# Sâd Sûresi, 52. Âyet (38:52)

> ۞ وَعِندَهُمْ قَـٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ أَتْرَابٌ

*Ve 'indehum kâsirâtu-ttarfi etrâb(un)*

**Meal (Diyanet):** Yanlarında gözlerini kendilerinden ayırmayan yaşıt eşler vardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/38/52

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, cennet ehlinin sahip olacağı nimetlerden bahsederken, özellikle eşlerinin niteliklerini vurgulamaktadır. 'Kâsırâtü't-tarf' ve 'etrâb' kavramları, bu eşlerin hem ahlaki güzelliklerini hem de fiziksel uyumlarını dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"قَـٰصِرَٰتُ","root":"ق ص ر","rootLatin":"k-s-r","meaning":"Gözlerini sadece eşlerine çevirmiş, başkasına bakmayan, iffetli kadınlar anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"K-s-r kökü, bir şeyi hapsetmek, sınırlamak ve kısa tutmak anlamlarına gelir. 'Kâsırâtü't-tarf' ifadesi, gözlerini eşlerinden başkasına çevirmeyen, bakışlarını sadece onlara hasretmiş kadınları ifade eder. Bu, onların iffetini ve eşlerine olan bağlılıklarını vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Kâsırâtü't-tarf, gözlerini eşlerine kısan, onlardan başkasına bakmayan kadınlardır. Bu ifade, mecazi olarak onların güzelliklerinin ve eşlerinin onlara olan düşkünlüklerinin bir sonucu olarak, başka erkeklere bakmaya ihtiyaç duymamalarını veya bakışlarını onlara yöneltmemelerini anlatır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"K-s-r, bir şeyi sınırlamak, engellemek demektir. 'Kâsırâtü't-tarf', bakışlarını eşlerinden başkasına yöneltmekten alıkoyan, gözlerini sadece onlara hasreden kadınlardır. Bu, onların ahlaki temizliğini ve eşlerine olan sadakatini gösterir."}]},{"word":"ٱلطَّرْفِ","root":"ط ر ف","rootLatin":"t-r-f","meaning":"Göz ve bakış anlamına gelir; burada kadınların bakışlarının yönünü ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Tarf, gözün kendisi veya gözün hareketidir. 'Kâsırâtü't-tarf' terkibinde, tarf kelimesi, kadınların bakışlarını ifade eder. Yani, bakışlarını kısan, sadece eşlerine yönelten kadınlardır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Tarf, gözün kapağı veya gözün kendisi anlamında kullanılır. Aynı zamanda bakış ve nazar anlamına da gelir. Ayetteki 'kâsırâtü't-tarf' ifadesinde, tarf kelimesi, kadınların bakışlarını, yani gözlerini eşlerinden başkasına çevirmemelerini anlatır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Tarf, bir şeyin ucu, kenarı ve göz anlamlarına gelir. Kur'an'da 'kâsırâtü't-tarf' terkibinde, tarf, gözün bakışı, nazarı demektir. Bu, kadınların bakışlarını sadece eşlerine hasretmelerini, başka erkeklere ilgi duymamalarını ifade eder."}]},{"word":"أَتْرَابٌ","root":"ت ر ب","rootLatin":"t-r-b","meaning":"Yaşıt, aynı yaşta ve denk anlamına gelir; cennet eşlerinin birbirine uyumlu ve eşit yaşta olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"T-r-b kökü, toprak anlamına gelir ve aynı zamanda yaşıt olmak, denk olmak anlamında da kullanılır. 'Etrâb', aynı yaşta olanlar demektir. Cennet ehli için kullanıldığında, eşlerin birbirine denk, uyumlu ve aynı yaşta olmalarını ifade eder ki bu da cennet nimetlerinin tamamlayıcısıdır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Etrâb, 'tirb' kelimesinin çoğuludur ve yaşıt, akran anlamına gelir. Ayetteki kullanımı, cennet kadınlarının eşleriyle aynı yaşta olmalarını, böylece aralarında yaş farkından kaynaklanan bir uyumsuzluğun bulunmamasını ifade eder. Bu, cennetin mükemmel uyumunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'etrâb' kavramı, sadece yaş eşitliğini değil, aynı zamanda sosyal ve ahlaki denklik ve uyumu da ima eder. Cennet bağlamında, bu, eşlerin birbirlerine her açıdan uygun ve hoşnut edici olmalarını vurgular, böylece cennet hayatının huzurunu pekiştirir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"عِندَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"ع-ن-د","rootLatin":"Ain-N-D","lemma":"عِندَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda'dan önce geldiği için haber makamında mansûb, muzâf","gloss":"yanında"},{"position":1,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":2,"surface":"قَـٰصِرَٰتُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ق-ص-ر","rootLatin":"Q-S-R","lemma":"قَاصِرَة","form":"Fâ'ile","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû, muzâf","gloss":"gözlerini dikenler"},{"position":3,"surface":"ٱلطَّرْفِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ط-ر-ف","rootLatin":"T-R-F","lemma":"طَرْف","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"bakış, göz"},{"position":4,"surface":"أَتْرَابٌ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ت-ر-ب","rootLatin":"T-R-B","lemma":"تِرْب","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"yaşıtlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâd Sûresi** · *38/51-52*
- **Sâd Sûresi** · *38/51-52*
- **Sâd Sûresi** · *38/51-52*
- **Sâd Sûresi** · *38/51-52*
