davud'un yargılama esnasında tarafların sözlerini dinledikten sonra, haklıyı haksızdan ayırarak kesin ve adil bir hüküm verebilme yeteneğini vurgular. Bu, sadece güzel konuşma değil, aynı zamanda konuşulanları analiz edip doğru sonuca ulaşma kabiliyetidir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-suleyman-davud","ilim-hikmet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"شَدَدْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ش-د-د","rootLatin":"sh-d-d","lemma":"شَدَّ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kuvvetlendirdik"},{"position":2,"surface":"مُلْكَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"م-ل-ك","rootLatin":"m-l-k","lemma":"مُلْك","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"hükümranlığını"},{"position":2,"surface":"هُۥ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":3,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":3,"surface":"ءَاتَيْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ء-ت-ي","rootLatin":"'-t-y","lemma":"آتَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"verdik"},{"position":3,"surface":"هُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"ona"},{"position":4,"surface":"ٱلْحِكْمَةَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ح-ك-م","rootLatin":"h-k-m","lemma":"حِكْمَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"hikmeti"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"فَصْلَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ف-ص-ل","rootLatin":"f-s-l","lemma":"فَصْل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"kesin hükmü"},{"position":6,"surface":"ٱلْخِطَابِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"خ-ط-ب","rootLatin":"kh-t-b","lemma":"خِطَاب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"hitabeti"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *38/20*
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *38/20*
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *38/20*
- **Sâd Sûresi** · *38/20*
- **Sâd Sûresi** · *38/20*
- **Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *38/20*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *38/20*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *38/20*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *38/20*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *38/20*
- **Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *38/20*
- **Sâd Sûresi** · *38/20*
