# Sâd Sûresi, 57. Âyet (38:57)

> هَـٰذَا فَلْيَذُوقُوهُ حَمِيمٌ وَغَسَّاقٌ

*Hâżâ felyeżûkûhu hamîmun ve ġassâk(un)*

**Meal (Diyanet):** İşte (azap), onu tatsınlar: Bir kaynar su ve bir irin.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/38/57

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, cehennem ehlinin tadacağı azabın niteliğini 'hamîm' ve 'ğassâk' kelimeleriyle tasvir etmektedir. Kelimelerin etimolojik kökenleri ve klasik tefsirlerdeki açıklamaları, bu azabın şiddetini ve iğrençliğini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"فَلْيَذُوقُوهُ","root":"ذ و ق","rootLatin":"z-v-k","meaning":"Cehennem ehlinin bu azabı tatmaları, acısını ve şiddetini hissetmeleri emredilmektedir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zevk' kelimesinin bir şeyi dil ile tatmak anlamına geldiğini belirtir. Ancak Kur'an'da bu kelime, bir şeyin sonucunu ve etkisini hissetmek, tecrübe etmek anlamında da kullanılır. Ayetteki 'felyezûkûhu' ifadesi, cehennem ehlinin 'hamîm' ve 'ğassâk'ın acı ve iğrenç etkisini bizzat deneyimleyeceklerini ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zevk' kavramının Kur'an'da sadece fiziksel tatma değil, aynı zamanda bir olayın veya durumun sonuçlarını yaşama, tecrübe etme anlamında kullanıldığını vurgular. Bu ayetteki kullanımı, cehennem azabının sadece bir bilgi değil, bizzat hissedilen, deneyimlenen bir gerçeklik olduğunu gösterir."}]},{"word":"حَمِيمٌ","root":"ح م م","rootLatin":"h-m-m","meaning":"Cehennem ehlinin içeceği son derece sıcak, kaynar suyu ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'hamîm' kelimesini 'şiddetli sıcak su' olarak açıklar. Cehennemde azap çekenlerin içeceği bu suyun, onların iç organlarını yakıp kavuracak derecede kaynar olduğunu belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'hamîm'in 'harareti son dereceye ulaşmış su' olduğunu ifade eder. Ayetteki kullanımı, bu suyun sadece sıcak değil, aynı zamanda yakıcı ve işkence verici bir niteliğe sahip olduğunu gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hamîm' kelimesinin 'şiddetli sıcaklık' kökünden geldiğini ve özellikle kaynar su için kullanıldığını belirtir. Kur'an'da cehennem ehlinin içeceği olarak zikredilmesi, bu suyun onlara azap veren bir niteliğe sahip olduğunu vurgular."}]},{"word":"وَغَسَّاقٌ","root":"غ س ق","rootLatin":"ğ-s-k","meaning":"Cehennem ehlinin içeceği, irin, kan ve yaralardan akan pis sıvıları ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ğassâk' kelimesini 'cehennem ehlinin yaralarından akan irin ve kan' olarak açıklar. Bu, azabın sadece sıcaklıkla sınırlı olmadığını, aynı zamanda iğrenç ve tiksindirici maddelerle de gerçekleştiğini gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ğassâk'ın 'cehennem ehlinin bedenlerinden akan irin, kan ve pis sular' olduğunu belirtir. Bu kelime, azabın fiziksel acısının yanı sıra, ruhsal bir tiksinti ve aşağılanma boyutunu da içerdiğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ğassâk'ın 'cehennem ehlinin yaralarından ve bedenlerinden akan soğuk ve pis su' olduğunu ifade eder. Bazı müfessirler 'ğassâk'ı soğuk ve dondurucu olarak yorumlarken, diğerleri irin ve pislik olarak açıklar. Ayetteki bağlam, bu sıvının iğrenç ve azap verici niteliğini öne çıkarır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cehennem","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"هَـٰذَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَـٰذَا","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnî; mübteda konumunda mahallen merfû.","gloss":"işte bu"},{"position":2,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"artık"},{"position":2,"surface":"لْ","pos":"harf","posDetail":"Emir Lâmı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-sınlar"},{"position":2,"surface":"يَذُوقُو","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ذ-و-ق","rootLatin":"dh-w-q","lemma":"ذَاقَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir lâmı ile meczûm.","gloss":"tatsınlar"},{"position":2,"surface":"هُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb.","gloss":"onu"},{"position":3,"surface":"حَمِيمٌ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-م-م","rootLatin":"h-m-m","lemma":"حَمِيم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû.","gloss":"kaynar su"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"غَسَّاقٌ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"غ-س-ق","rootLatin":"gh-s-q","lemma":"غَسَّاق","form":"Fa''âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki isme atfedildiği için merfû.","gloss":"irin"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâd Sûresi** · *38/57-58*
- **Sâd Sûresi** · *38/57-58*
- **Sâd Sûresi** · *38/57-58*
- **Sâd Sûresi** · *38/57-58*
