# Sâd Sûresi, 49. Âyet (38:49)

> هَـٰذَا ذِكْرٌ ۚ وَإِنَّ لِلْمُتَّقِينَ لَحُسْنَ مَـَٔابٍ

*Hâżâ żikr(un)(c) ve-inne lilmuttekîne lehusne meâb(in)*

**Meal (Diyanet):** (49-50) Bu bir öğüttür. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için elbette güzel bir dönüş yeri, kapıları kendilerine açılmış olarak Adn cennetleri vardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/38/49

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Sâd Suresi'nin 49. ayeti, 'zikr' kavramının yüceliğini ve 'müttakiler' için vaat edilen 'hüsn-i meâb'ı vurgular. Ayet, takva sahiplerine yönelik ilahi vaadin güzelliğini ve hatırlatmanın önemini dilbilimsel bir derinlikle sunar.","keyConcepts":[{"word":"ذِكْرٌ","root":"ذ ك ر","rootLatin":"z-k-r","meaning":"Bu ayette 'zikr', hem bir hatırlatma, öğüt hem de şeref ve yücelik anlamlarını taşımaktadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zikr' kelimesinin hem kalpteki hatırlama hem de dildeki anma ve şeref anlamlarına geldiğini belirtir. Bu ayetteki 'hâzâ zikr' ifadesi, Kur'an'ın kendisinin bir şeref ve öğüt kaynağı olduğunu, aynı zamanda peygamberlerin anılmasının da bir yücelik olduğunu ifade eder. (el-Müfredât, s. 321)"},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'zikr'i 'hatırlatma' ve 'öğüt' olarak açıklar. Ayetteki kullanımıyla, önceki peygamberlerin kıssalarının ve Kur'an'ın kendisinin insanlara bir ibret ve hatırlatma olduğunu vurgular. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 378)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zikr' kavramının Kur'an'da geniş bir semantik alana sahip olduğunu, hem Allah'ı anmayı hem de ilahi mesajı hatırlamayı içerdiğini belirtir. Bu ayette 'zikr', ilahi vahyin bir hatırlatma ve şeref kaynağı olarak konumlandırılmasını ifade eder."}]},{"word":"الْمُتَّقِينَ","root":"و ق ي","rootLatin":"v-k-y","meaning":"Allah'a karşı gelmekten sakınan, O'nun emirlerine uyan ve yasaklarından kaçınan kimselerdir.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'takva'nın mecazi olarak 'korunma' ve 'sakınma' anlamına geldiğini ifade eder. 'Müttakîn', Allah'ın azabından ve gazabından sakınanlardır. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 182)"},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'takva'nın asıl anlamının bir şeyi zararlı şeylerden korumak olduğunu, şer'î anlamda ise nefsi günahlardan korumak olduğunu belirtir. 'Müttakîn', Allah'ın emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak kendilerini koruyanlardır. (el-Müfredât, s. 843)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'takva'nın Kur'an'ın temel ahlaki kavramlarından biri olduğunu ve Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmeyi, O'nun rızasını kazanmak için kötülüklerden sakınmayı ifade ettiğini vurgular. 'Müttakîn', bu bilince sahip olanlardır."}]},{"word":"حُسْنَ","root":"ح س ن","rootLatin":"h-s-n","meaning":"Güzellik, iyilik ve mükemmellik anlamlarını taşır; burada 'meâb'ın niteliğini belirtir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hüsn' kelimesinin hem maddi hem de manevi güzelliği ifade ettiğini belirtir. Bu ayette 'hüsn-i meâb' ifadesi, müttakilere vaat edilen dönüş yerinin, yani cennetin, her yönden mükemmel ve güzel olduğunu vurgular. (el-Müfredât, s. 245)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"el-Kefevî, 'hüsn'ü 'kemal' (mükemmellik) ve 'cemal' (güzellik) ile ilişkilendirir. Ayetteki 'hüsn-i meâb', müttakilerin varacağı yerin en güzel ve mükemmel bir akıbet olduğunu ifade eder."}]},{"word":"مَـَٔابٍ","root":"ء و ب","rootLatin":"e-v-b","meaning":"Dönüş yeri, varış noktası veya nihai akıbet anlamına gelir; burada cenneti ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'meâb' kelimesini 'dönüş yeri' olarak açıklar. Ayetteki 'hüsn-i meâb', müttakilerin dönecekleri güzel ve hayırlı bir yer, yani cennet olduğunu belirtir. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 201)"},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'evb' kökünden türeyen 'meâb'ın, bir yere dönmek veya sığınmak anlamına geldiğini ifade eder. Bu ayetteki 'meâb', müttakilerin ahiretteki nihai ve güzel dönüş yerini, yani cenneti kasteder. (el-Müfredât, s. 83)"},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'meâb'ın 'dönüş yeri' ve 'sığınak' anlamlarını taşıdığını belirtir. 'Hüsn-i meâb', müttakiler için hazırlanmış olan güzel ve ebedi ikametgahı, yani cenneti ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["takva","zikir","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"هَـٰذَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَـٰذَا","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnî; mübteda konumunda merfû mahallen.","gloss":"bu"},{"position":2,"surface":"ذِكْرٌ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ذ-ك-ر","rootLatin":"dh-k-r","lemma":"ذِكْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olan 'هَـٰذَا'nın haberi olduğu için merfû.","gloss":"bir anma/hatırlatma"},{"position":3,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":3,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Müşebbehe bi'l-Fiil","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"İsim cümlesinin başına gelerek ismini nasb, haberini ref eder.","gloss":"muhakkak ki"},{"position":4,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için"},{"position":4,"surface":"الْمُتَّقِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"و-ق-ي","rootLatin":"w-q-y","lemma":"مُتَّقِي","form":"İfti'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr.","gloss":"sakınanlar"},{"position":5,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd (Lâmu'l-İbtidâ)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"elbette"},{"position":5,"surface":"حُسْنَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ح-س-ن","rootLatin":"h-s-n","lemma":"حُسْن","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin haberi mukaddem olduğu için mansûb.","gloss":"güzellik"},{"position":6,"surface":"مَـَٔابٍ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mekân/Masdar Mîmî","root":"ء-و-ب","rootLatin":"'-w-b","lemma":"مَآب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr.","gloss":"dönüş yeri/dönüş"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *38/49-50*
- **Sâd Sûresi** · *38/49-50*
- **Sâd Sûresi** · *38/49-50*
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *38/49-50*
- **Sâd Sûresi** · *38/49-50*
- **Sâd Sûresi** · *38/49-50*
- **Altı Peygamber - Hz.İsa (a.s) Ruhullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *38/49*
- **Altı Peygamber - Hz.İsa (a.s) Ruhullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *38/49*
- **Altı Peygamber - Hz.İsa (a.s) Ruhullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *38/49*
- **Altı Peygamber - Hz.İsa (a.s) Ruhullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *38/49*
