# Sâd Sûresi, 3. Âyet (38:3)

> كَمْ أَهْلَكْنَا مِن قَبْلِهِم مِّن قَرْنٍ فَنَادَوا۟ وَّلَاتَ حِينَ مَنَاصٍ

*Kem ehleknâ min kablihim min karnin fenâdev velâte hîne menâs(in)*

**Meal (Diyanet):** Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Onlar da feryat ettiler, ama artık kurtuluş zamanı değildi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/38/3

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Sâd Suresi'nin 3. ayeti, geçmiş ümmetlerin helak edilişini ve kurtuluş imkanlarının kalmadığını vurgular. Ayet, ilahi cezanın kaçınılmazlığını ve zamanın önemini dilbilimsel bir derinlikle ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"أَهْلَكْنَا","root":"هـ ل ك","rootLatin":"h-l-k","meaning":"Allah'ın geçmiş ümmetleri helak etmesi, yok etmesi ve cezalandırması anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Helak (هلاك), bir şeyin faydasız hale gelmesi, yok olması veya bozulmasıdır. Kur'an'da genellikle Allah'ın bir kavmi veya kişiyi cezalandırarak ortadan kaldırması veya güçlerini yok etmesi anlamında kullanılır. Bu ayette, geçmiş nesillerin isyanları sebebiyle ilahi bir ceza ile ortadan kaldırılmasını ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Helak (أهلكنا), burada 'onları cezalandırdık ve yok ettik' manasındadır. Arap dilinde bir şeyi bozmak, işe yaramaz hale getirmek anlamında da kullanılır. Ayetteki kullanımı, Allah'ın kudretiyle geçmiş kavimleri tamamen ortadan kaldırmasını mecazi bir anlatımla ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Helak kavramı, Kur'an'da genellikle Allah'ın gazabının bir sonucu olarak ortaya çıkan toplumsal veya bireysel yıkımı ifade eder. Bu ayette, geçmiş nesillerin ahlaki yozlaşmaları ve peygamberlere karşı çıkmaları nedeniyle maruz kaldıkları ilahi cezayı ve bunun kaçınılmazlığını vurgular."}]},{"word":"قَرْنٍ","root":"ق ر ن","rootLatin":"k-r-n","meaning":"Belirli bir zaman diliminde yaşamış insan topluluğu, nesil anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Karn (قرن), bir nesil veya belirli bir zaman diliminde yaşamış insanlar topluluğudur. Ayetteki 'min karnin' ifadesi, 'geçmiş nesillerden nicelerini' anlamında olup, helak edilen ümmetlerin çokluğunu ve farklı zamanlarda yaşamış olmalarını belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Karn (قرن), aynı zamanda bir araya gelmiş, birbirine yakın olan şeyleri ifade eder. İnsanlar için kullanıldığında, aynı çağda yaşamış, birbirine yakın nesilleri ifade eder. Bu ayette, helak edilenlerin sadece tek bir grup değil, farklı zaman dilimlerinde yaşamış birçok nesil olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Karn kelimesi, Kur'an'da genellikle 'nesil' veya 'çağ' anlamında kullanılır ve geçmişte yaşamış, belirli bir dönemi temsil eden insan topluluklarını ifade eder. Bu ayette, Allah'ın helak ettiği toplulukların zaman ve sayı bakımından geniş bir yelpazeye yayıldığını gösterir."}]},{"word":"فَنَادَوا۟","root":"ن د و","rootLatin":"n-d-w","meaning":"Helak anında veya sonrasında çaresizlik içinde feryat etmeleri, yardım istemeleri anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Nida (نداء), yüksek sesle çağırmak, feryat etmek demektir. Ayetteki 'fenâdev' ifadesi, helakle yüz yüze geldiklerinde veya helak olduktan sonraki çaresiz hallerini, pişmanlıklarını ve kurtuluş arayışlarını dile getiren bir feryat olarak yorumlanır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Nida (نداء), bir şeyi çağırmak veya yardım istemek için seslenmektir. Bu ayette, geçmiş ümmetlerin helak anında veya sonrasında, artık iş işten geçtikten sonraki çaresiz yakarışlarını ve kurtuluş umuduyla yaptıkları çağrıları ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Nida, genellikle bir isteği veya şikayeti dile getirmek için yapılan yüksek sesli çağrıdır. Ayetteki 'fenâdev', helak olan kavimlerin, azap kendilerine ulaştığında duydukları pişmanlığı ve çaresizliği ifade eden bir çığlık olarak anlaşılmalıdır. Bu çağrı, artık bir fayda sağlamayacaktır."}]},{"word":"مَنَاصٍ","root":"ن و ص","rootLatin":"n-w-s","meaning":"Kaçış, kurtuluş, sığınacak yer veya sığınma imkanı anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Menâs (مناص), kaçış yeri, sığınak veya kurtuluş imkanı anlamına gelir. Ayetteki 'velâte hîne menâs' ifadesi, 'artık kaçış zamanı değildir' veya 'kurtuluş imkanı kalmamıştır' anlamında olup, ilahi cezanın kaçınılmazlığını ve ondan kurtulmanın mümkün olmadığını vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Menâs (مناص), 'kaçış' veya 'sığınma' demektir. Ayetteki kullanımı, helak olanların artık kaçacak bir yerlerinin, sığınacak bir limanlarının veya azaptan kurtulacak bir yollarının kalmadığını mecazi bir dille ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Menâs, bir şeyden kaçıp kurtulma veya sığınma yeridir. Kur'an'da bu kelime, genellikle ilahi azap karşısında çaresizliği ve kurtuluş imkanının kalmadığını belirtmek için kullanılır. Bu ayette, geçmiş ümmetlerin feryatlarının boşuna olduğunu ve artık azaptan kaçışlarının olmadığını gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-gecmis-kavimler","ahiret-mukafat","imtihan-bela"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"كَمْ","pos":"harf","posDetail":"İstifham/Kemiyye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَمْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İstifham edatı olduğu için mebnî","gloss":"nice"},{"position":2,"surface":"أَهْلَكْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ه-ل-ك","rootLatin":"h-l-k","lemma":"أَهْلَكَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yok ettik"},{"position":3,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":4,"surface":"قَبْلِ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ق-ب-ل","rootLatin":"q-b-l","lemma":"قَبْل","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"önce"},{"position":4,"surface":"هِم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":5,"surface":"مِّن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":6,"surface":"قَرْنٍ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-ر-ن","rootLatin":"q-r-n","lemma":"قَرْن","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"nesil"},{"position":7,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"böylece"},{"position":7,"surface":"نَادَوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ن-د-و","rootLatin":"n-d-w","lemma":"نَادَى","form":"Mufâ'ale","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"feryat ettiler"},{"position":8,"surface":"وَّ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"لَاتَ","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَاتَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":9,"surface":"حِينَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ح-ي-ن","rootLatin":"h-y-n","lemma":"حِين","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Lâte'nin haberi olduğu için mansûb (veya zarf-ı zaman)","gloss":"zamanı"},{"position":10,"surface":"مَنَاصٍ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ن-و-ص","rootLatin":"n-w-s","lemma":"مَنَاص","form":"Mef'al","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"kurtuluş"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâd Sûresi** · *38/3*
- **Sâd Sûresi** · *38/3*
- **Sâd Sûresi** · *38/3*
- **Sâd Sûresi** · *38/3*
