# Sâd Sûresi, 47. Âyet (38:47)

> وَإِنَّهُمْ عِندَنَا لَمِنَ ٱلْمُصْطَفَيْنَ ٱلْأَخْيَارِ

*Ve-innehum ‘indenâ lemine-lmustafeyne-l-aḣyâr(i)*

**Meal (Diyanet):** Şüphesiz onlar, bizim katımızda hayırlı, seçkin kimselerdendir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/38/47

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, peygamberlerin Allah katındaki üstün mertebesini ve seçkinliğini vurgulamaktadır. 'Musṭafayn' ve 'Aḫyār' kelimeleriyle onların hem ilahi bir seçimle belirlenmiş oldukları hem de ahlaki ve manevi açıdan en iyiler arasında yer aldıkları ifade edilmektedir.","keyConcepts":[{"word":"عِندَنَا","root":"ع ن د","rootLatin":"a-n-d","meaning":"Allah katında, O'nun nezdinde, O'nun indinde anlamına gelir ve bir yakınlık, yücelik ve özel bir konumu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'عند' kelimesinin bir şeyin yakınında bulunmayı ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'عندنا' ifadesi, peygamberlerin Allah'a olan manevi yakınlığını ve O'nun katındaki özel, yüce makamlarını vurgular. Bu, sadece mekânsal bir yakınlık değil, aynı zamanda değer ve itibar açısından bir yakınlıktır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'عند' kelimesinin bazen 'nezdinde' veya 'katında' anlamında kullanıldığını ve bu kullanımın genellikle bir şeref ve yücelik ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'عندنا' ifadesi, peygamberlerin Allah tarafından özel olarak taltif edilmiş ve yüceltilmiş olduklarını gösterir."}]},{"word":"ٱلْمُصْطَفَيْنَ","root":"ص ف و","rootLatin":"s-f-v","meaning":"Allah tarafından seçilmiş, arındırılmış ve üstün kılınmış kimseler anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'safâ' kökünden türeyen 'ıstıfâ' fiilinin 'seçmek, ayıklamak, arındırmak' anlamlarına geldiğini belirtir. 'Musṭafayn' kelimesi, Allah'ın bu kişileri diğer insanlardan ayırarak özel bir görev veya makam için seçtiğini ifade eder. Ayette, peygamberlerin ilahi bir seçimle bu mertebeye ulaştıkları vurgulanır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'safâ' kelimesinin bir şeyin en halis ve en temiz kısmını ifade ettiğini, 'ıstıfâ'nın ise bir şeyi saflığı ve temizliği nedeniyle seçmek olduğunu açıklar. 'Musṭafayn' ifadesi, peygamberlerin hem manevi olarak arındırılmış hem de Allah tarafından en üstün niteliklere sahip oldukları için seçilmiş olduklarını belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ıstıfâ' kavramının Kur'an'da genellikle ilahi bir seçimi ve bu seçimin getirdiği özel bir statüyü ifade ettiğini belirtir. 'Musṭafayn' kelimesi, peygamberlerin Allah tarafından özel bir amaç için seçilmiş, diğer insanlardan ayrılmış ve üstün kılınmış kişiler olduğunu gösterir."}]},{"word":"ٱلْأَخْيَارِ","root":"خ ي ر","rootLatin":"h-y-r","meaning":"En hayırlı, en iyi, ahlaki ve manevi açıdan üstün kimseler anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'hayr' kelimesinin 'iyilik, güzellik' anlamlarına geldiğini ve 'ahyâr'ın ise 'en iyiler, en hayırlılar' demek olduğunu belirtir. Ayetteki 'ahyâr' ifadesi, peygamberlerin sadece seçilmiş olmakla kalmayıp, aynı zamanda ahlaki ve manevi nitelikler açısından da en üstün mertebede olduklarını vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'hayr' kökünün geniş bir iyilik ve üstünlük yelpazesini kapsadığını ifade eder. 'Ahyâr' kelimesi, peygamberlerin hem dünya hem de ahiret açısından en iyi vasıflara sahip olduklarını, fazilet ve erdem sahibi olduklarını belirtir. Bu, onların seçkinliklerinin sadece ilahi bir atama değil, aynı zamanda kendi öz niteliklerinden de kaynaklandığını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'hayr' kelimesinin Kur'an'da genellikle mutlak iyiliği ve faydayı ifade ettiğini belirtir. 'Ahyâr' kelimesi, peygamberlerin Allah katında en değerli ve en faziletli kimseler olduğunu, onların hem kendileri için hem de insanlık için hayırlı işler yapan kişiler olduğunu vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["peygamberlik","ahiret-mukafat","iman"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"İsim cümlesinin başına gelerek ismini nasb, haberini ref eder","gloss":"muhakkak ki"},{"position":1,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb mahallen mebnî","gloss":"onlar"},{"position":2,"surface":"عِندَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"ع-ن-د","rootLatin":"ain-n-d","lemma":"عِندَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"katında"},{"position":2,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahallen mebnî","gloss":"bizim"},{"position":3,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İbtida (Lam-ı Te'kid)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{},"irabReason":"İnne'nin haberine gelen te'kid lamı","gloss":"elbette"},{"position":3,"surface":"مِنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"den"},{"position":4,"surface":"ٱلْمُصْطَفَيْنَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"ص-ف-و","rootLatin":"s-f-w","lemma":"مُصْطَفًى","form":"İfti'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"seçkinler"},{"position":5,"surface":"ٱلْأَخْيَارِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdil","root":"خ-ي-ر","rootLatin":"kh-y-r","lemma":"خَيْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"iyiler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâd Sûresi** · *38/47*
- **Sâd Sûresi** · *38/47*
- **Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *38/47*
- **Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *38/47*
- **Sâd Sûresi** · *38/47*
- **Sâd Sûresi** · *38/47*
- **Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *38/47*
- **Kelime-i Nûhiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *38/47*
