# Sâd Sûresi, 51. Âyet (38:51)

> مُتَّكِـِٔينَ فِيهَا يَدْعُونَ فِيهَا بِفَـٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ وَشَرَابٍ

*Mutteki-îne fîhâ yed'ûne fîhâ bifâkihetin keśîratin ve şerâb(in)*

**Meal (Diyanet):** Onlar orada koltuklara yaslanmış olarak pek çok meyveler ve içecekler isterler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/38/51

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, cennet ehlinin nimetler içindeki durumunu tasvir ederken, 'yaslanma', 'istemek' ve 'içecek' gibi temel kavramlar üzerinden cennet hayatının konforunu ve arzu edilenlerin kolayca elde edilişini vurgulamaktadır. Kelimelerin kök anlamları, bu tasvirin derinliğini ve semantik zenginliğini ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"مُتَّكِـِٔينَ","root":"و-ك-أ","rootLatin":"v-k-a","meaning":"Cennet ehlinin rahat ve huzurlu bir şekilde yaslanmış, dayanmış hallerini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"V-k-a kökünden türeyen 'itteke' fiili, bir şeye dayanmak, yaslanmak anlamına gelir. Ayetteki 'müttekiîn' kelimesi, cennet ehlinin tahtlar üzerine rahatça yaslanmış, huzur içinde oturan hallerini tasvir eder. Bu, dünyadaki yorgunluk ve meşakkatten uzak, tam bir dinlenme ve keyif halini simgeler."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"İttikâ', bir şeye dayanmak, ona güvenmek ve ondan destek almak demektir. Ayetteki kullanımı, cennet ehlinin kendilerine sunulan nimetler içinde tam bir emniyet ve rahatlık hissiyle, hiçbir endişe duymadan yaslandıklarını gösterir. Bu, aynı zamanda bir makam ve itibar göstergesidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'itteke' fiili ve türevleri, genellikle cennet tasvirlerinde, müminlerin elde ettikleri nihai huzur ve rahatlığı ifade etmek için kullanılır. Bu kelime, sadece fiziksel bir yaslanmayı değil, aynı zamanda ruhsal bir dinginliği ve tatmini de çağrıştırır. Cennet ehlinin bu hali, dünyadaki çabalarının karşılığı olarak sunulan bir ödülün sembolüdür."}]},{"word":"يَدْعُونَ","root":"د-ع-و","rootLatin":"d-a-v","meaning":"Cennet ehlinin arzu ettikleri meyve ve içecekleri talep etmeleri, istemeleri anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"D-a-v kökü, çağırmak, istemek, talep etmek anlamlarına gelir. Ayetteki 'yed'ûne' fiili, cennet ehlinin istedikleri şeyleri dile getirmeleri, talep etmeleri demektir. Bu, onların her türlü arzularının anında yerine getirileceği cennet ortamını vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Dua etmek, çağırmak ve istemek anlamında kullanılan 'yed'ûne' fiili, cennet bağlamında, cennet ehlinin hiçbir çaba sarf etmeden, sadece arzu etmeleriyle istediklerinin kendilerine sunulacağını ifade eder. Bu, cennetin kolaylık ve bolluk niteliğini pekiştirir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"D-a-v kökünün semantik alanı oldukça geniştir. Bu ayetteki 'yed'ûne' fiili, pasif bir bekleyişten ziyade, aktif bir talep ve arzu beyanını ifade eder. Cennet ehlinin bu talepleri, anında karşılık bulur; bu da cennetin 'isteklerin gerçekleştiği yer' olma özelliğini vurgular."}]},{"word":"فَـٰكِهَةٍ","root":"ف-ك-ه","rootLatin":"f-k-h","meaning":"Cennet ehlinin talep ettiği çeşitli ve bol miktardaki meyveleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"F-k-h kökü, meyve anlamına gelir. 'Fâkihe' kelimesi, genellikle yiyecek olarak tüketilen, hoş kokulu ve lezzetli meyveleri ifade eder. Cennet tasvirlerinde 'fâkihe'nin zikredilmesi, cennetin maddi nimetlerinin çeşitliliğini ve lezzetini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Fâkihe, ağaçlarda yetişen ve yenen her türlü ürünü kapsar. Ayetteki 'fâkihetin kesîratin' ifadesi, cennetteki meyvelerin sadece bol değil, aynı zamanda tür ve çeşitlilik açısından da zengin olduğunu gösterir. Bu, cennetin sınırsız ikramlarını simgeler."}]},{"word":"شَرَابٍ","root":"ش-ر-ب","rootLatin":"ş-r-b","meaning":"Cennet ehlinin talep ettiği çeşitli ve lezzetli içecekleri ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Ş-r-b kökü, içmek anlamına gelir. 'Şarâb' kelimesi ise içilen şey, içecek demektir. Ayetteki kullanımı, cennet ehlinin susuzluklarını gidermek ve keyif almak için çeşitli içecekler talep ettiklerini gösterir. Bu içecekler, dünyadakilerden farklı olarak, hiçbir olumsuz etki taşımayan, saf ve lezzetli içeceklerdir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Şarâb, içilen her şeyi kapsar. Cennet bağlamında zikredildiğinde, bu içeceklerin dünyadaki içeceklerin aksine, sarhoşluk vermeyen, aksine zevk ve ferahlık veren nitelikte olduğu anlaşılır. Ayetteki 'şarâb' kelimesi, cennetin sunduğu nimetlerin sadece yiyeceklerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda içeceklerle de zenginleştirildiğini belirtir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"مُتَّكِـِٔينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"و-ك-أ","rootLatin":"w-k-ʾ","lemma":"مُتَّكِئ","form":"İfti'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"yaslanmış olarak"},{"position":2,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":2,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"orada"},{"position":3,"surface":"يَدْعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"د-ع-و","rootLatin":"d-ʿ-w","lemma":"دَعَا","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"isterler"},{"position":4,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":4,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"orada"},{"position":5,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":5,"surface":"فَـٰكِهَةٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ف-ك-ه","rootLatin":"f-k-h","lemma":"فَاكِهَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"meyve"},{"position":6,"surface":"كَثِيرَةٍۢ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat","root":"ك-ث-ر","rootLatin":"k-th-r","lemma":"كَثِير","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"çok"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"شَرَابٍۢ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ش-ر-ب","rootLatin":"sh-r-b","lemma":"شَرَاب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mecrûr isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"içecek"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâd Sûresi** · *38/51-52*
- **Sâd Sûresi** · *38/51-52*
- **Sâd Sûresi** · *38/51-52*
- **Sâd Sûresi** · *38/51-52*
